Destelere dön

🎧 Friends Dizisi Kelimeleri - Orta

Friends dizisindeki sahnelerden seçilmiş orta seviye İngilizce kelime ve ifadeler. Her kartta örnek cümle ve Türkçe çevirisi bulunur.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #friends #ingilizce anlama #phoebe buffay
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

threshold

eşik

"I guess the threshold's clear now."

Sanırım eşik artık temiz.

👍 0 👎 0

arrest

tutuklamak
+ gözaltına almak

"You can't arrest me for playing a quarter."

Bir çeyrek dolar oynadığım için beni tutuklayamazsınız.

👍 0 👎 0

hellhole

cehennem gibi yer
+ berbat yer

"Don't go back to that hellhole."

O cehennem gibi yere geri gitme.

👍 0 👎 0

identical

özdeş
+ aynı, tıpatıp

"You two have the exact same hands, they're identical."

İkinizin de elleri tıpatıp aynı, özdeş.

👍 0 👎 0

showcase

sergilemek
+ göstermek

"Wouldn't you pay to see these hands showcased?"

Bu ellerin sergilenmesini görmek için para vermez miydiniz?

👍 0 👎 0

chop off

kesip atmak
+ koparmak

"If you leave now, I will chop off my hand."

Şimdi gidersen, elimi kesip atarım.

👍 0 👎 0

accomplish

başarmak
+ gerçekleştirmek

"Many people accomplish their goals by age 30."

Birçok insan hedeflerine 30 yaşında ulaşır.

👍 0 👎 0

patch things up

barışmak
+ düzeltmek, arayı düzeltmek

"I wanted to patch things up with my sister."

Kız kardeşimle barışmak istedim.

👍 0 👎 0

godsend

ilahi lütuf
+ nimet

"This thing is a godsend, if you know what I mean."

Bu şey tam bir ilahi lütuf, anlarsın ya.

👍 0 👎 0

quarter

çeyrek dolar

"I won that with my quarter."

Bunu çeyrek dolarımla kazandım.

👍 0 👎 0

vet

veteriner

"I talked to the vet about the dog."

Köpek hakkında veterinerle konuştum.

👍 0 👎 0

stitches

dikişler

"He had to have a bunch of stitches."

Bir sürü dikiş atılması gerekti.

👍 0 👎 0

once in a blue moon

çok nadir
+ nadiren

"Only once in a blue moon does a dog's ear grow back."

Bir köpeğin kulağı çok nadir geri çıkar.

👍 0 👎 0

test drive

test sürüşü

"Take it downstairs and give it a test drive."

Aşağı götür ve bir test sürüşü yap.

👍 0 👎 0

swear

yemin etmek

"You swore you wouldn't let go."

Bırakmayacağına yemin ettin.

👍 0 👎 0

legitimate

meşru
+ geçerli

"It's a legitimate learning technique."

Bu meşru bir öğrenme tekniği.

👍 0 👎 0

suspect

şüpheli

"The police have no suspects."

Polisin hiç şüphelisi yok.

👍 0 👎 0

spirit

ruh

"You're killing its spirit if you don't ride it."

Eğer sürmezsen onun ruhunu öldürüyorsun.

👍 0 👎 0

supply manager

tedarik müdürü

"Can I speak to your supply manager, please?"

Tedarik müdürünüzle görüşebilir miyim?

👍 0 👎 0

nervous

gergin
+ sinirli, heyecanlı

"I'm just a little nervous about the audition."

Seçmeler konusunda biraz gerginim.

👍 0 👎 0

rough around the edges

kaba saba
+ ham, işlenmemiş

"He can be a little rough around the edges, but he's kind."

Biraz kaba saba olabilir ama iyi kalplidir.

👍 0 👎 0

fire

kovmak
+ işten atmak

"If you're late again, I will fire you."

Yine geç kalırsan seni kovarım.

👍 0 👎 0

nail it

harika yapmak
+ başarmak, tam isabet

"I nailed it! That was perfect."

Harika yaptım! Mükemmeldi.

👍 0 👎 0

pregnant

hamile
+ gebe

"She is pregnant with her first child."

İlk çocuğuna hamile.

👍 0 👎 0

tip

bahşiş

"The waiter got a big tip for his service."

Garson, hizmeti karşılığında büyük bir bahşiş aldı.

👍 0 👎 0

telemarketing

telefonla pazarlama

"He made good money doing telemarketing in college."

Üniversitede telefonla pazarlama yaparak iyi para kazandı.

👍 0 👎 0

toner

toner

"We need to order more toner for the printer."

Yazıcı için daha fazla toner sipariş etmeliyiz.

👍 0 👎 0

dawdle

oyalanmak
+ ağırdan almak, vakit geçirmek

"Don't dawdle, we need to finish on time."

Oyalanma, zamanında bitirmeliyiz.

👍 0 👎 0

rude

kaba
+ saygısız

"You were kind of rude on the phone."

Telefonda biraz kabaydın.

👍 0 👎 0

co-host

birlikte sunucu
+ ortak sunucu

"Thanks a lot, co-host, for taking care of everything."

Her şeyi hallettiğin için çok teşekkürler, ortak sunucu.

👍 0 👎 0

in charge of

sorumlu
+ yetkili

"I get to be in charge of cups and ice."

Bardaklardan ve buzdan ben sorumluyum.

👍 0 👎 0

snow cone

karla karışık şerbet
+ buzlu şeker

"They're all filling up on Phoebe's snow cones."

Hepsi Phoebe'nin karla karışık şerbetlerine abanıyor.

👍 0 👎 0

tin foil hat

folyo şapka

"You want my tin foil hat? No, you need it."

Folyo şapkamı ister misin? Hayır, sana lazım.

👍 0 👎 0

keep the change

üstü kalsın

"Keep the change, thanks for your help."

Üstü kalsın, yardımın için teşekkürler.

👍 0 👎 0

hitchhiker

otostopçu

"There was a thumb floating like a tiny hitchhiker."

Küçük bir otostopçu gibi yüzen bir başparmak vardı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.