Destelere dön

🎧 Why Getting Off is Harder Than Staying On | B2-C1 English Listening Podcast

Bu podcast, hayatta yanlış yolda olduğumuzu bilsek bile devam etme eğilimimizi ve "batık maliyet yanılgısı"nı ele alıyor. Doğru yönü bulmak için cesaretle trenden inmek, hata yapmayı kabul etmek ve otantik bir hayat yaşamak üzerine düşündürücü bir içerik sunuyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #kelime #motivasyon
Son güncelleme: 2026-08-21
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

find your bearings

yönünü bulmak
+ durumu kavramak, kendini toparlamak

"After getting off the wrong train, he needed time to find his bearings."

Yanlış trenden indikten sonra yönünü bulması için zamana ihtiyacı vardı.

👍 0 👎 0

courage

cesaret
+ yiğitlik

"Real courage is feeling the fear and acting anyway."

Gerçek cesaret, korkuyu hissetmek ve yine de harekete geçmektir.

👍 0 👎 0

living a lie

bir yalanı yaşamak
+ sahte bir hayat sürmek, yalan içinde yaşamak

"He was tired of living a lie and finally told the truth."

Bir yalanı yaşamaktan yoruldu ve sonunda gerçeği söyledi.

👍 0 👎 0

the right moment

doğru an
+ uygun zaman

"The right moment will never arrive; you have to create it."

Doğru an asla gelmez; onu siz yaratmalısınız.

👍 0 👎 0

going through the motions

mekanik olarak yapmak
+ göstermelik yapmak

"He was just going through the motions in his marriage."

Evliliğinde sadece mekanik olarak hareket ediyordu.

👍 0 👎 0

settle (for something)

yetinmek
+ razı olmak, kanaat etmek

"Don't settle for a job that doesn't fulfill you."

Sizi tatmin etmeyen bir işle yetinmeyin.

👍 0 👎 0

emergency break

acil fren

"The emergency break is there for when you need to stop immediately."

Acil fren, hemen durmanız gerektiğinde oradadır.

👍 0 👎 0

heart drops

içi cız etmek
+ yüreği ağzına gelmek, kalbi küt küt atmak

"When I realized I was on the wrong train, my heart dropped."

Yanlış trende olduğumu fark ettiğimde yüreğim ağzıma geldi.

👍 0 👎 0

the space between trains

trenler arasındaki boşluk (bekleme dönemi)
+ geçiş dönemi

"The space between trains is uncomfortable but necessary for growth."

Trenler arasındaki boşluk rahatsız edicidir ama büyüme için gereklidir.

👍 0 👎 0

better late than never

geç olsun güç olmasın
+ hiç yapmamaktan iyidir

"She started learning English at 50, but better late than never."

50 yaşında İngilizce öğrenmeye başladı ama geç olsun güç olmasın.

👍 0 👎 0

sunk cost fallacy

batık maliyet yanılgısı
+ batık maliyet safsatası

"The sunk cost fallacy makes it hard to quit something you've invested a lot in."

Batık maliyet yanılgısı, çok şey yatırdığınız bir şeyden vazgeçmeyi zorlaştırır.

👍 0 👎 0

go back to the drawing board

başa dönmek
+ yeniden başlamak, sıfırdan başlamak

"Our plan didn't work, so we went back to the drawing board."

Planımız işe yaramadı, bu yüzden başa dönüp yeniden başladık.

👍 0 👎 0

turn over a new leaf

yeni bir sayfa açmak
+ değişmek, temiz bir sayfa açmak

"After years of bad habits, she turned over a new leaf and started exercising."

Yıllarca süren kötü alışkanlıklardan sonra yeni bir sayfa açıp egzersiz yapmaya başladı.

👍 0 👎 0

cut your losses

zararı durdurmak
+ daha fazla kaybetmemek, zararı kesmek

"When the project failed, we decided to cut our losses and move on."

Proje başarısız olunca zararı durdurup yolumuza devam etmeye karar verdik.

👍 0 👎 0

psychological cost

psikolojik maliyet

"The psychological cost of living a lie can be enormous."

Bir yalanı yaşamanın psikolojik maliyeti çok büyük olabilir.

👍 0 👎 0

opportunity cost

fırsat maliyeti

"Every minute you stay on the wrong train costs you in opportunity cost."

Yanlış trende kaldığınız her dakika size fırsat maliyeti olarak geri döner.

👍 0 👎 0

authentic

otantik
+ gerçek, samimi, içten, doğal

"People are drawn to authentic individuals who are true to themselves."

İnsanlar kendine karşı dürüst olan samimi bireylere çekilir.

👍 0 👎 0

save face

itibarını kurtarmak
+ yüzünü kurtarmak, prestijini korumak

"He stayed in the relationship just to save face, even though he was unhappy."

Mutsuz olmasına rağmen sırf itibarını kurtarmak için ilişkide kaldı.

👍 0 👎 0

go through the motions

mekanik olarak yapmak
+ isteksizce yapmak, göstermelik yapmak, ruhsuzca yapmak

"He's been going through the motions at work for years, but his heart isn't in it."

Yıllardır işte mekanik olarak çalışıyor ama gönlü işte değil.

👍 0 👎 0

pull the emergency brake

acil freni çekmek
+ acil durdurma yapmak, aniden durdurmak

"I realized I was in the wrong career so I pulled the emergency brake and quit."

Yanlış kariyerde olduğumu fark ettim, bu yüzden acil freni çekip işi bıraktım.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele