Destelere dön

🎧 The Extraordinary Life of Nikola Tesla and the War of Currents || Learn English Naturally ✅

Nikola Tesla'nın sıra dışı hayatı ve alternatif akımın (AC) dünyayı değiştiren mücadelesi anlatılıyor. Thomas Edison ile yaşadığı "Akım Savaşları", unutulmaya yüz tutan dehası ve bugün hâlâ hayatımızı aydınlatan icatları üzerine ilham verici bir hikâye.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 24 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#bilim #ilham verici #tarih
Son güncelleme: 2026-08-04
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 24 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

24 kart

improve

geliştirmek
+ iyileştirmek, ilerletmek

"He improved many of Edison's machines."

Edison'un makinelerinin çoğunu geliştirdi.

👍 0 👎 0

unappreciated

değeri bilinmemiş
+ takdir edilmemiş

"Tesla felt deeply unappreciated."

Tesla kendini derinden değersiz hissetti.

👍 0 👎 0

isolated

yalnızlaşmış
+ izole olmuş, toplumdan uzak

"As the years passed, Tesla became more isolated."

Yıllar geçtikçe Tesla daha da yalnızlaştı.

👍 0 👎 0

investor

yatırımcı
+ para veren kişi

"His main investor, a powerful man named JP Morgan, stopped sending money."

Ana yatırımcısı, JP Morgan adında güçlü bir adam, para göndermeyi bıraktı.

👍 0 👎 0

wirelessly

kablosuz olarak
+ kablosuz şekilde

"His dream was to send electricity wirelessly through the air."

Hayali, elektriği havadan kablosuz olarak göndermekti.

👍 0 👎 0

light up

aydınlatmak
+ ışıklandırmak

"Their AC system lit up the entire World's Fair in Chicago."

AC sistemleri Chicago'daki tüm Dünya Fuarı'nı aydınlattı.

👍 0 👎 0

war of currents

akımlar savaşı
+ akım savaşı

"People called it the war of currents."

İnsanlar buna akımlar savaşı adını verdi.

👍 0 👎 0

cruel

zalimce
+ acımasız, insafsız

"It was a cruel and dishonest campaign."

Bu zalimce ve dürüst olmayan bir kampanyaydı.

👍 0 👎 0

public demonstrations

halka açık gösteriler
+ topluluk önünde deneyler

"Edison held public demonstrations where he used AC power to electrocute animals."

Edison, AC gücü kullanarak hayvanları elektrikle öldürdüğü halka açık gösteriler düzenledi.

👍 0 👎 0

partner

ortak
+ iş ortağı

"He found a new partner, a man named George Westinghouse."

George Westinghouse adında yeni bir ortak buldu.

👍 0 👎 0

give up

pes etmek
+ vazgeçmek, bırakmak

"But he did not give up."

Ama pes etmedi.

👍 0 👎 0

joke

şaka
+ espri

"Edison laughed and said it was only a joke."

Edison güldü ve bunun sadece bir şaka olduğunu söyledi.

👍 0 👎 0

brilliant

dahi
+ parlak zekalı, zeki, parlak

"He was one of the most brilliant and most forgotten men in history."

Tarihin en dahi ve en unutulmuş adamlarından biriydi.

👍 0 👎 0

give someone a job

birine iş vermek
+ işe almak

"At first Edison gave Tesla a job."

Edison başlangıçta Tesla'ya bir iş verdi.

👍 0 👎 0

letter of introduction

tanıtım mektubu
+ referans mektubu

"He arrived in New York City with a letter of introduction to a famous man."

New York'a ünlü bir adama hitaben yazılmış bir tanıtım mektubuyla geldi.

👍 0 👎 0

efficient

verimli
+ etkili

"It was safer and more efficient."

Daha güvenli ve daha verimliydi.

👍 0 👎 0

direct current (DC)

doğru akım (DC)
+ sabit akım

"Alternating current was different from the direct current that most people used at that time."

Alternatif akım, o zamanlar çoğu insanın kullandığı doğru akımdan farklıydı.

👍 0 👎 0

alternating current (AC)

alternatif akım (AC)
+ dalgalı akım

"AC could travel much farther and power entire cities."

AC çok daha uzağa gidebilir ve tüm şehirlere güç sağlayabilirdi.

👍 0 👎 0

rotating magnetic field

dönen manyetik alan
+ döner manyetik alan

"He saw a complete vision, a rotating magnetic field."

Tam bir vizyon gördü: dönen bir manyetik alan.

👍 0 👎 0

driven

hırslı
+ azimli, motivasyonlu, kararlı

"He became quieter, more serious, and perhaps more driven."

Daha sessiz, daha ciddi ve belki de daha azimli oldu.

👍 0 👎 0

loss

kayıp
+ acı kayıp

"This loss broke something in the Tesla family."

Bu kayıp Tesla ailesinde bir şeyleri kırdı.

👍 0 👎 0

extraordinary

olağanüstü
+ sıradışı, müthiş

"His memory was extraordinary."

Hafızası olağanüstüydü.

👍 0 👎 0

calculations

hesaplamalar
+ matematiksel işlemler

"He did all the calculations inside his head."

Tüm hesaplamaları kafasının içinde yapardı.

👍 0 👎 0

memorize

ezberlemek
+ hafızaya almak

"She could memorize long poems and build small tools at home."

Uzun şiirleri ezberleyebilir ve evde küçük aletler yapabilirdi.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele