Destelere dön

🎧 How to not Waste Your Weekend? | Learn English Speaking Practice Podcast | Beginner | A1- A2

Bu videoda, hafta sonlarını İngilizce olarak nasıl anlatacağınızı öğreniyorsunuz. Geçmiş zaman kullanarak dinlenme, sosyal aktiviteler ve aile zamanı gibi konularda pratik yapabilirsiniz.

A2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 17 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#boş zaman #gramer #günlük konuşma #kelime
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 17 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

17 kart

productive activities

üretken aktiviteler
+ verimli etkinlikler

"Productive activities are things you do to make yourself better."

Üretken aktiviteler kendini geliştirmek için yaptığın şeylerdir.

👍 0 👎 0

And what about you?

Peki ya sen?
+ Senin ne yaptın?

"I went hiking. And what about you?"

Doğa yürüyüşüne gittim. Peki ya sen?

👍 0 👎 0

It was fun but tiring.

Eğlenceliydi ama yorucuydu.

"It was fun but tiring."

Eğlenceliydi ama yorucuydu.

👍 0 👎 0

What did you do last weekend?

Geçen hafta sonu ne yaptın?

"What did you do last weekend?"

Geçen hafta sonu ne yaptın?

👍 0 👎 0

How was your weekend?

Hafta sonun nasıldı?
+ Hafta sonun nasıl geçti?

"How was your weekend?"

Hafta sonun nasıldı?

👍 0 👎 0

prepare for the new week

yeni haftaya hazırlanmak
+ haftaya hazırlık yapmak

"In the evening I prepared for the new week."

Akşam yeni haftaya hazırlandım.

👍 0 👎 0

yoga class

yoga dersi
+ yoga sınıfı

"I joined a yoga class at the park."

Parkta bir yoga dersine katıldım.

👍 0 👎 0

take a nap

kestirmek
+ şekerleme yapmak

"I took a short nap on Sunday afternoon."

Pazar öğleden sonra kısa bir kestirme yaptım.

👍 0 👎 0

brunch

kahvaltı-öğle yemeği karışımı
+ geç kahvaltı

"On Sunday morning I had brunch with a friend."

Pazar sabahı bir arkadaşımla brunch yaptım.

👍 0 👎 0

weekend

hafta sonu
+ haftasonu

"The weekend gives us time to rest."

Hafta sonu bize dinlenmek için zaman verir.

👍 0 👎 0

family time

aile zamanı
+ aileyle geçirilen zaman

"Time with family gives warm feelings."

Aileyle geçirilen zaman sıcak duygular verir.

👍 0 👎 0

social activities

sosyal aktiviteler
+ sosyal etkinlikler

"On weekends, many people do social activities like meeting friends."

Hafta sonları birçok insan arkadaşlarıyla buluşmak gibi sosyal aktiviteler yapar.

👍 0 👎 0

self-care

kendine bakım
+ öz bakım

"Self-care means taking care of yourself, like putting on a face mask."

Kendine bakım, yüz maskesi yapmak gibi kendinle ilgilenmek demektir.

👍 0 👎 0

dinner date

akşam yemeği randevusu
+ yemek randevusu

"In the evening, I went on a dinner date at a restaurant."

Akşam bir restoranda yemek randevusuna gittim.

👍 0 👎 0

go hiking

doğa yürüyüşüne gitmek
+ yürüyüşe çıkmak

"On Saturday, I went hiking with my friends."

Cumartesi günü arkadaşlarımla doğa yürüyüşüne gittim.

👍 0 👎 0

relaxing

rahatlatıcı
+ dinlendirici

"My weekend was pretty quiet and relaxing."

Hafta sonum oldukça sessiz ve rahatlatıcıydı.

👍 0 👎 0

me time

kendine zaman ayırma
+ kişisel zaman

"Me time means the time you give to yourself."

Kendine zaman ayırma, kendine verdiğin zamandır.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele