creep
"She crept down the stairs to the library."
Kütüphaneye doğru merdivenlerden sessizce indi.
Bu destede, 1892'de geçen bir hikayedeki önemli İngilizce kelimeler ve ifadeler yer almaktadır. Her kartta kelime, Türkçe çevirisi ve örnek cümle bulunur.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"She crept down the stairs to the library."
Kütüphaneye doğru merdivenlerden sessizce indi.
"They pay good wages at the manor."
Malikanede iyi ücret ödüyorlar.
"I don't know what to do; it's not my business."
Ne yapacağımı bilmiyorum; bu beni ilgilendirmez.
"She felt dizzy and confused."
Başı döndü ve kafası karıştı.
"They kept their things in a secret room."
Eşyalarını gizli bir odada saklıyorlardı.
"They had to pretend to be the family."
Aile gibi rol yapmak zorundaydılar.
"They were trapped in the past."
Geçmişte mahsur kalmışlardı.
"They built a time machine for fun."
Eğlence için bir zaman makinesi yaptılar.
"They wore trainers with bright white soles."
Parlak beyaz tabanlı spor ayakkabılar giyiyorlardı.
"The trousers were made of denim."
Pantolon kot kumaşından yapılmıştı.
"The mansion was huge with many rooms."
Konak, birçok odasıyla çok büyüktü.
"She heard footsteps approaching."
Yaklaşan ayak sesleri duydu.
"What on earth is going on?"
Ne oluyor böyle?
"The book was stuck on the shelf."
Kitap rafta sıkışmıştı.
"She dusted one shelf in the library."
Kütüphanede bir rafın tozunu aldı.
"She liked chatting with the other servants."
Diğer hizmetçilerle sohbet etmeyi severdi.
"Her uniform was a black dress with a white apron."
Üniforması, beyaz önlüklü siyah bir elbiseydi.
"Emily was a housemaid at the manor."
Emily, malikanede hizmetçiydi.
"The ladies wore long gowns made of silk."
Kadınlar ipekten yapılmış uzun elbiseler giyiyordu.
"The Harrington family were aristocrats."
Harrington ailesi aristokrattı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle