Destelere dön

🎧 10 Japanese Self-Care That Actually Works | Daily English Conversations for English Speaking (A2-B1)

Bu videoda, Japon kültüründen ilham alan ve gerçekten işe yarayan 10 pratik öz bakım yöntemi tanıtılıyor. Sabah havalandırmasından bilinçli temizliğe, kasıtlı boşluk yaratmaktan olumlu iç konuşmaya kadar her alışkanlık, stresi azaltmak ve zihinsel berraklık kazanmak için basit ama etkili bir sistem sunuyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #japon kültürü #kişisel gelişim
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

soji

bilinçli temizlik (Japonca)
+ mindful temizlik

"Soji is mindful cleaning for 5 to 15 minutes a day."

Soji, günde 5-15 dakika yapılan bilinçli temizliktir.

👍 0 👎 0

moving meditation

hareketli meditasyon

"I like to call it the moving meditation effect: your hands are busy while your brain chills out."

Ben buna hareketli meditasyon etkisi diyorum: elleriniz meşgulken beyniniz dinlenir.

👍 0 👎 0

default mode network

varsayılan mod ağı (beyin ağı)

"The default mode network only turns on when you're not busy."

Varsayılan mod ağı yalnızca meşgul olmadığınızda devreye girer.

👍 0 👎 0

self-talk

iç ses
+ kendi kendine konuşma, iç konuşma

"Your brain is always rewiring itself based on what you repeat in your self-talk."

Beyniniz, iç konuşmanızda tekrarladıklarınıza göre kendini sürekli yeniden yapılandırır.

👍 0 👎 0

wabi-sabi

kusurlu ve geçici olanın güzelliği (Japonca)
+ mükemmel olmayanı kabul etme

"Wabi-sabi is a mindset of accepting things that are imperfect, incomplete, or simply enough."

Wabi-sabi, kusurlu, eksik veya sadece yeterli olan şeyleri kabul etme zihniyetidir.

👍 0 👎 0

shosa

yavaş ve bilinçli hareket (Japonca)
+ nazik hareket

"Shosa means doing your everyday movements in the most calm, gentle way."

Shosa, günlük hareketlerinizi en sakin ve nazik şekilde yapmaktır.

👍 0 👎 0

omoyari

sessiz özen
+ incelik (Japonca), başkalarını düşünme

"Omoyari means caring for others in a silent way, almost without a word."

Omoyari, neredeyse hiç söze gerek kalmadan başkalarına sessizce özen göstermektir.

👍 0 👎 0

kotodama

kelimelerin ruhu (Japonca)
+ sözün gücü

"Kotodama is the idea that words have their own spirit or power to shape your reality."

Kotodama, kelimelerin gerçekliğinizi şekillendiren kendi ruhu veya gücü olduğu fikridir.

👍 0 👎 0

ichigo ichie

bu an bir kez yaşanır (Japonca)
+ anın değerini bilmek

"Ichigo ichie means be fully present because this moment will never happen again."

Ichigo ichie, bu anın bir daha yaşanmayacağı için tamamen anda olmak demektir.

👍 0 👎 0

ma

bilinçli boşluk
+ ara (Japonca), boş alan

"Ma means creating empty space on purpose."

Ma, bilinçli olarak boş alan yaratmak demektir.

👍 0 👎 0

self-care

kişisel bakım
+ öz bakım, kendine iyi bakma

"Japanese self-care is not about chasing a feeling, it's a system."

Japon kişisel bakımı bir duygunun peşinde koşmak değil, bir sistemdir.

👍 0 👎 0

danshari

dağınıklıktan arınma sanatı (Japonca)
+ gereksizlerden kurtulma

"Danshari is the Japanese art of letting go: remove what's unnecessary."

Danshari, gereksiz olanı çıkarıp kalanı düzenleme Japon sanatıdır.

👍 0 👎 0

radio taiso

radyo jimnastiği (Japonca)

"Radio taiso is only 3 minutes long with music."

Radio taiso sadece 3 dakikalık, müzikli bir egzersizdir.

👍 0 👎 0

kuki no kokan

hava değişimi (Japonca)
+ hava değiştirme

"Kuki no kokan means air exchange: open your windows wide every morning."

Kuki no kokan hava değişimi demektir: her sabah pencereleri sonuna kadar açın.

👍 0 👎 0

vagus nerve

vagus siniri

"When you move slowly, you're activating your vagus nerve."

Yavaş hareket ettiğinizde vagus sinirinizi harekete geçirirsiniz.

👍 0 👎 0

rumination

aşırı düşünme
+ zihinsel takıntı, kafa yorma, tekrarlayan düşünceler

"Rumination is like a broken record of worries in your head."

Aşırı düşünme, kafanızdaki endişelerin bozuk bir plak gibi tekrarlanmasıdır.

👍 0 👎 0

decision fatigue

karar yorgunluğu

"A messy desk can lead to decision fatigue before you even start working."

Dağınık bir masa, işe başlamadan önce karar yorgunluğuna yol açabilir.

👍 0 👎 0

regulation practice

düzenleme pratiği
+ dengeleyici alışkanlık, düzenleyici uygulama

"Opening the window every morning is a regulation practice."

Her sabah pencereyi açmak bir düzenleme pratiğidir.

👍 0 👎 0

baseline fatigue

temel yorgunluk
+ sürekli yorgunluk hali, arka plan yorgunluğu

"When my baseline fatigue is high, even small tasks feel hard."

Temel yorgunluğum yüksek olduğunda küçük işler bile zor gelir.

👍 0 👎 0

circadian rhythm

sirkadiyen ritim
+ biyolojik saat, vücut saati

"Morning light and fresh air reset your circadian rhythm."

Sabah ışığı ve temiz hava sirkadiyen ritminizi sıfırlar.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.