Destelere dön

🎧 A Street Librarian's Quest to Bring Books to Everyone | Storybook Maze | TED

Bir kütüphanecinin, kitap çöllerinde yaşayan çocuklara kitapları ulaştırmak için sokaklara inerek başlattığı ilham verici hareketi anlatıyor. Geleneksel kütüphanelerin dışına çıkarak kitap otomatları, köşe başı hikaye saatleri ve ücretsiz kitapçılarla okuma erişimini artırıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#eğitim #kütüphane #okuma #ted #ted talks #toplum
Son güncelleme: 2026-06-14
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

book desert

kitap çölü
+ kitaba erişimin kısıtlı olduğu bölge

"A book desert is an area or a community with limited access to books and reading materials."

Kitap çölü, kitaplara ve okuma materyallerine sınırlı erişimi olan bir alan veya topluluktur.

👍 0 👎 0

street librarian

sokak kütüphanecisi

"I quit my job and took to the streets, becoming a radical street librarian."

İşimi bıraktım ve sokaklara çıkarak radikal bir sokak kütüphanecisi oldum.

👍 0 👎 0

literacy

okuryazarlık
+ okuma yazma bilme

"We know communities with high illiteracy rates are often plagued with poverty."

Yüksek okuryazarlık oranına sahip toplulukların genellikle yoksullukla boğuştuğunu biliyoruz.

👍 0 👎 0

barrier

engel
+ bariyer

"Barriers like requirement of identification, proof of address, fines and fees can become substantial obstacles."

Kimlik, adres kanıtı, para cezaları ve ücretler gibi engeller büyük engeller haline gelebilir.

👍 0 👎 0

curate

küratörlük yapmak
+ seçmek, düzenlemek, seçki hazırlamak

"I utilize my expertise as a librarian to curate collections that reflect the kids reading them."

Kütüphaneci uzmanlığımı kullanarak onları okuyan çocukları yansıtan koleksiyonlar hazırlıyorum.

👍 0 👎 0

stoop

ön basamak
+ giriş merdiveni, ev önü basamağı

"It all started on a stoop, one of those summer days in Baltimore."

Her şey Baltimore'da o yaz günlerinden birinde bir ön basamakta başladı.

👍 0 👎 0

pop up

aniden ortaya çıkmak
+ belirmek, çıkagelmek

"Other little heads started popping up on the other side of the book."

Kitabın diğer tarafında küçük kafalar belirmeye başladı.

👍 0 👎 0

book vending machine

kitap otomatı
+ kitap satış makinesi

"I install free, public book vending machines."

Ücretsiz, halka açık kitap otomatları kuruyorum.

👍 0 👎 0

anti-literacy laws

okuryazarlık karşıtı yasalar
+ okuma yazma karşıtı yasalar

"There's also historical barriers, such as anti-literacy laws and library segregation policies."

Ayrıca okuryazarlık karşıtı yasalar ve kütüphane ayrımcılığı politikaları gibi tarihsel engeller de var.

👍 0 👎 0

hesitancy

tereddüt
+ isteksizlik, çekingenlik

"A hesitancy to visit libraries still exists to this day."

Kütüphaneleri ziyaret etme konusunda bir tereddüt bugün hala devam ediyor.

👍 0 👎 0

by any means necessary

ne gerekiyorsa yaparak
+ her ne pahasına olursa olsun, gerekli her yolu kullanarak

"I deeply believe in books by any means necessary."

Kitaplara her ne pahasına olursa olsun inanıyorum.

👍 0 👎 0

Pack Horse Library

Yük Atı Kütüphanesi
+ Pack Horse Kütüphanesi

"The Pack Horse Library was created to deliver books to residents living in geographically isolated areas."

Yük Atı Kütüphanesi, coğrafi olarak izole bölgelerde yaşayanlara kitap ulaştırmak için oluşturuldu.

👍 0 👎 0

succumb to

yenik düşmek
+ dayanamamak, boyun eğmek

"Sometimes conditions were so harsh that a mule would succumb to the weather."

Bazen koşullar o kadar zorluydu ki bir katır havaya yenik düşerdi.

👍 0 👎 0

scrapbook

karalama defteri
+ anı defteri, kes yapıştır defteri

"One of the most popular items was a scrapbook from the most popular titles."

En popüler öğelerden biri, en popüler başlıklardan oluşan bir karalama defteriydi.

👍 0 👎 0

meet them where they are

onlara bulundukları yerde ulaşmak
+ onları oldukları gibi kabul etmek

"We must meet them where they are and guide them along that journey."

Onlara bulundukları yerde ulaşmalı ve bu yolculukta onlara rehberlik etmeliyiz.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele