Destelere dön

🎧 Hayat Değiştiren Deneyimler ve Uzay Keşfi - İleri

Headway Advanced 5. baskı Ünite 12.1'den alınan hayat değiştiren olaylar ve uzay keşfi ile ilgili ileri düzey kelimeler.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#hayat değişiklikleri #hayat deneyimleri #headway #ileri ingilizce #uzay keşfi
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

life-changing

hayat değiştiren
+ hayatı değiştiren, yaşamı dönüştüren

"Moving abroad was a life-changing experience for me."

Yurt dışına taşınmak benim için hayat değiştiren bir deneyimdi.

👍 0 👎 0

pinnacle

zirve
+ doruk, en üst nokta

"Space exploration represents the pinnacle of human achievement."

Uzay keşfi, insan başarısının zirvesini temsil eder.

👍 0 👎 0

curiosity

merak
+ merak duygusu

"Human curiosity drives us to explore the unknown."

İnsan merakı bizi bilinmeyeni keşfetmeye iter.

👍 0 👎 0

push the boundaries

sınırları zorlamak
+ sınırları genişletmek

"Scientists push the boundaries of knowledge every day."

Bilim insanları her gün bilginin sınırlarını zorluyor.

👍 0 👎 0

firsthand account

birinci ağızdan anlatım
+ ilk elden tanıklık

"She gave a firsthand account of her travels."

Seyahatlerini birinci ağızdan anlattı.

👍 0 👎 0

exoplanet

ötegezegen
+ dış gezegen

"Astronomers discovered a new exoplanet in a distant galaxy."

Gökbilimciler uzak bir galakside yeni bir ötegezegen keşfetti.

👍 0 👎 0

self-reliant

kendine güvenen
+ bağımsız, kendi kendine yeten

"Living alone made me more self-reliant."

Yalnız yaşamak beni daha bağımsız yaptı.

👍 0 👎 0

burn out

tükenmek
+ bitkin düşmek, tükenmişlik yaşamak

"He burned out after working 80 hours a week."

Haftada 80 saat çalıştıktan sonra tükendi.

👍 0 👎 0

wake up call

uyandırma çağrısı
+ uyarıcı olay, farkındalık yaratan durum

"The accident was a wake-up call for him."

Kaza onun için bir uyandırma çağrısıydı.

👍 0 👎 0

perspective

bakış açısı
+ perspektif, görüş

"Travel gives you a broader perspective on life."

Seyahat, hayata daha geniş bir bakış açısı kazandırır.

👍 0 👎 0

depression

depresyon
+ bunalım

"He suffered from severe depression for years."

Yıllarca şiddetli depresyon geçirdi.

👍 0 👎 0

independent

bağımsız
+ özgür

"Moving out made me more independent."

Evden taşınmak beni daha bağımsız yaptı.

👍 0 👎 0

technological development

teknolojik gelişme
+ teknolojik ilerleme

"Technological development has changed our lives."

Teknolojik gelişmeler hayatımızı değiştirdi.

👍 0 👎 0

political

siyasi
+ politik

"The problems are political, not scientific."

Sorunlar siyasi, bilimsel değil.

👍 0 👎 0

infinite resources

sınırsız kaynaklar
+ bitmeyen kaynaklar

"With infinite resources, we could explore space endlessly."

Sınırsız kaynaklarla uzayı sonsuza dek keşfedebilirdik.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.