Destelere dön

🎧 Don’t Waste Your Time, Do It Before It’s Too Late | Slow English Podcast for Beginners (A1-A2)

Peter, sekiz yaşında bir çocuk, büyükbabasının sözlerini anlamaz: "İyi şeyler için çok beklemeyin, zaman hızlı geçer." Bir gün büyükbabasının ilacını alması gerekirken arkadaşlarıyla oynamaya gider ve geri döndüğünde çok geç kaldığını anlar. Bu hikaye, ertelemeyi bırakıp sevdiklerimiz için önemli şeyleri hemen yapmamız gerektiğini hatırlatır.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#erteleme #hayat dersi #hikaye
Son güncelleme: 2026-07-25
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

procrastination

erteleme
+ ertelemecilik

"Procrastination means waiting to do something instead of doing it now."

Erteleme, bir şeyi şimdi yapmak yerine beklemek anlamına gelir.

👍 0 👎 0

waste time

zaman harcamak
+ zaman kaybetmek

"Don't waste your time; do it now."

Zamanını harcama; şimdi yap.

👍 0 👎 0

too late

çok geç
+ geç kalmış

"He was too late; the shop was closed."

Çok geç kalmıştı; dükkan kapalıydı.

👍 0 👎 0

later

sonra
+ daha sonra

"I'll do it later."

Onu sonra yaparım.

👍 0 👎 0

right away

hemen
+ derhal

"If I went right away, I could have helped."

Hemen gitseydim, yardım edebilirdim.

👍 0 👎 0

take a risk

risk almak

"Every time we wait, we take a risk."

Her beklediğimizde risk alırız.

👍 0 👎 0

blame

suçlamak
+ suç

"It's not about blame; it's about doing the right thing."

Bu suçlamakla ilgili değil; doğru olanı yapmakla ilgili.

👍 0 👎 0

escape

kaçmak
+ kaçış

"Are you just escaping this?"

Sadece bundan mı kaçıyorsun?

👍 0 👎 0

choice

seçim
+ tercih

"Every choice, even small ones, affects others."

Her seçim, küçük olanlar bile, başkalarını etkiler.

👍 0 👎 0

matter

önemli olmak
+ anlam ifade etmek

"Do what matters most."

En önemli olanı yap.

👍 0 👎 0

promise

söz vermek
+ vaat etmek

"Tomorrow is not promised."

Yarın söz verilmiş değil.

👍 0 👎 0

learn from

ders almak
+ öğrenmek

"We can only learn from our mistakes."

Hatalarımızdan ancak ders alabiliriz.

👍 0 👎 0

hug

sarılmak
+ kucaklamak

"Go hug your parents."

Git anne babana sarıl.

👍 0 👎 0

say sorry

özür dilemek

"Say sorry to your sister."

Kız kardeşinden özür dile.

👍 0 👎 0

say thank you

teşekkür etmek

"Say thank you to someone."

Birine teşekkür et.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele