Destelere dön

🎧 Yemen: The Natural Beauty Of The Most Dangerous Country | 4K Documentary | Miracles Of Nature

Yemen, en tehlikeli ülke olarak bilinmesine rağmen, Sokotra adasındaki ejder kanı ağaçları ve Nuh'un Gemisi olduğuna inanılan kaya oluşumu gibi eşsiz doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Belgesel, Yemen ve Umman'ın çöllerinden verimli vadilerine kadar uzanan coğrafyasındaki biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirası gözler önüne seriyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 30 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce
Son güncelleme: 2026-06-16
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 30 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

30 kart

nomad

göçebe
+ konargöçer

"Bedouins are nomadic people who live in the desert."

Bedeviler, çölde yaşayan göçebe bir halktır.

👍 0 👎 0

habitat

yaşam alanı
+ habitat, doğal ortam

"The desert is a harsh habitat for most animals."

Çöl, çoğu hayvan için zorlu bir yaşam alanıdır.

👍 0 👎 0

petrified

taşlaşmış
+ fosilleşmiş

"The petrified wood is millions of years old."

Taşlaşmış ağaç milyonlarca yıllıktır.

👍 0 👎 0

spectacular

görkemli
+ muhteşem, etkileyici

"The sunset over the Indian Ocean was spectacular."

Hint Okyanusu üzerinde gün batımı görkemliydi.

👍 0 👎 0

miraculous

mucizevi
+ olağanüstü

"Nature shows its miraculous side in many places."

Doğa, birçok yerde mucizevi yönünü gösterir.

👍 0 👎 0

erosion

erozyon
+ aşınma

"Water erosion created the steep walls of the wadi."

Su erozyonu vadinin dik duvarlarını oluşturdu.

👍 0 👎 0

reservoir

rezervuar
+ su deposu, hazne

"The plant stores water in a small reservoir in its roots."

Bitki, köklerindeki küçük bir rezervuarda su depolar.

👍 0 👎 0

ornamental

süs
+ dekoratif, süs eşyası

"Most daggers are ornamental and have dull blades."

Çoğu hançer süs amaçlıdır ve kördür.

👍 0 👎 0

bargain

pazarlık yapmak
+ pazarlık

"The buyer and seller bargain over the price of the dagger."

Alıcı ve satıcı hançerin fiyatı için pazarlık yapar.

👍 0 👎 0

dune

kumul
+ kum tepesi

"The sand dunes of Wahiba can reach 100 meters high."

Vahiba kumulları 100 metre yüksekliğe ulaşabilir.

👍 0 👎 0

souk

çarşı
+ pazar, suk

"We visited the traditional souk in Muscat."

Maskat'taki geleneksel çarşıyı ziyaret ettik.

👍 0 👎 0

embalm

tahnit etmek
+ kokulamak, güzel koku yaymak

"The incense would embalm the entire city with its scent."

Günlük, tüm şehri kokusuyla sarardı.

👍 0 👎 0

terraced

teraslı
+ basamaklı

"Terraced fields are common in mountainous regions."

Teraslı tarlalar dağlık bölgelerde yaygındır.

👍 0 👎 0

antiseptic

antiseptik
+ mikrop öldürücü

"The sap was used as an antiseptic for wounds."

Özsu, yaralar için antiseptik olarak kullanılırdı.

👍 0 👎 0

sap

özsu
+ reçine, sıvı

"The dragon blood tree produces a red sap."

Ejderha kanı ağacı kırmızı bir özsu üretir.

👍 0 👎 0

petrification

taşlaşma
+ fosilleşme, taş kesilme

"The petrification of Noah's Ark is a local belief."

Nuh'un Gemisi'nin taşlaştığı yerel bir inanıştır.

👍 0 👎 0

oasis

vaha

"The oasis provided water and shade for travelers."

Vaha, yolculara su ve gölge sağlıyordu.

👍 0 👎 0

geyser

gayzer
+ fışkıran su

"The sea geyser shoots water high into the air."

Deniz gayzeri suyu havaya fışkırtır.

👍 0 👎 0

hatchling

yavru kaplumbağa
+ yumurtadan yeni çıkmış

"The hatchlings race to the sea before sunrise."

Yavru kaplumbağalar gün doğmadan denize koşar.

👍 0 👎 0

monsoon

muson
+ muson rüzgarı

"Monsoon winds shape the sand dunes of the desert."

Muson rüzgarları çölün kum tepelerini şekillendirir.

👍 0 👎 0

caravan

kervan
+ kafile

"Caravans crossed the desert carrying goods and incense."

Kervanlar, mal ve günlük taşıyarak çölü geçerdi.

👍 0 👎 0

irrigation

sulama
+ sulama sistemi

"The ancient dam provided irrigation for thousands of hectares."

Antik baraj, binlerce hektar için sulama sağlıyordu.

👍 0 👎 0

breathtaking

nefes kesici
+ büyüleyici, muhteşem

"The view from the mountain was breathtaking."

Dağdan manzara nefes kesiciydi.

👍 0 👎 0

diversity

çeşitlilik
+ farklılık

"The program presents the extraordinary diversity of our planet."

Program, gezegenimizin olağanüstü çeşitliliğini sunuyor.

👍 0 👎 0

archipelago

takımada
+ ada topluluğu

"Socotra is a remote archipelago in the Indian Ocean."

Sokotra, Hint Okyanusu'nda uzak bir takımadadır.

👍 0 👎 0

sultanate

sultanlık
+ saltanat

"Oman is a sultanate ruled by a sultan."

Umman, bir sultan tarafından yönetilen bir sultanlıktır.

👍 0 👎 0

wadi

vadi
+ kuru dere yatağı

"The wadi fills with water after heavy rains."

Şiddetli yağmurlardan sonra vadi suyla dolar.

👍 0 👎 0

jambia

cambiya
+ Yemen hançeri, geleneksel hançer

"Yemeni men traditionally carry a jambia in their waistband."

Yemenli erkekler geleneksel olarak bel kemerlerinde cambiya taşır.

👍 0 👎 0

endemic

endemik
+ yerli, bölgeye özgü

"Many plants on Socotra are endemic to the island."

Sokotra'daki birçok bitki adaya özgüdür.

👍 0 👎 0

frankincense

günlük
+ bukhur, ağaç sakızı

"Frankincense was a valuable trade commodity in ancient times."

Günlük, antik çağlarda değerli bir ticaret ürünüydü.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele