stretch
"Turn the gold dial to stretch the tight shoes."
Dar ayakkabıları germek için altın kadranı çevir.
Emma'nın sıkı ayakkabıları, Leo'nun sihirli aletiyle önce çok büyük, sonra çok ağır taş, ardından çok hafif balon olur. Sonunda mükemmel uyum sağlanır ve hikaye boyunca zıt anlamlı kelimeler (sıkı/gevşek, büyük/küçük, ağır/hafif) eğlenceli bir şekilde öğretilir.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Turn the gold dial to stretch the tight shoes."
Dar ayakkabıları germek için altın kadranı çevir.
"Please run safely and stay where I can see you."
Lütfen güvenli bir şekilde koş ve seni görebileceğim yerde kal.
"The shoes settled perfectly onto Emma's feet."
Ayakkabılar Emma'nın ayaklarına mükemmel bir şekilde oturdu.
"Turn the gold dial to stretch the tight shoes."
Dar ayakkabıları germek için altın kadranı çevir.
"They turned into solid gray stone."
Katı gri taşa dönüştüler.
"The red balloon shoes began to safely float up."
Kırmızı balon ayakkabılar güvenle yukarı süzülmeye başladı.
"Those shiny red shoes look very pretty on you."
O parlak kırmızı ayakkabılar üzerinde çok güzel görünüyor.
"Learning opposites is like a fun magic trick."
Zıt anlamlıları öğrenmek eğlenceli bir sihirbazlık numarası gibidir.
"Do they feel good on your feet now? They are very comfortable."
Şimdi ayaklarında iyi hissediyorlar mı? Çok rahatlar.
"They fit perfectly and are very comfortable."
Tam uyuyorlar ve çok rahatlar.
"These shoes are very tight."
Bu ayakkabılar çok dar.
"The rug is down below me."
Halı aşağıda, altımda.
"I am floating up into the air."
Havaya doğru yukarı süzülüyorum.
"Big loose shoes make you walk slow."
Büyük bol ayakkabılar seni yavaş yürütür.
"I can run fast in my new shoes."
Yeni ayakkabılarımla hızlı koşabilirim.
"Balloons are very light."
Balonlar çok hafiftir.
"Solid stone is a very heavy material."
Katı taş çok ağır bir malzemedir.
"They look a little too small for your feet."
Ayaklarına biraz fazla küçük görünüyorlar.
"The tiny shoes grew into giant big shoes."
Minik ayakkabılar kocaman büyük ayakkabılara dönüştü.
"The shoes are too loose for my feet."
Ayakkabılar ayaklarıma çok bol.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle