comfort food
"Round two is comfort."
İkinci tur rahatlatıcı yemek.
Bir anne, ailesinin yemeklerini beğenmemesi üzerine şef seviyesinde yemek yapmayı öğrenmeye çalışır. Yarışma sonunda en lezzetli yemeğin gösterişli tarifler değil, sevgiyle yapılan ev yemekleri olduğu anlaşılır.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Round two is comfort."
İkinci tur rahatlatıcı yemek.
"Us, together."
Biz, birlikte.
"Your food tastes like home."
Yemeğin ev tadında.
"I just need to cook like me."
Sadece kendim gibi yemek yapmalıyım.
"I owe you an apology, too."
Sana da bir özür borçluyum.
"Care is what they remember."
İnsanların hatırladığı şey özendir.
"Simple can still be strong."
Basit şeyler hâlâ güçlü olabilir.
"I want your pot roast."
Senin fırında etini istiyorum.
"This tastes like memory."
Bunun tadı anı gibi.
"That smells amazing."
Harika kokuyor.
"Dinner is ready. It smells really good."
Akşam yemeği hazır. Çok güzel kokuyor.
"Your food is made with love."
Yemeğin sevgiyle yapılmış.
"Too dry."
Çok kuru.
"We need a real judge."
Gerçek bir jüriye ihtiyacımız var.
"Emma did not just accept the challenge. She attacked it."
Emma meydan okumayı kabul etmekle kalmadı, ona saldırdı.
"Can you cook like those famous chefs online? Like, really fancy?"
Şu ünlü şefler gibi yemek yapabilir misin? Yani, gerçekten süslü?
"It is a little salty."
Biraz tuzlu.
"They look good."
Güzel görünüyorlar.
"Here we go, homemade meatballs."
İşte, ev yapımı köfteler.
"A good dinner can fix a whole day."
Güzel bir akşam yemeği tüm günü düzeltebilir.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle