vast
"The world felt vast."
Dünya uçsuz bucaksız görünüyordu.
Bir karıncanın, kendinden çok daha büyük bir buğday tanesini tek başına küçük adımlarla itmeye başlaması ve diğer karıncaların da katılmasıyla zorlu bir işin nasıl başarıldığını anlatan ilham verici bir hikaye.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"The world felt vast."
Dünya uçsuz bucaksız görünüyordu.
"A grain of wheat lay there silently."
Bir buğday tanesi sessizce orada duruyordu.
"She stared at it."
Ona bakakaldı.
"A small voice inside whispered."
İçinden küçük bir ses fısıldadı.
"But she stepped closer anyway."
Ama yine de yaklaştı.
"She pushed again."
Tekrar itti.
"She pulled with all her strength."
Bütün gücüyle çekti.
"Quitting felt easy."
Pes etmek kolay görünüyordu.
"But then something shifted."
Ama sonra bir şey değişti.
"She planted her feet."
Ayaklarını yere sağlam bastı.
"Her legs trembled."
Bacakları titriyordu.
"Her body ached."
Vücudu ağrıyordu.
"Without a word, he stepped in."
Hiçbir şey söylemeden yardıma koştu.
"Then another joined and another."
Sonra bir başkası katıldı ve bir başkası daha.
"Small steps change everything."
Küçük adımlar her şeyi değiştirir.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle