Destelere dön

🎧 Karar Verme ve Zihinsel Gürültü: B2 Seviye İngilizce Kelimeler

Bu destede, karar verme süreçlerindeki önyargılar ve zihinsel gürültü kavramlarıyla ilgili İngilizce kelimeleri Türkçe anlamlarıyla öğreneceksiniz.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

occasion noise

durum gürültüsü
+ anlık gürültü

"This is what Kahneman called occasion noise."

Kahneman buna durum gürültüsü adını verdi.

👍 0 👎 0

to be obsessed with

takıntılı olmak
+ kafaya takmak

"Kahneman became obsessed with something different."

Kahneman farklı bir şeye takıntılı hale geldi.

👍 0 👎 0

to be grounded in

dayanmak
+ temellendirilmek, temel almak

"The answer must be grounded in the transcript."

Cevap, metne dayanmalıdır.

👍 0 👎 0

sequence effects

sıralama etkileri

"Your judgment is contaminated by sequence effects."

Yargınız sıralama etkileri tarafından kirletilir.

👍 0 👎 0

to be contaminated by

tarafından kirletilmek
+ etkilenmek, bulaşmak

"Your judgment is contaminated by sequence effects."

Yargınız sıralama etkileri tarafından kirletilir.

👍 0 👎 0

aggregate data

toplu veri
+ birikmiş veri

"They are not looking at the aggregate data."

Toplu verilere bakmıyorlar.

👍 0 👎 0

to see the forest for the trees

ağaçlardan ormanı görememek
+ bütünü görememek

"In English, we have a phrase: you cannot see the forest for the trees."

İngilizcede bir deyim vardır: ağaçlardan ormanı göremezsiniz.

👍 0 👎 0

illusion of explanatory depth

açıklama derinliği yanılsaması

"Psychologists call this the illusion of explanatory depth."

Psikologlar buna açıklama derinliği yanılsaması diyor.

👍 0 👎 0

forensic scientist

adli bilimci
+ adli tıp uzmanı

"Forensic scientists analyze evidence in criminal cases."

Adli bilimciler ceza davalarındaki delilleri analiz eder.

👍 0 👎 0

underwriter

sigortacı
+ risk değerlendirme uzmanı

"Insurance underwriters assess risk and set prices for insurance policies."

Sigortacılar riski değerlendirir ve sigorta poliçeleri için fiyat belirler.

👍 0 👎 0

noise

gürültü
+ rastgele değişkenlik

"Kahneman became obsessed with something he called noise."

Kahneman, gürültü dediği şeye takıntılı hale geldi.

👍 0 👎 0

to confabulate

uydurmak
+ gerçek dışı açıklama yapmak, masal uydurmak

"They confabulate a rational reason for a decision that was actually influenced by irrelevant environmental factors."

Aslında ilgisiz çevresel faktörlerden etkilenen bir karar için mantıklı bir neden uydururlar.

👍 0 👎 0

inconsistency

tutarsızlık

"You are not consistent with yourself. You are not a stable, reliable decision-maker."

Kendinizle tutarlı değilsiniz. İstikrarlı, güvenilir bir karar verici değilsiniz.

👍 0 👎 0

random variability

rastgele değişkenlik
+ rastgele dalgalanma

"Noise is random variability in judgment that should not exist but does."

Gürültü, var olmaması gereken ama var olan yargıdaki rastgele değişkenliktir.

👍 0 👎 0

blood sugar levels

kan şekeri seviyeleri

"Completely different outcomes based on nothing more than blood sugar levels."

Kan şekeri seviyelerinden başka hiçbir şeye dayanmayan tamamen farklı sonuçlar.

👍 0 👎 0

parole

şartlı tahliye
+ denetimli serbestlik

"After lunch, approvals of parole."

Öğle yemeğinden sonra, şartlı tahliye onayları.

👍 0 👎 0

harsh

sert
+ acımasız, katı

"Before lunch, when judges were hungry, harsh sentences, denials of parole."

Öğle yemeğinden önce, yargıçlar açken, sert cezalar, şartlı tahliye reddi.

👍 0 👎 0

lenient

hoşgörülü
+ hafif, yumuşak

"After lunch, when judges had just eaten, lenient sentences, approvals of parole."

Öğle yemeğinden sonra, yargıçlar yeni yemişken, hafif cezalar, şartlı tahliye onayları.

👍 0 👎 0

sentencing

ceza verme
+ mahkumiyet kararı

"The single biggest predictor of whether you got a harsh sentence or a lenient one was the time of day."

Sert mi yoksa hafif mi bir ceza alacağınızın en büyük belirleyicisi günün saatiydi.

👍 0 👎 0

bias

önyargı
+ yanlılık

"Kahneman spent most of his career studying bias."

Kahneman kariyerinin çoğunu önyargıyı inceleyerek geçirdi.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.