Destelere dön

🎧 Michael Jordan's Story || Learn English Through Story 🔥 || Graded Reader || Listening Practice ✅

Michael Jordan'ın lisede takımdan kesilmesinden NBA şampiyonluğuna uzanan ilham verici hikayesi. Başarısızlıklara rağmen azim, sıkı çalışma ve pes etmeyen zihniyetle nasıl efsane olduğunu anlatıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 25 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #hikaye anlatımı
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 25 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

25 kart

dynasty

hanedan
+ egemenlik dönemi, başarılı dönem

"Together they would go on to build an incredible dynasty."

Birlikte inanılmaz bir hanedan kuracaklardı.

👍 0 👎 0

to trust the process

sürece güvenmek
+ işleyişe inanmak

"Stay focused, work hard, and trust the process."

Odaklanın, sıkı çalışın ve sürece güvenin.

👍 0 👎 0

resilience

dayanıklılık
+ direnç, yılmazlık

"Michael Jordan's story is the ultimate lesson in resilience."

Michael Jordan'ın hikayesi dayanıklılık konusunda nihai bir derstir.

👍 0 👎 0

setback

aksilik
+ engel, gerileme

"We all face setbacks, struggles, and doubts."

Hepimiz aksilikler, mücadeleler ve şüphelerle karşılaşırız.

👍 0 👎 0

to strive for excellence

mükemmellik için çabalamak
+ en iyisi olmaya çalışmak

"He is a living example of what it means to strive for excellence."

O, mükemmellik için çabalamanın ne demek olduğunun yaşayan bir örneğidir.

👍 0 👎 0

to lift others up

başkalarını yükseltmek
+ desteklemek, yardım etmek

"Success is about lifting others up along the way."

Başarı, yol boyunca başkalarını yükseltmekle ilgilidir.

👍 0 👎 0

to go all in

tümünü ortaya koymak
+ sonuna kadar gitmek, tamamen yatırım yapmak

"Nike decided to go all in on the Air Jordan shoes."

Nike, Air Jordan ayakkabılarına tamamen yatırım yapmaya karar verdi.

👍 0 👎 0

to take a chance

şansını denemek
+ risk almak, gözü karalamak

"Nike took a chance on Michael Jordan."

Nike, Michael Jordan için şansını denedi.

👍 0 👎 0

rebellion

isyan
+ başkaldırı, asi ruh

"The shoes became a symbol of rebellion and individuality."

Ayakkabılar isyanın ve bireyselliğin sembolü haline geldi.

👍 0 👎 0

to turn something into a marketing opportunity

bir şeyi pazarlama fırsatına dönüştürmek
+ reklam fırsatı yaratmak

"They turned the NBA ban into a marketing opportunity."

NBA yasağını bir pazarlama fırsatına dönüştürdüler.

👍 0 👎 0

to be synonymous with

ile özdeşleşmek
+ ile eş anlamlı olmak

"Michael Jordan's name is still synonymous with success."

Michael Jordan'ın adı hala başarı ile özdeşleşmiştir.

👍 0 👎 0

clutch moments

kritik anlar
+ baskı anları, son anlar

"His ability to perform under pressure in clutch moments was unmatched."

Baskı altında kritik anlarda performans gösterme yeteneği eşsizdi.

👍 0 👎 0

to step away

uzaklaşmak
+ ara vermek, bırakmak

"He decided to step away from basketball to grieve."

Yas tutmak için basketboldan uzaklaşmaya karar verdi.

👍 0 👎 0

perseverance

azim
+ sebat, kararlılık

"His story is a powerful example of hard work, dedication, and perseverance."

Onun hikayesi sıkı çalışma, özveri ve azmin güçlü bir örneğidir.

👍 0 👎 0

back-to-back

üst üste
+ ardı ardına, peş peşe

"He won back-to-back scoring titles in 1987 and 1988."

1987 ve 1988'de üst üste sayı krallığı kazandı.

👍 0 👎 0

to push someone

birini zorlamak
+ motive etmek, teşvik etmek

"He pushed his teammates to work harder."

Takım arkadaşlarını daha sıkı çalışmaları için zorladı.

👍 0 👎 0

contagious

bulaşıcı
+ yayılan

"His confidence was contagious."

Özgüveni bulaşıcıydı.

👍 0 👎 0

to make an impact

etki yaratmak
+ iz bırakmak

"In his first season Michael made an immediate impact."

İlk sezonunda Michael hemen etki yarattı.

👍 0 👎 0

to prove someone wrong

birini haksız çıkarmak
+ yanıldığını göstermek

"He was determined to prove them wrong."

Onları haksız çıkarmaya kararlıydı.

👍 0 👎 0

household name

herkesin tanıdığı isim
+ ünlü

"Michael Jordan was quickly becoming a household name."

Michael Jordan hızla herkesin tanıdığı bir isim haline geliyordu.

👍 0 👎 0

game-winning shot

maçı kazandıran şut
+ son saniye şutu

"He hit the game-winning shot in the NCAA championship game."

NCAA şampiyonluk maçında maçı kazandıran şutu attı.

👍 0 👎 0

stepping stone

basamak
+ adım taşı, merdiven basamağı

"Failure was just a stepping stone to greater success."

Başarısızlık, daha büyük başarıya giden bir basamaktı.

👍 0 👎 0

obsessed

takıntılı
+ saplantılı, kafaya takmış

"He became obsessed with basketball."

Basketbola takıntılı hale geldi.

👍 0 👎 0

devastated

yıkılmış
+ perişan, çok üzgün

"Michael went home that night devastated."

Michael o gece yıkılmış bir halde eve gitti.

👍 0 👎 0

to be cut from the team

takımdan çıkarılmak
+ takımdan atılmak

"During his sophomore year he was cut from the team."

İkinci sınıftayken takımdan çıkarıldı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele