Destelere dön

🎧 The Incredible History of Nikola Tesla | English Through Stories

Nikola Tesla'nın 1856'daki doğumundan 1943'teki yalnız ölümüne uzanan hayat hikayesi anlatılıyor. Edison'la yaşadığı rekabet, alternatif akımı keşfi ve dünyaya bedava elektrik verme hayali işleniyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#bilim #hikaye #tarih
Son güncelleme: 2026-10-20
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

✨

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

give birth to

doğurmak
+ dünyaya getirmek, hayat vermek

"A woman was giving birth to her fourth child."

Bir kadın dördüncü çocuğunu dünyaya getiriyordu.

👍 0 👎 0

midwife

ebe
+ doğum yardımcısı

"The midwife looked at the mother and said, 'This baby will be a child of darkness.'"

Ebe anneye baktı ve 'Bu bebek karanlığın çocuğu olacak' dedi.

👍 0 👎 0

feel guilty

suçlu hissetmek
+ kendini suçlu hissetmek

"He felt guilty and thought it was his fault."

Kendini suçlu hissetti ve bunun kendi hatası olduğunu düşündü.

👍 0 👎 0

hungry for knowledge

bilgiye aç olmak
+ öğrenmeye susamış olmak

"He was hungry for knowledge and could not stop studying."

Bilgiye açtı ve ders çalışmayı bırakamıyordu.

👍 0 👎 0

prove someone wrong

birinin yanıldığını kanıtlamak
+ aksini ispatlamak

"He decided to prove everyone wrong."

Herkesin yanıldığını kanıtlamaya karar verdi.

👍 0 👎 0

alternating current

alternatif akım
+ dalgalı akım

"Tesla saw a motor that used alternating current."

Tesla alternatif akım kullanan bir motor gördü.

👍 0 👎 0

direct current

doğru akım
+ sabit akım

"Edison used direct current and it had many problems."

Edison doğru akım kullanıyordu ve bunun birçok sorunu vardı.

👍 0 👎 0

quit

işten ayrılmak
+ bırakmak, terk etmek

"Tesla was shocked and angry, so he quit immediately."

Tesla şok oldu ve sinirlendi, bu yüzden hemen işi bıraktı.

👍 0 👎 0

give up

vazgeçmek
+ pes etmek

"He dug ditches for money, but he did not give up his dream."

Para için hendek kazdı ama hayalinden vazgeçmedi.

👍 0 👎 0

ahead of its time

zamanının ötesinde
+ çağının ilerisinde

"Many of his ideas were 50 years ahead of their time."

Fikirlerinin çoğu zamanının 50 yıl ötesindeydi.

👍 0 👎 0

isolated

yalnız kalmış
+ izole olmuş, soyutlanmış

"After this failure, Tesla became more and more isolated."

Bu başarısızlıktan sonra Tesla giderek daha da yalnızlaştı.

👍 0 👎 0

recognition

takdir
+ tanınma, kabul görme

"He died without the recognition he deserved."

Hak ettiği takdiri görmeden öldü.

👍 0 👎 0

wireless

kablosuz
+ telsiz

"He imagined a tower that could send power through the air without wires."

Gücü kablosuz olarak havadan gönderebilecek bir kule hayal etti.

👍 0 👎 0

power station

elektrik santrali
+ güç istasyonu

"Near Niagara Falls, people wanted to build a power station."

Niagara Şelalesi yakınlarında insanlar bir elektrik santrali kurmak istedi.

👍 0 👎 0

inventor

mucit
+ icat eden kişi

"The letter was for Thomas Edison, the most famous inventor in America."

Mektup, Amerika'nın en ünlü mucidi Thomas Edison'a yazılmıştı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele