Destelere dön

🎧 The Comfort Zone Paradox | B2 English Listening Practice

Bu video, konfor alanının aslında bizi korumadığını, aksine zamanla küçülterek hayatımızı daralttığını anlatıyor. Ölüm döşeğindeki insanların en büyük pişmanlığının "denemedikleri şeyler" olduğu gerçeğinden yola çıkarak, İngilizce öğrenirken hata yapma korkusunu yenmenin ve cesur adımlar atmanın önemini vurguluyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#cesaret #kişisel gelişim #motivasyon
Son güncelleme: 2026-08-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

to compound

bileşik etki yaratmak
+ katlanarak artmak

"These small acts of courage compound; each one expands your comfort zone a little more."

Bu küçük cesaret eylemleri bileşik etki yaratır; her biri konfor alanını biraz daha genişletir.

👍 0 👎 0

to choose growth over safety

güvenlik yerine büyümeyi seçmek
+ gelişimi güvenliğe tercih etmek

"It is about choosing growth over safety, courage over comfort, life over regret."

Bu, güvenlik yerine büyümeyi, rahatlık yerine cesareti, pişmanlık yerine hayatı seçmekle ilgilidir.

👍 0 👎 0

to wake up one day braver

bir gün daha cesur uyanmak

"Tomorrow you will wake up one day older. The question is, will you also wake up one day braver?"

Yarın bir gün daha yaşlı uyanacaksın. Soru şu: bir gün daha cesur da uyanacak mısın?

👍 0 👎 0

to live fully

dolu dolu yaşamak
+ hayatı dolu dolu yaşamak

"The difference between people who live fully and people who live with regret is not talent."

Dolu dolu yaşayanlarla pişmanlıkla yaşayanlar arasındaki fark yetenek değildir.

👍 0 👎 0

to step outside one's comfort zone

konfor alanının dışına çıkmak
+ rahat alanından çıkmak

"Every time you step outside your comfort zone, even a tiny step, that zone expands."

Konfor alanının dışına her adım attığında, o alan genişler.

👍 0 👎 0

to stay silent

sessiz kalmak
+ susmak

"Every time you stay silent in that online meeting, you are living that regret in small doses."

O çevrimiçi toplantıda her sessiz kaldığında, o pişmanlığı küçük dozlarda yaşıyorsun.

👍 0 👎 0

to take a chance

şansını denemek
+ risk almak

"All those chances you never took because you were afraid."

Korktuğun için hiç denemediğin tüm o şanslar.

👍 0 👎 0

to live a life true to oneself

kendine dürüst bir hayat yaşamak
+ kendi doğrularına göre yaşamak

"The number one regret was not living a life true to oneself."

En büyük pişmanlık, kendine dürüst bir hayat yaşamamaktı.

👍 0 👎 0

to carve through solid rock

sert kayayı oymak
+ sert kayayı delmek

"Drops of water consistently falling can carve through solid rock."

Sürekli düşen su damlaları sert kayayı oyabilir.

👍 0 👎 0

momentum

ivme
+ momentum

"Every small act of courage creates momentum that carries you forward."

Her küçük cesaret eylemi, seni ileriye taşıyan bir ivme yaratır.

👍 0 👎 0

comfort zone

konfor alanı
+ rahat bölge

"Your comfort zone is not your friend; it shrinks every day you stay inside."

Konfor alanın arkadaşın değil; her gün içinde kaldıkça küçülür.

👍 0 👎 0

better an oops than a what if

bir 'ah' bir 'keşke'den iyidir
+ deneyip başarısız olmak, hiç denememekten iyidir

"I was scared to give that presentation in English, but I thought 'better an oops than a what if', so I did it anyway."

İngilizce sunum yapmaktan korkuyordum ama 'bir ah bir keşkeden iyidir' diye düşündüm ve yine de yaptım.

👍 0 👎 0

imperfect action

kusurlu eylem
+ mükemmel olmayan hareket

"The difference between people who live fully and those with regret is the willingness to take imperfect action."

Dolu dolu yaşayanlarla pişmanlık yaşayanlar arasındaki fark, kusurlu eylemde bulunma isteğidir.

👍 0 👎 0

panic zone

panik alanı

"In the panic zone, things feel impossible and overwhelming."

Panik alanında her şey imkansız ve bunaltıcı gelir.

👍 0 👎 0

learning zone

öğrenme bölgesi
+ gelişim bölgesi

"Between your comfort zone and your panic zone, there is a magical space called the learning zone."

Konfor alanınla panik alanın arasında öğrenme bölgesi denen büyülü bir alan var.

👍 0 👎 0

to expand

genişlemek
+ büyümek

"Every time you step outside your comfort zone, that zone expands."

Konfor alanının dışına her adım attığında, o alan genişler.

👍 0 👎 0

to shrink

küçülmek
+ büzüşmek

"Comfort zones have a dark secret: they shrink."

Konfor alanlarının karanlık bir sırrı var: küçülürler.

👍 0 👎 0

paradox

paradoks
+ çelişki

"Scientists call this the comfort zone paradox: the more we try to stay safe, the less safe we become."

Bilim insanları buna konfor alanı paradoksu diyor: ne kadar güvende kalmaya çalışırsak, o kadar az güvende oluruz.

👍 0 👎 0

courage

cesaret
+ yiğitlik

"I wish I had the courage to live a life true to myself."

Keşke kendime dürüst bir hayat yaşama cesaretim olsaydı.

👍 0 👎 0

regret

pişmanlık
+ pişman olmak

"The number one regret was not about money; it was about not living a life true to oneself."

En büyük pişmanlık para ile ilgili değildi; kendine dürüst bir hayat yaşamamaktı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele