Destelere dön

🎧 Spencer & Toby Anları Kelime Kartları

Pretty Little Liars dizisinden Spencer ve Toby arasındaki diyaloglardan seçilmiş kelime ve ifadeler.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#diyalog #dizi #duygusal ifadeler #film #günlük konuşma #warner bros
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

take this the wrong way

yanlış anlama
+ ters anlama

"I hope you don't take this the wrong way but you can't be comfortable in that jacket and that tie."

Umarım yanlış anlamazsın ama o ceket ve kravatla rahat olamazsın.

👍 0 👎 0

run away

kaçmak
+ evden kaçmak, kaçıp gitmek

"What's it like to run away?"

Evden kaçmak nasıl bir şey?

👍 0 👎 0

side with

tarafını tutmak
+ tarafında olmak

"My parents took Melissa's side."

Ailem Melissa'nın tarafını tuttu.

👍 0 👎 0

get the urge

dürtü hissetmek
+ istek duymak

"You ever get the urge to run away again?"

Hiç tekrar kaçma dürtüsü hissettin mi?

👍 0 👎 0

safe place to land

güvenli liman
+ güvenli bir yer

"I've never had a safe place to land, but now I feel like I do."

Hiç güvenli bir limanım olmadı ama şimdi varmış gibi hissediyorum.

👍 0 👎 0

pretend not to love

sevmiyormuş gibi yapmak
+ sevmiyormuş gibi davranmak

"Pretending not to love you was the hardest thing I've ever done."

Seni sevmiyormuş gibi yapmak yaptığım en zor şeydi.

👍 0 👎 0

have a lot on one's plate

çok işi olmak
+ meşgul olmak

"I have so much on my plate. I have this project that's due Monday."

Çok işim var. Pazartesiye yetişmesi gereken bir projem var.

👍 0 👎 0

distracted

dikkati dağılmış
+ dalgın

"I know that I've been a little bit distracted recently."

Son zamanlarda biraz dikkatim dağıldı biliyorum.

👍 0 👎 0

let someone go

bırakmak
+ gitmesine izin vermek, salıvermek

"No, please don't let me go."

Hayır, lütfen beni bırakma.

👍 0 👎 0

be out on bail

kefaletle serbest olmak
+ kefaletle çıkmak

"You're out on bail for a murder charge, Spencer."

Cinayet suçlamasıyla kefaletle serbestsin, Spencer.

👍 0 👎 0

figure out

anlamak
+ çözmek, bulmak

"They're going to figure out that fire was arson."

Yangının kundaklama olduğunu anlayacaklar.

👍 0 👎 0

alibi

mazeret
+ alibi, kanıt

"We can't use that as an alibi."

Bunu mazeret olarak kullanamayız.

👍 0 👎 0

split up

ayrılmak
+ dağılmak, bölünmek

"I thought everybody was splitting up on Christmas."

Herkesin Noel'de ayrılacağını sanıyordum.

👍 0 👎 0

catch up with

görüşmek
+ hasret gidermek, bir araya gelmek

"We're all going to catch up with our parents before the snow starts."

Kar başlamadan önce hepimiz ailemizle görüşeceğiz.

👍 0 👎 0

merry ho ho

neşeli kahkaha (Noel şakası)
+ mutlu Noeller

"This might be my last Christmas, Spencer. So, merry ho ho."

Bu benim son Noel'im olabilir, Spencer. O yüzden, neşeli kahkaha.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele