lifeline
"This one is your lifeline."
Bu senin hayat çizgin.
Bridget, bir falcıdan uzun boylu, esmer ve yakışıklı bir yabancıyla tanışacağını öğrenir. Cadılar Bayramı partisine hazırlanan arkadaşlar, fal ve kehanetlerle eğlenirken, Nick'in horoskopundaki "3 sayısı" uyarısı gerçekleşmeye başlar. Karanlıkta oynanan bir oyun, herkesi tedirgin eder.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"This one is your lifeline."
Bu senin hayat çizgin.
"I cannot get this knife into the pumpkin."
Bu bıçağı balkabağına sokamıyorum.
"You don't believe all that rubbish, do you?"
Bütün bu saçmalıklara inanmıyorsun, değil mi?
"Spooky."
Ürkütücü.
"Let's get the ouija board out."
Ruh çağırma tahtasını çıkaralım.
"It must be the storm. A power cut."
Fırtına olmalı. Elektrik kesintisi.
"I've lost my marbles."
Marbles'ı kaybettim.
"And this one is your punch line."
Ve bu da senin can alıcı noktan.
"This one is your love line."
Bu senin aşk çizgin.
"I've just been to see Rosemary, my fortune teller."
Az önce falcım Rosemary'e gittim.
"You scared of the dark? No."
Karanlıktan korkuyor musun? Hayır.
"Trick or treat? Treat. There you are."
Şeker mi şaka mı? Şeker. İşte.
"Hector told us a stupid ghost story."
Hector bize aptal bir hayalet hikayesi anlattı.
"Let me look into my crystal ball."
Kristal küreme bakayım.
"Beware of black hair and the number three."
Siyah saçlara ve üç sayısına dikkat et.
"I'm going to meet a tall, dark, handsome stranger."
Uzun boylu, esmer, yakışıklı bir yabancıyla tanışacağım.
"You must be psychic."
Medyum olmalısın.
"Read my horoscope for today."
Bugünkü burç yorumumu oku.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle