Destelere dön

Orta — YDS Akademik Fiiller: Araştırma ve Analiz

Bilimsel çalışmalarda, veri analizinde ve durum tespitlerinde kullanılan akademik anahtar fiiller.

Orta 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #research #sinav #yds #yokdil
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

Carry out

yürütmek
+ yapmak, gerçekleştirmek

"The laboratory will carry out a series of tests on the new material."

Laboratuvar, yeni malzeme üzerinde bir dizi test yürütecek.

👍 0 👎 0

Eliminate

ortadan kaldırmak
+ elemek

"The main goal of the campaign is to eliminate plastic waste from oceans."

Kampanyanın temel amacı, plastik atıkları okyanuslardan ortadan kaldırmaktır.

👍 0 👎 0

Deal with

ilgilenmek
+ ele almak, çözmek

"The new manager has to deal with customer complaints immediately."

Yeni müdür, müşteri şikayetleriyle derhal ilgilenmek zorunda.

👍 0 👎 0

Compensate for

telafi etmek
+ karşılamak

"The firm offered a high salary to compensate for the difficult working hours."

Firma, zor çalışma saatlerini telafi etmek için yüksek bir maaş teklif etti.

👍 0 👎 0

Contribute to

katkıda bulunmak
+ sebep olmak

"Regular exercise can contribute to better cardiovascular health."

Düzenli egzersiz, daha iyi bir kalp sağlığına katkıda bulunabilir.

👍 0 👎 0

Evoke

ortaya çıkarmak
+ anımsatmak, uyandırmak

"The old photographs can evoke deep childhood memories for many people."

Eski fotoğraflar birçok insan için derin çocukluk anılarını ortaya çıkarabilir.

👍 0 👎 0

Coin

terim ortaya atmak
+ uydurmak

"The expert was the first person to coin the term 'social media fatigue'."

Uzman, 'sosyal medya yorgunluğu' terimini ortaya atan ilk kişiydi.

👍 0 👎 0

Harness

faydalanmak
+ koşumlamak, kontrol altına alıp kullanmak

"We should harness wind energy to produce clean electricity for towns."

Kasabalar için temiz elektrik üretmek amacıyla rüzgar enerjisinden faydalanmalıyız.

👍 0 👎 0

Put forward

öne sürmek
+ önermek

"Professor Green decided to put forward a new hypothesis about climate change."

Profesör Green, iklim değişikliği hakkında yeni bir varsayım öne sürmeye karar verdi.

👍 0 👎 0

Draw upon

faydalanmak
+ yararlanmak

"In his book, the author will draw upon his extensive travel experience."

Yazar kitabında, kapsamlı seyahat deneyiminden faydalanacak.

👍 0 👎 0

Ascertain

belirlemek
+ tespit etmek, kesinleştirmek

"The police are trying to ascertain the location of the stolen files."

Polis çalınan dosyaların yerini belirlemeye çalışıyor.

👍 0 👎 0

Figure out

çözmek
+ anlamak, hesaplamak

"Scientists are trying to figure out how the brain stores memories."

Bilim insanları beynin anıları nasıl sakladığını çözmeye çalışıyor.

👍 0 👎 0

Go over

gözden geçirmek
+ incelemek

"Let's go over the survey results one more time before the presentation."

Sunumdan önce anket sonuçlarını bir kez daha gözden geçirelim.

👍 0 👎 0

Look into

araştırmak
+ incelemek

"A special committee was appointed to look into the modern energy crisis."

Modern enerji krizini araştırmak üzere özel bir komite atandı.

👍 0 👎 0

Retain

korumak
+ elinde tutmak, muhafaza etmek

"The human body needs water to retain a stable temperature."

İnsan vücudu, dengeli bir sıcaklığı korumak için suya ihtiyaç duyar.

👍 0 👎 0

Retrieve

geri almak
+ erişmek, kurtarmak

"The IT team managed to retrieve the lost database records quickly."

BT ekibi, kaybolan veritabanı kayıtlarını hızla geri almayı başardı.

👍 0 👎 0

Encompass

kapsamak
+ içermek, çevrelemek

"The study will encompass data from five different European countries."

Çalışma, beş farklı Avrupa ülkesinden gelen verileri kapsayacak.

👍 0 👎 0

Distort

çarpıtmak
+ bozmak

"Do not distort historical facts just to support your personal opinion."

Sırf kişisel görüşünüzü desteklemek için tarihi gerçekleri çarpıtmayın.

👍 0 👎 0

Disclose

açığa çıkarmak
+ ifşa etmek, açıklamak

"The company will disclose its financial report at the end of the week."

Şirket, hafta sonunda finansal raporunu açığa çıkaracak.

👍 0 👎 0

Derive from

türetmek
+ -den kaynaklanmak, elde etmek

"Many modern medicines derive from ancient plant varieties."

Birçok modern ilaç, antik bitki türlerinden türetilmektedir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.