Destelere dön

🎧 Stres ve Zihinsel Yük Üzerine B2 Kelime Kartları

Bu destede, stres ve zihinsel yük kavramlarıyla ilgili İngilizce kelime ve ifadeleri Türkçe anlamlarıyla öğreneceksiniz.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 18 kart 🌍 Herkese Açık Deste
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 18 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

18 kart

burned out

tükenmiş
+ bitkin

"You're numb, empty, burned out, depressed."

Uyuşmuş, boş, tükenmiş, depresifsin.

👍 0 👎 0

replay

tekrar oynatmak
+ zihinde tekrarlamak, yeniden canlandırmak

"Still replaying it in your mind, still feeling the shame."

Hâlâ zihninde tekrar oynatıyorsun, hâlâ utancı hissediyorsun.

👍 0 👎 0

let sink in

sindirmek
+ iyice anlaşılmasını sağlamak, yerleşmesine izin vermek

"She pauses, lets that sink in."

Duraklar, bunun sindirilmesine izin verir.

👍 0 👎 0

grit your teeth

dişini sıkmak
+ tahammül etmek

"You grit your teeth. You endure."

Dişini sıkarsın. Dayanırsın.

👍 0 👎 0

process

işlemek
+ süreçten geçirmek, işleme koymak

"Cry, rant, process, whatever you need."

Ağla, söylen, işle, ne gerekiyorsa yap.

👍 0 👎 0

schedule

programlamak
+ planlamak, zaman ayırmak

"Set a worry time. Schedule it."

Bir endişe zamanı belirleyin. Programlayın.

👍 0 👎 0

anticipate

beklemek
+ öngörmek, tahmin etmek

"Failures you anticipate, rejections you expect."

Öngördüğün başarısızlıklar, beklediğin reddedilmeler.

👍 0 👎 0

burden

yük
+ külfet

"Their opinions aren't your burden to carry."

Onların fikirleri senin taşıman gereken bir yük değil.

👍 0 👎 0

internalize

içselleştirmek
+ benimsemek

"You carry these words. You replay them. You internalize them."

Bu sözleri taşıyorsun. Onları tekrar oynatıyorsun. İçselleştiriyorsun.

👍 0 👎 0

hold

tutmak
+ elde tutmak

"If I hold it for an hour, my arm will begin to ache."

Bir saat tutarsam, kolum ağrımaya başlar.

👍 0 👎 0

trap

tuzak
+ kapan

"That's not the solution. That's the trap."

Bu çözüm değil. Bu tuzak.

👍 0 👎 0

endurance

dayanıklılık
+ tahammül

"I need better endurance. I need tougher arms."

Daha iyi dayanıklılığa ihtiyacım var. Daha güçlü kollara ihtiyacım var.

👍 0 👎 0

resentment

kızgınlık
+ gücenme, içerleme

"Maybe it's resentment towards someone who hurt you."

Belki de sana zarar veren birine karşı duyduğun kızgınlıktır.

👍 0 👎 0

carry

taşımak
+ üstlenmek

"You're still carrying it, still feeling the sting."

Hâlâ taşıyorsun, hâlâ acısını hissediyorsun.

👍 0 👎 0

numb

uyuşmuş
+ hissiz, duyarsız

"My arm will go numb. Paralyzed."

Kolum uyuşacak. Felç olacak.

👍 0 👎 0

ache

ağrımak
+ sızlamak, sancımak

"My arm will begin to ache, a dull pain growing stronger."

Kolum ağrımaya başlayacak, hafif bir sızı giderek güçlenecek.

👍 0 👎 0

weight

ağırlık
+ yük

"The absolute weight doesn't matter; what matters is how long I hold it."

Mutlak ağırlık önemli değil; önemli olan onu ne kadar süre tuttuğum.

👍 0 👎 0

put down

bırakmak
+ yere koymak, indirmek

"You have to put the glass down."

Bardağı bırakmalısın.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele