hard work
"Hard work."
Sıkı çalışma.
Bir çocuk, babasına doğum günü hediyesi almak için para biriktirir, ancak hediye yolda zarar görür. Babası, hediyenin kusurlu olmasına rağmen içindeki sevgiyi fark eder ve onu mükemmel bulur.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Hard work."
Sıkı çalışma.
"Let's clean you up first."
Önce seni temizleyelim.
"I can feel your love in it."
İçinde sevgini hissedebiliyorum.
"It's the perfect fit."
Mükemmel bir uyum.
"We'll fix it together."
Birlikte tamir ederiz.
"I ruined it."
Mahvettim.
"Just one little push."
Sadece küçük bir itme.
"Stay there."
Orada kal.
"WATCH OUT!"
DİKKAT ET!
"Day by day, small things turned into a gift."
Gün geçtikçe küçük şeyler bir hediyeye dönüştü.
"Wake up, champ."
Uyan, şampiyon.
"Every bottle helps."
Her şişe yardım eder.
"I'll earn the rest."
Kalanını ben kazanırım.
"Your shoes are broken."
Ayakkabıların kırık.
"Do they always say stuff like that?"
Hep böyle şeyler mi söylüyorlar?
"They're the rude ones, not you."
Kaba olan onlar, sen değilsin.
"Your dad smells like garbage."
Baban çöp gibi kokuyor.
"Hey, look, it's the trash guy."
Hey, bak, çöpçü geldi.
"I'm glad you like it."
Beğendiğine memnun oldum.
"This is awesome!"
Bu harika!
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle