Destelere dön

How to find the person who can help you get ahead at work | Carla Harris

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 5 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#iş ingilizcesi #kariyer #liyakat #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 5 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 1–3 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

5 kart

What is the main difference between a mentor and a sponsor according to Carla Harris?

Sponsor
+ kapalı kapılar ardında sizin için lobi yapar ve kendi kredisini harcar, mentor ise sadece tavsiye verir.

"A mentor's job is to give you tailored advice... This person is spending their valuable political and social capital on you... this is a sponsor."

Mentorun işi size özel tavsiyeler vermektir... Bu kişi sizin için değerli politik ve sosyal sermayesini harcıyor... işte bu bir sponsordur.

👍 0 👎 0

What did Carla Harris realize at the roundtable meeting?

Performans değerlendirme sürecinin tamamen meritokratik olmadığını
+ insan faktörü nedeniyle öznel olduğunu fark etti.

"You cannot have a 100 percent meritocratic environment when there is a human element involved in the evaluative equation, because by definition, that makes it subjective."

Değerlendirme denkleminde insan unsuru olduğunda yüzde yüz meritokratik bir ortama sahip olamazsınız, çünkü bu tanımı gereği onu öznel kılar.

👍 0 👎 0

What are the three characteristics a sponsor should have?

Karar masasında bir sandalye
+ çalışmalarınıza maruz kalma (güvenilirlik) ve güç (juice).

"Number one, they need to have a seat at the decision-making table, they need to have exposure to your work in order to have credibility behind closed doors, and they need to have some juice, or let me say it differently, they'd better have some power."

Birincisi, karar masasında bir sandalyeye sahip olmalılar, kapalı kapılar ardında güvenilir olmak için çalışmalarınıza maruz kalmalılar ve biraz 'juice' yani güç sahibi olmalılar.

👍 0 👎 0

What does 'pound the table' mean in the context of this talk?

Birinin lehine güçlü bir şekilde savunma yapmak
+ lobi yapmak.

"This person who is going to pound the table on your behalf, this is a sponsor."

Sizin için masaya yumruğunu vuracak olan bu kişi, işte bu bir sponsordur.

👍 0 👎 0

According to Harris, what should you do if you don't have a sponsor?

Bir sponsordan isteyebilirsiniz
+ ancak önce ilişki kredisi biriktirmelisiniz.

"Remember that you can exercise your power and ask for one. But here's where the other currency is now most important. That is the relationship currency."

Gücünüzü kullanarak bir tane isteyebileceğinizi unutmayın. Ama işte burada diğer kredi daha önemli hale geliyor. O da ilişki kredisidir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele