Destelere dön

🎧 Friends Dizisi Kelimeleri - Orta Seviye

Friends dizisinin 'The Ones with the Silly Hats' bölümünden seçilmiş orta seviye İngilizce kelimeler ve Türkçe çevirileri.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 30 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #friends #ingilizce-anlama
Son güncelleme: 2026-06-11
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 30 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

30 kart

gang up

birleşmek
+ grup oluşturmak, toplanmak

"The hats have ganged up into one giant super hat."

Şapkalar birleşip dev bir süper şapka oluşturdu.

👍 0 👎 0

rock paper scissors

taş kağıt makas

"Let's play rock paper scissors to decide."

Karar vermek için taş kağıt makas oynayalım.

👍 0 👎 0

hooker

fahişe
+ hayat kadını

"She's a hooker, not a stripper."

O bir fahişe, striptizci değil.

👍 0 👎 0

bachelor party

bekarlığa veda partisi

"Tonight is the big bachelor party for my husband."

Bu gece kocam için büyük bekarlığa veda partisi.

👍 0 👎 0

flash before one's eyes

gözünün önünden geçmek

"My entire life flashed before my eyes."

Tüm hayatım gözümün önünden geçti.

👍 0 👎 0

humiliating

aşağılayıcı
+ küçük düşürücü, utandırıcı

"This is so humiliating, my butt is showing."

Bu çok aşağılayıcı, popom görünüyor.

👍 0 👎 0

focus on

odaklanmak
+ yoğunlaşmak

"People usually focus on the bride at weddings."

Düğünlerde insanlar genellikle geline odaklanır.

👍 0 👎 0

crawl out

emekleyerek çıkmak
+ sürünerek çıkmak

"I saw the window I crawled out of at my wedding."

Düğünümde emekleyerek çıktığım pencereyi gördüm.

👍 0 👎 0

tuck in

yatırmak
+ örtmek, sokmak

"I just tucked her in; she's sleeping."

Onu yeni yatırdım, uyuyor.

👍 0 👎 0

in character

karakterine uygun davranmak
+ rolünde, karaktere uygun

"I'm in character, so I have to act cool."

Karakterimin içindeyim, bu yüzden havalı davranmalıyım.

👍 0 👎 0

swallow

yutmak

"Only a genius would swallow a sonic blaster gun."

Ancak bir dahi sonik patlatıcı silahı yutar.

👍 0 👎 0

fill up on

doymak
+ tıka basa yemek, karnını doyurmak

"Everyone is filling up on snow cones."

Herkes karla kaplı dondurmalara yükleniyor.

👍 0 👎 0

in charge of

sorumlu olmak
+ sorumlu, yetkili

"I'll be in charge of cups and ice."

Bardaklar ve buzdan ben sorumlu olacağım.

👍 0 👎 0

take care of

halletmek
+ ilgilenmek, üstlenmek

"I took care of everything for the party."

Parti için her şeyi hallettim.

👍 0 👎 0

make headway

ilerleme kaydetmek
+ ilerlemek, mesafe kat etmek

"I thought I was making headway with the staff."

Personelle ilerleme kaydettiğimi sanmıştım.

👍 0 👎 0

silly

aptalca
+ saçma, gülünç

"Why are you wearing that silly hat?"

Neden o saçma şapkayı takıyorsun?

👍 0 👎 0

fashion impaired

moda özürlü
+ modadan anlamayan

"My fashion impaired friends don't get it."

Moda özürlü arkadaşlarım anlamıyor.

👍 0 👎 0

experiment on

üzerinde deney yapmak
+ deney yapmak

"They did experiments on me aboard that hat."

O şapkanın içinde üzerimde deney yaptılar.

👍 0 👎 0

check out

şuna bak
+ incele, göz at

"Hey, check out this cool hat!"

Hey, şu havalı şapkaya bak!

👍 0 👎 0

tease

dalga geçmek
+ takılmak, kızdırmak

"She teased me about how I dress."

Nasıl giyindiğimle dalga geçti.

👍 0 👎 0

run for president

başkanlığa aday olmak
+ başkanlık için yarışmak

"I don't know who's running for president."

Kimin başkanlığa aday olduğunu bilmiyorum.

👍 0 👎 0

trust me

güven bana
+ bana güven

"Trust me, I know what looks good."

Güven bana, neyin iyi göründüğünü bilirim.

👍 0 👎 0

throw away

atmak
+ çöpe atmak

"Now, throw that hat away immediately."

Şimdi, o şapkayı hemen at.

👍 0 👎 0

fashion advice

moda tavsiyesi
+ moda önerisi

"I need some fashion advice from you guys."

Sizden biraz moda tavsiyesi almam lazım.

👍 0 👎 0

choose between

arasında seçim yapmak

"You're making me choose between you and the hat."

Beni seninle şapka arasında seçim yapmaya zorluyorsun.

👍 0 👎 0

insist on

ısrar etmek
+ diretmek

"If you insist on wearing that, go ahead."

Bunu giymekte ısrar ediyorsan, giy.

👍 0 👎 0

fit in

uymak
+ ayak uydurmak, uyum sağlamak

"You'll fit right in with that hat."

O şapkayla hemen uyum sağlarsın.

👍 0 👎 0

jealous

kıskanç
+ gıpta eden

"He's just jealous of your hat."

Sadece şapkanı kıskanıyor.

👍 0 👎 0

pretend

rol yapmak
+ numara yapmak, gibi davranmak

"I'm pretending I don't know you."

Seni tanımıyormuş gibi yapıyorum.

👍 0 👎 0

embarrass

utandırmak
+ mahcup etmek

"You embarrassed me in front of everyone."

Beni herkesin önünde utandırdın.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.