Destelere dön

🎧 Headway Upper-Intermediate Unit 2 Kelimeleri

Uzun yolculuklar ve plastik kirliliğiyle mücadele ile ilgili temel kelimeler.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 25 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#çevre #diyalog #headway #plastik kirliliği #seyahat #small-talk
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 25 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

25 kart

depot

depo
+ garaj, otobüs garajı

"I woke up in the depot."

Garajda uyandım.

👍 0 👎 0

single-use

tek kullanımlık

"Single-use water bottles are a really great example of our world going mad."

Tek kullanımlık su şişeleri, dünyamızın çılgına dönmesinin harika bir örneğidir.

👍 0 👎 0

cut out

kesmek
+ çıkarmak, bırakmak

"If we all cut them out tomorrow, we reduce the amount of litter."

Hepimiz yarın onları hayatımızdan çıkarırsak, çöp miktarını azaltırız.

👍 0 👎 0

add up

birikmek
+ toplanmak, eklenmek

"It soon adds up."

Kısa sürede birikir.

👍 0 👎 0

hashtag

etiket

"I started using the hashtag 2minute beach clean."

#2dakikaplajtemizliği etiketini kullanmaya başladım.

👍 0 👎 0

litter picker

çöp toplama aparatı
+ çöp maşası

"The boards have litter pickers you can borrow."

Panolarda ödünç alabileceğiniz çöp toplama aparatları var.

👍 0 👎 0

beach clean

plaj temizliği

"Groups of volunteers have spent hours collecting plastic pollution at beach cleans."

Gönüllü grupları plaj temizliklerinde saatlerce plastik kirliliği topladı.

👍 0 👎 0

slow motion tragedy

ağır çekim trajedi

"Plastic pollution is a slow motion tragedy."

Plastik kirliliği ağır çekim bir trajedidir.

👍 0 👎 0

plastic pollution

plastik kirliliği

"Plastic pollution is a slow motion tragedy."

Plastik kirliliği ağır çekim bir trajedidir.

👍 0 👎 0

huddle in a ball

top gibi kıvrılmak
+ büzülmek

"I spent the whole 10-hour journey just huddled in a ball with seasickness."

10 saatlik yolculuğun tamamını deniz tutmasıyla top gibi kıvrılarak geçirdim.

👍 0 👎 0

seasick

deniz tutmuş

"I got really seasick."

Çok deniz tuttum.

👍 0 👎 0

a tad annoying

biraz sinir bozucu
+ hafif rahatsız edici

"That was a tad annoying."

Bu biraz sinir bozucuydu.

👍 0 👎 0

pull forward

öne çekmek (saati)
+ erkene almak

"Our flight was leaving 4 hours earlier than planned."

Uçağımız planlanandan 4 saat erken kalkıyordu.

👍 0 👎 0

long-haul flight

uzun mesafe uçuşu
+ uzun uçuş

"I went on a long-haul flight to Malaysia."

Malezya'ya uzun mesafe bir uçuşa gittim.

👍 0 👎 0

boarding pass

biniş kartı

"I had all my tickets and my boarding passes for the flight."

Uçuş için tüm biletlerime ve biniş kartlarıma sahiptim.

👍 0 👎 0

homesick

ev hasreti çeken
+ sıla hasreti

"Hopefully not as homesick once I left."

Umarım ayrıldıktan sonra o kadar ev hasreti çekmem.

👍 0 👎 0

cabin fever

kapalı alan sendromu
+ ev hapsi bunaltısı

"Getting myself real good into cabin fever."

Kendimi iyice kapalı alan sendromuna soktum.

👍 0 👎 0

soak up

içine çekmek
+ sindirmek, emmek

"Spending a lot of time with my family soaking up everything."

Ailemle çok zaman geçirip her şeyi içime çektim.

👍 0 👎 0

honeymoon

balayı

"It was my honeymoon."

Balayımdı.

👍 0 👎 0

tertiary education

yükseköğretim
+ üniversite eğitimi

"Doing some tertiary education initiatives with indigenous peoples."

Yerli halklarla yükseköğretim girişimleri yapmak.

👍 0 👎 0

indigenous peoples

yerli halklar

"Working with indigenous peoples up in the Arctic Circle."

Kuzey Kutup Dairesi'ndeki yerli halklarla çalışmak.

👍 0 👎 0

focus on

odaklanmak
+ yoğunlaşmak

"I focused on the purpose for being there."

Orada olma amacıma odaklandım.

👍 0 👎 0

beforehand

önceden
+ evvelden

"I didn't really go to see any films beforehand."

Önceden film izlemeye gitmemiştim.

👍 0 👎 0

prepare for

hazırlanmak
+ hazırlık yapmak

"To prepare for that, I didn't get much sleep beforehand."

Buna hazırlanmak için önceden fazla uyumadım.

👍 0 👎 0

non-stop

aktarmasız
+ durmaksızın

"It was non-stop."

Aktarmasız bir uçuştu.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.