Destelere dön

🎧 Why the Most Dangerous Moment Is After the Summit | B2-C1 English Listening Practice

Everest'te ölümlerin çoğu zirvede değil, iniş sırasında yaşanır; çünkü hedefe ulaşmanın verdiği rahatlama, dikkat ve muhakeme gücünü zayıflatır. Video, "zirve sonrası gevşeme" kavramını gerçek hayattaki sınav, proje ve zor konuşmalar sonrası kararlara uyarlayarak asıl meselenin varış değil, sonrasındaki iniş olduğunu anlatıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme #kelime #kişisel gelişim #psikoloji
Son güncelleme: 2026-11-04
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

✨

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

counterintuitive

sezgiye aykırı
+ mantık dışı görünen, beklenmedik

"They describe a mental discipline that sounds almost counterintuitive."

Neredeyse sezgiye aykırı gelen bir zihinsel disiplinden söz ediyorlar.

👍 0 👎 0

to be subject to

tabi olmak
+ maruz kalmak, etkisi altında olmak

"Still subject to all of the mountain's conditions."

Hâlâ dağın tüm koşullarına tabi.

👍 0 👎 0

to misinterprete

yanlış yorumlamak
+ yanlış anlamak

"The brain misinterprets the end of one challenge as the end of the need for attention."

Beyin, bir zorluğun bitişini dikkat gereksiniminin de bitişi sanır.

👍 0 👎 0

transition

geçiş
+ geçiş dönemi

"They treat completion as a transition into a different kind of attention."

Tamamlanmayı farklı bir dikkat türüne geçiş olarak görürler.

👍 0 👎 0

to handle success

başarıyı yönetmek
+ başarıyla başa çıkmak

"Think about the people who have handled success well, not just achieved it."

Sadece başarıya ulaşmış değil, başarıyı iyi yönetmiş insanları düşün.

👍 0 👎 0

to put down

bırakmak
+ elden bırakmak, terk etmek

"Sometimes it is the moment you put down the attention that was keeping you safe."

Bazen bu, seni güvende tutan dikkati bıraktığın andır.

👍 0 👎 0

peak-end rule

zirve-son kuralı
+ tepe ve son kuralı

"The peak-end rule says people judge experiences by the most intense moment and the ending."

Zirve-son kuralına göre insanlar deneyimleri en yoğun an ve sona göre değerlendirir.

👍 0 👎 0

to accumulate

birikmek
+ üst üste gelmek, yığılmak

"The damage is real, but it accumulates quietly."

Zarar gerçektir ama sessizce birikir.

👍 0 👎 0

warranted

yerinde
+ haklı, meşru

"Certain feelings, however warranted, are not compatible with the demands of the situation."

Bazı duygular ne kadar yerinde olsa da mevcut durumun gerekleriyle bağdaşmaz.

👍 0 👎 0

to suppress

bastırmak
+ engellemek, tutmak

"Not because they are suppressing something genuine."

Gerçek bir duyguyu bastırdıkları için değil.

👍 0 👎 0

descent

iniş
+ aşağı iniş, dönüş yolculuğu

"Most deaths on Everest happen on the descent, not on the climb."

Everest'teki ölümlerin çoğu tırmanışta değil, inişte gerçekleşir.

👍 0 👎 0

ordeal

çile
+ zorlu sınav, eziyet

"After the physical and psychological ordeal of the ascent, the emotion is overwhelming."

Tırmanışın fiziksel ve psikolojik çilesinden sonra duygu yoğunlaşır.

👍 0 👎 0

exposure

tehlikeye açıklık
+ korunmasızlık, maruz kalma

"The exposure, the danger, the technical difficulty of each step, all of this is the same as on the way up."

Tehlikeye açıklık, risk, her adımın teknik zorluğu; hepsi çıkıştakiyle aynı.

👍 0 👎 0

to stand down

devre dışı kalmak
+ alarm durumundan çıkmak, geri çekilmek

"The threat monitoring systems begin to stand down."

Tehdit izleme sistemleri devre dışı kalmaya başlar.

👍 0 👎 0

to turn back

geri dönmek
+ geri çevirmek, vazgeçip dönmek

"They had turned back other climbers earlier in the day when conditions were dangerous."

Gün içinde koşullar tehlikeliyken başka tırmanıcıları geri çevirmişlerdi.

👍 0 👎 0

cognitively impaired

bilişsel olarak zayıflamış
+ düşünme yetisi bozulmuş

"Exhausted, cognitively impaired, and absolutely certain they have done the hard part."

Bitkin, bilişsel olarak zayıflamış ve zor kısmı hallettiklerinden kesinlikle emin.

👍 0 👎 0

euphoria

aşırı sevinç
+ coşku, öfori

"The emotional experience is overwhelming: euphoria, relief, the feeling of having done the impossible."

Duygusal deneyim çok yoğundur: coşku, rahatlama, imkânsızı başarmış olma hissi.

👍 0 👎 0

post-summit relaxation

zirve sonrası gevşeme
+ hedefe ulaşınca dikkatin gevşemesi

"Psychologists call this cognitive error post-summit relaxation."

Psikologlar bu bilişsel hataya zirve sonrası gevşeme diyor.

👍 0 👎 0

vigilance

tetikte olma
+ uyanıklık, dikkatlilik

"The brain interprets the summit as a signal to release its vigilance."

Beyin, zirveyi tetikte olmayı bırakma işareti olarak yorumlar.

👍 0 👎 0

depleted

tükenmiş
+ bitkin, gücü kalmamış

"The body is depleted after hours of climbing at extreme altitude."

Aşırı yükseklikte saatlerce tırmandıktan sonra vücut tükenmiş olur.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
GebzeMoto.com

GebzeMoto.com

Birlikte süren , birlikte eğlenen , birlikte maceralara atılan bir ekibin parçası olmak istersen bekleriz.

İncele