Destelere dön

Uzaktan Çalışma Kelime Kartları - B1

Uzaktan çalışma ile ilgili İngilizce kelimeler ve Türkçe anlamları. İş İngilizcesi ve güncel konular için uygundur.

B1 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 30 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#iş ingilizcesi #kelime hazinesi #uzaktan çalışma
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 30 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

30 kart

communication

iletişim
+ haberleşme

"Good communication is key to successful remote work."

İyi iletişim, başarılı uzaktan çalışmanın anahtarıdır.

👍 0 👎 0

shared office

paylaşımlı ofis
+ ortak ofis

"A shared office can foster a sense of community."

Paylaşımlı bir ofis, topluluk duygusunu geliştirebilir.

👍 0 👎 0

struggle

zorlanmak
+ mücadele etmek

"Some employees struggle with self-discipline at home."

Bazı çalışanlar evde öz disiplin konusunda zorlanır.

👍 0 👎 0

opportunities

fırsatlar
+ imkanlar

"Remote work provides opportunities for a better work-life balance."

Uzaktan çalışma, daha iyi bir iş-yaşam dengesi için fırsatlar sunar.

👍 0 👎 0

negatively affect

olumsuz etkilemek
+ kötü etkilemek

"Poor management can negatively affect remote teams."

Kötü yönetim, uzaktan ekipleri olumsuz etkileyebilir.

👍 0 👎 0

weaken

zayıflatmak
+ güçsüzleştirmek

"Lack of interaction can weaken team bonds."

Etkileşim eksikliği ekip bağlarını zayıflatabilir.

👍 0 👎 0

argue

iddia etmek
+ savunmak, tartışmak

"Some argue that remote work reduces productivity."

Bazıları uzaktan çalışmanın üretkenliği azalttığını iddia ediyor.

👍 0 👎 0

supporters

destekçiler
+ savunucular

"Supporters of remote work highlight its many benefits."

Uzaktan çalışmanın destekçileri, birçok faydasını vurgular.

👍 0 👎 0

office environment

ofis ortamı
+ çalışma ortamı

"A shared office environment encourages spontaneous discussions."

Paylaşılan bir ofis ortamı, kendiliğinden tartışmaları teşvik eder.

👍 0 👎 0

isolation

izolasyon
+ yalnızlık, soyutlanma

"Isolation is a common challenge for remote workers."

İzolasyon, uzaktan çalışanlar için yaygın bir zorluktur.

👍 0 👎 0

motivated

motive olmuş
+ güdülenmiş

"Some employees feel less motivated when working alone."

Bazı çalışanlar yalnız çalışırken daha az motive olmuş hisseder.

👍 0 👎 0

collaboration

iş birliği
+ ortak çalışma

"Effective collaboration requires good communication tools."

Etkili iş birliği, iyi iletişim araçları gerektirir.

👍 0 👎 0

misunderstanding

yanlış anlama
+ anlaşmazlık

"Misunderstandings can happen more easily in remote teams."

Uzaktan ekiplerde yanlış anlamalar daha kolay olabilir.

👍 0 👎 0

trust

güven
+ itimat

"Trust between managers and employees is essential."

Yöneticiler ve çalışanlar arasında güven esastır.

👍 0 👎 0

creativity

yaratıcılık
+ yaratıcı düşünce

"Collaboration often sparks creativity in teams."

İş birliği genellikle ekiplerde yaratıcılığı tetikler.

👍 0 👎 0

remote work

uzaktan çalışma
+ evden çalışma, uzaktan iş

"Remote work has become more common in recent years."

Uzaktan çalışma son yıllarda daha yaygın hale geldi.

👍 0 👎 0

face-to-face

yüz yüze
+ birebir

"Face-to-face meetings build trust among colleagues."

Yüz yüze toplantılar meslektaşlar arasında güven oluşturur.

👍 0 👎 0

competitive

rekabetçi
+ rekabet edebilir

"Companies need to be competitive in the global market."

Şirketlerin küresel pazarda rekabetçi olması gerekir.

👍 0 👎 0

efficient

verimli
+ etkili

"Remote teams can be very efficient if managed well."

Uzaktan ekipler iyi yönetilirse çok verimli olabilir.

👍 0 👎 0

talented

yetenekli
+ becerikli

"Talented employees often prefer flexible work options."

Yetenekli çalışanlar genellikle esnek çalışma seçeneklerini tercih eder.

👍 0 👎 0

attract

çekmek
+ cezbetmek

"Remote work helps companies attract talented people."

Uzaktan çalışma, şirketlerin yetenekli insanları çekmesine yardımcı olur.

👍 0 👎 0

flexibility

esneklik
+ esnek çalışma

"Flexibility is one of the main benefits of remote work."

Esneklik, uzaktan çalışmanın ana faydalarından biridir.

👍 0 👎 0

distractions

dikkat dağıtıcı şeyler
+ dikkat dağıtan unsurlar

"Home offices can have fewer distractions than open-plan offices."

Ev ofisleri, açık ofislere göre daha az dikkat dağıtıcı unsura sahip olabilir.

👍 0 👎 0

beneficial

faydalı
+ yararlı

"Remote work is beneficial for many employees."

Uzaktan çalışma birçok çalışan için faydalıdır.

👍 0 👎 0

company culture

şirket kültürü
+ kurum kültürü

"A strong company culture is important for success."

Güçlü bir şirket kültürü başarı için önemlidir.

👍 0 👎 0

teamwork

takım çalışması
+ ekip çalışması

"Remote work can make teamwork more challenging."

Uzaktan çalışma takım çalışmasını daha zor hale getirebilir.

👍 0 👎 0

employee satisfaction

çalışan memnuniyeti
+ iş tatmini

"Flexible hours improve employee satisfaction."

Esnek saatler çalışan memnuniyetini artırır.

👍 0 👎 0

operating costs

işletme maliyetleri
+ faaliyet giderleri

"Companies can reduce operating costs with remote work."

Şirketler uzaktan çalışma ile işletme maliyetlerini azaltabilir.

👍 0 👎 0

productivity

üretkenlik
+ verimlilik

"Remote work can increase employee productivity."

Uzaktan çalışma çalışan üretkenliğini artırabilir.

👍 0 👎 0

commute

işe gidip gelme
+ günlük yolculuk, ulaşım

"Many people spend hours commuting to the office."

Birçok insan ofise gidip gelmek için saatler harcar.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.