Destelere dön

🎧 Don’t Quit, Do It For Yourself | Learn English Podcast for English Speaking Practice (A2-B1)

Bu videoda, hedef belirledikten sonra motivasyonun düştüğü ve ilerlemenin görünmez olduğu "sıkıcı orta" aşamada pes etmenin yaygın bir hata olduğu anlatılıyor. Asıl sorunun tembellik değil, görünmeyen ilerlemeye güvenmemek olduğu vurgulanıyor. Hedefleri küçültmek ve gerçek nedeninize dönmek gibi pratik ipuçlarıyla bu aşamayı aşmanın mümkün olduğu açıklanıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 12 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#azim #dil öğrenme #hedef belirleme #motivasyon
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 12 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

12 kart

endurance

dayanıklılık
+ sebat, tahammül

"Learning a language doesn't require talent, it requires endurance."

Bir dil öğrenmek yetenek değil, dayanıklılık gerektirir.

👍 0 👎 0

invisible progress

görünmez ilerleme
+ gözle görülmeyen gelişim

"She felt stuck after 3 weeks, but actually she was making invisible progress."

3 hafta sonra sıkışmış hissetti, ama aslında görünmez ilerleme kaydediyordu.

👍 0 👎 0

misread

yanlış yorumlamak
+ yanlış anlamak

"Don't misread discomfort. It's often a sign that you're growing."

Rahatsızlığı yanlış yorumlama. Genellikle büyüdüğünün işaretidir.

👍 0 👎 0

on the verge of

eşiğinde
+ neredeyse, çok yakın

"Sometimes when things feel most uncomfortable, you're actually on the verge of a breakthrough."

Bazen işler en rahatsız hissettirdiğinde, aslında bir atılımın eşiğindesindir.

👍 0 👎 0

unpredictable

tahmin edilemez
+ öngörülemez

"Growth is unpredictable. It doesn't look the same for everyone."

Büyüme tahmin edilemez. Herkes için aynı görünmez.

👍 0 👎 0

stubbornness

inatçılık
+ direngenlik

"The people who actually make it there usually just have a mix of two things, patience and a little bit of stubbornness."

Oraya gerçekten ulaşan insanlar genellikle iki şeyin karışımına sahiptir: sabır ve biraz inatçılık.

👍 0 👎 0

messy middle

dağınık orta kısım
+ karmaşık orta aşama

"They don't quit at the finish line, they give up right here in the messy middle."

Bitiş çizgisinde değil, tam burada, dağınık orta kısımda pes ederler.

👍 0 👎 0

break the streak

seriyi bozmak
+ ardı ardına yapmayı kesmek

"How many people quit not because something went terribly wrong, but just because they missed one day and broke the streak?"

Kaç kişi korkunç bir şey olduğu için değil, sadece bir gün kaçırıp seriyi bozduğu için pes ediyor?

👍 0 👎 0

comparison

karşılaştırma
+ kıyaslama

"If you compare your behind-the-scenes struggle to someone else's highlight, you will feel behind for no good reason."

Kendi perde arkası mücadeleni başkasının öne çıkan anlarıyla karşılaştırırsan, hiçbir iyi sebep yokken geride hissedersin.

👍 0 👎 0

imperfect consistency

kusurlu tutarlılık
+ mükemmel olmayan düzenlilik

"Allow imperfect consistency. Showing up imperfectly still counts."

Kusurlu tutarlılığa izin ver. Kusurlu bir şekilde ortaya çıkmak yine de sayılır.

👍 0 👎 0

quiet quitting

sessizce pes etme
+ sessiz vazgeçiş

"We're talking about the quiet quitting, the 'I'll just do it tomorrow' that slowly turns into never."

Sessizce pes etmeden bahsediyoruz, yavaşça asla'ya dönüşen 'yarın yaparım'dan.

👍 0 👎 0

stage three

üçüncü aşama
+ son aşama

"Stage three is becoming yourself — the version that stayed when there was no proof."

Üçüncü aşama kendin olmaktır — hiçbir kanıt yokken kalan versiyon.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.