Destelere dön

🎧 Technology hasn't changed love. Here's why | Helen Fisher

Teknoloji, aşkın temel doğasını değiştirmez; beynimizdeki aşk, cinsellik ve bağlanma sistemleri milyonlarca yıl önce evrimleşmiştir. Flört yöntemleri değişse de, eş seçimimiz ve romantik bağ kurma biçimimiz hâlâ ilkel beyin devrelerimiz tarafından yönetilir. Modern çağın getirdiği en büyük değişiklik, insanların evlenmeden önce partnerlerini daha iyi tanımak için "yavaş aşk" olarak adlandırılan daha temkinli bir kur yapma sürecine girmesidir.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#aşk #biyoloji #ilişkiler #ted #ted talks #toplum
Son güncelleme: 2026-06-15
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

to settle down

yerleşmek
+ düzenli bir hayat kurmak, evlenip yerleşmek

"They are settling down eventually with a long-term partner."

Sonunda uzun süreli bir partnerle yerleşiyorlar.

👍 0 👎 0

temperament

mizaç
+ huy

"There's two basic parts of personality: your culture and your temperament."

Kişiliğin iki temel parçası vardır: kültürünüz ve mizacınız.

👍 0 👎 0

hunting and gathering groups

avcı-toplayıcı gruplar

"For millions of years, we lived in little hunting and gathering groups."

Milyonlarca yıl boyunca küçük avcı-toplayıcı gruplar halinde yaşadık.

👍 0 👎 0

to swipe left or right

sola veya sağa kaydırmak

"They're not going to change if you swipe left or right on Tinder."

Tinder'da sola veya sağa kaydırmanızla değişmeyecekler.

👍 0 👎 0

attachment

bağlanma
+ bağlılık

"Feelings of deep cosmic attachment to a long-term partner."

Uzun süreli bir partnere derin kozmik bağlanma duyguları.

👍 0 👎 0

romantic love

romantik aşk

"Feelings of intense romantic love."

Yoğun romantik aşk duyguları.

👍 0 👎 0

sex drive

cinsel dürtü
+ libido

"We've evolved three distinctly different brain systems for mating and reproduction: sex drive, feelings of intense romantic love and feelings of deep cosmic attachment."

Çiftleşme ve üreme için üç farklı beyin sistemi geliştirdik: cinsel dürtü, yoğun romantik aşk duyguları ve derin kozmik bağlanma duyguları.

👍 0 👎 0

adultery

zina
+ aldatma

"I've looked at adultery in 42 cultures."

42 kültürde zinayı inceledim.

👍 0 👎 0

egalitarian

eşitlikçi

"We are moving forward towards egalitarian relationships between the sexes."

Cinsiyetler arasında eşitlikçi ilişkilere doğru ilerliyoruz.

👍 0 👎 0

double-income family

çift gelirli aile

"The double-income family was the rule."

Çift gelirli aile kuraldı.

👍 0 👎 0

pair-bonding

çift bağı kurma
+ eş bağı, çiftleşme bağı

"We are a pair-bonding species."

Biz çift bağı kuran bir türüz.

👍 0 👎 0

friends with benefits

arkadaşlık artı (cinsel birliktelik)
+ faydalı arkadaş

"50 percent have had a friends with benefits during the course of their lives."

Yüzde 50'si hayatları boyunca arkadaşlık artı ilişkisi yaşamıştır.

👍 0 👎 0

one-night stand

tek gecelik ilişki

"Over 50 percent of people have had a one-night stand."

İnsanların yüzde 50'sinden fazlası tek gecelik ilişki yaşamıştır.

👍 0 👎 0

paradox of choice

seçim paradoksu
+ seçenek paradoksu

"Technology is producing one modern trend that I find particularly important. It's associated with the concept of paradox of choice."

Teknoloji, özellikle önemli bulduğum bir modern eğilim üretiyor. Seçim paradoksu kavramıyla ilişkili.

👍 0 👎 0

to tie the knot

nikah masasına oturmak
+ evlenmek

"Where marriage used to be the beginning of a relationship, now it's the finale."

Eskiden evlilik bir ilişkinin başlangıcıyken, şimdi finali.

👍 0 👎 0

precommitment stage

bağlanma öncesi aşama
+ ön taahhüt aşaması

"What we're seeing is a real expansion of the precommitment stage before you tie the knot."

Gördüğümüz şey, nikah masasına oturmadan önce bağlanma öncesi aşamanın gerçek anlamda genişlemesi.

👍 0 👎 0

slow love

yavaş aşk

"I think we're ushering in a new form of courtship that I call 'slow love.'"

Bence 'yavaş aşk' dediğim yeni bir flört biçimini başlatıyoruz.

👍 0 👎 0

cognitive overload

bilişsel aşırı yük
+ zihinsel aşırı yüklenme

"After that, you get into what academics call 'cognitive overload,' and you don't choose any."

Bundan sonra, akademisyenlerin 'bilişsel aşırı yük' dediği duruma girersiniz ve hiçbirini seçmezsiniz.

👍 0 👎 0

to court

kur yapmak
+ flört etmek

"Technology is changing the way we court."

Teknoloji kur yapma şeklimizi değiştiriyor.

👍 0 👎 0

polygyny

çok eşlilik (bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi)
+ polijini

"Eighty-six percent of human societies permit a man to have several wives: polygyny."

İnsan toplumlarının yüzde seksen altısı bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesine izin verir: polijini.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele