Destelere dön

🎧 30+ C1 Level Vocabulary on (Risks) || Advanced Vocabulary Listening Practice

Bu video, risk kavramını C1 seviyesinde ifade etmek için gerekli 30'dan fazla ileri düzey kelimeyi, anlam nüansları ve kullanım bağlamlarıyla birlikte ele alıyor. Peril, hazard, menace, reckless ve rash gibi terimler arasındaki ince farkları açıklayarak, risk analizi ve yüksek seviyeli iletişim için pratik bir dil araç seti sunuyor.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik ingilizce #iş ingilizcesi #kelime #risk
Son güncelleme: 2026-07-25
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

boldness

cesaret (stratejik)
+ yiğitlik, cüret

"A pharmaceutical company investing billions in a new treatment shows boldness."

Yeni bir tedaviye milyarlarca dolar yatırım yapan bir ilaç şirketi stratejik cesaret gösterir.

👍 0 👎 0

folly

akılsızlık
+ budalalık

"Madness is used almost like folly when judging an action."

Madness, bir eylemi değerlendirirken neredeyse akılsızlık gibi kullanılır.

👍 0 👎 0

refuge

sığınak
+ güvenli yer

"When facing serious danger, people seek refuge."

Ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığında insanlar sığınak arar.

👍 0 👎 0

to lock away

kilit altına almak
+ emniyete almak

"Organizations have to lock away confidential paper documents."

Kuruluşlar gizli evrak belgelerini kilit altına almak zorundadır.

👍 0 👎 0

to avert

önlemek (son anda)
+ bertaraf etmek

"Slamming on the brakes just in time averted a car crash."

Tam zamanında frene basmak bir araba kazasını önledi.

👍 0 👎 0

beware

dikkat etmek (kesin uyarı)
+ sakınmak

"Signs often say 'Beware of the dog' or 'Beware of falling rocks'."

Tabelalarda sıkça 'Köpekten sakının' veya 'Düşen kayalara dikkat edin' yazar.

👍 0 👎 0

to caution

uyarmak (bilgilendirici)
+ ikaz etmek

"A tour guide might caution hikers about slippery rocks ahead."

Bir tur rehberi yürüyüşçüleri ilerideki kaygan kayalar konusunda uyarabilir.

👍 0 👎 0

safeguard

güvence (yapısal)
+ koruma, güvenlik önlemi

"Fire escape stairs on a building are a safeguard."

Bir binadaki yangın merdivenleri yapısal bir güvencedir.

👍 0 👎 0

precaution

önlem (eylem)
+ tedbir

"Backing up your computer data daily is a precaution against ransomware."

Bilgisayar verilerinizi günlük yedeklemek, fidye yazılımına karşı bir önlemdir.

👍 0 👎 0

cowardice

korkaklık
+ cesaretsizlik

"Managers who refuse to admit a project is failing show cowardice."

Bir projenin başarısız olduğunu kabul etmeyi reddeden yöneticiler korkaklık gösterir.

👍 0 👎 0

peril

büyük tehlike
+ ciddi tehlike, felaket tehlikesi

"Explorers face the peril of uncharted jungles."

Kaşifler, haritası çıkarılmamış ormanların büyük tehlikesiyle karşı karşıyadır.

👍 0 👎 0

madness

çılgınlık (akılsızlık)
+ delilik, aptallık

"Betting your entire life savings on one unproven startup is sheer madness."

Tüm birikiminizi kanıtlanmamış bir girişime yatırmak tam bir çılgınlıktır.

👍 0 👎 0

daredevil

gözüpek (tehlikeyi seven kişi)
+ cesur, atılgan

"Stunt performers and base jumpers are daredevils who embrace voluntary peril."

Dublörler ve base jumper'lar, gönüllü olarak büyük tehlikeyi kucaklayan gözüpek kişilerdir.

👍 0 👎 0

rash

düşüncesizce (ani)
+ aceleci, düşünmeden yapılan

"Quitting your job in a huff after one bad meeting is a rash decision."

Kötü bir toplantıdan sonra öfkeyle işten ayrılmak düşüncesizce bir karardır.

👍 0 👎 0

reckless

pervasız
+ umursamaz, dikkatsiz

"A reckless driver ignores road conditions and speed limits."

Pervasız bir sürücü yol koşullarını ve hız limitlerini görmezden gelir.

👍 0 👎 0

notorious

kötü ünlü
+ şöhretli (kötü anlamda)

"A notorious gambler who keeps losing fortunes represents a known risk."

Sürekli servet kaybeden kötü ünlü bir kumarbaz, bilinen bir riski temsil eder.

👍 0 👎 0

death toll

ölü sayısı
+ can kaybı

"After a huge flood, initial reports focus on the rising death toll."

Büyük bir selden sonra ilk raporlar artan ölü sayısına odaklanır.

👍 0 👎 0

distress

acil yardım ihtiyacı
+ sıkıntı, tehlike hali

"When a pilot transmits a mayday signal, that's a formal distress call."

Bir pilot mayday sinyali gönderdiğinde, bu resmi bir acil yardım çağrısıdır.

👍 0 👎 0

menace

aktif tehdit
+ tehdit unsuru, tehlikeli varlık

"Persistent malware that actively probes a server is a cyber menace."

Bir sunucuyu aktif olarak tarayan kalıcı kötü amaçlı yazılım, bir siber tehdittir.

👍 0 👎 0

hazard

potansiyel tehlike kaynağı
+ tehlike, risk unsuru

"A drum of chemicals sitting in storage is a hazard."

Depoda duran bir kimyasal varili potansiyel bir tehlike kaynağıdır.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele