to originate
"The tradition originates from ancient rituals."
Gelenek eski ritüellerden kaynaklanır.
Bu podcast, İngilizceyi ileri seviyeye taşıyan C1 düzeyindeki temel fiilleri ve bu fiillerin bağlama göre nasıl anlam değiştirdiğini açıklıyor. Taahhüt, otorite, başlatma ve neden-sonuç ilişkisi kuran fiillerin incelikleri, profesyonel ve akademik kullanımlarıyla ele alınıyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"The tradition originates from ancient rituals."
Gelenek eski ritüellerden kaynaklanır.
"The government suppressed the protests."
Hükümet protestoları bastırdı.
"The company consolidated its departments to cut costs."
Şirket maliyetleri düşürmek için departmanlarını birleştirdi.
"The data corresponds to the official predictions."
Veriler resmi tahminlerle uyuşuyor.
"The festival coincides with the bank holiday weekend."
Festival, resmi tatil hafta sonuna denk geliyor.
"Her analytical skills complement his creative thinking."
Onun analitik becerileri, onun yaratıcı düşüncesini tamamlar.
"We need to coordinate our schedules for the meeting."
Toplantı için programlarımızı koordine etmeliyiz.
"These three elements constitute the core of the theory."
Bu üç unsur teorinin çekirdeğini oluşturur.
"Symptoms manifested after exposure."
Belirtiler maruziyetten sonra ortaya çıktı.
"Her confidence stems from years of experience."
Özgüveni yılların deneyiminden kaynaklanır.
"Consumers are opting for organic food to avoid pesticides."
Tüketiciler pestisitlerden kaçınmak için organik gıdayı tercih ediyor.
"Construction was halted by bad weather."
İnşaat kötü hava nedeniyle durduruldu.
"The warranty expires next month."
Garanti gelecek ay sona eriyor.
"You need to renew your passport before it expires."
Pasaportunuzun süresi dolmadan yenilemeniz gerekir.
"Classes will resume after the holidays."
Dersler tatilden sonra kaldığı yerden devam edecek.
"The CEO initiated a major restructuring."
CEO büyük bir yeniden yapılanma başlattı.
"Athletes aspire to Olympic medals."
Sporcular Olimpiyat madalyalarını hedefler.
"The judge proclaimed the verdict."
Hâkim kararı ilan etti.
"Donors pledged millions to the university."
Bağışçılar üniversiteye milyonlar bağışlayacaklarına söz verdiler.
"The company boasts a diverse workforce."
Şirket çeşitli bir iş gücüne sahip.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle