lovers
"They are lovers."
Onlar sevgili.
Arkadaşlar, birbirlerini garip ve utanç verici durumlara sokarken, ilişkilerdeki zorlukları ve komik anları sergiliyor. Chandler'ın iş ortamındaki sahte kişiliği ve Ross'un aksanıyla ders anlatma çabası gibi anlar, dizinin karakterler arasındaki dinamiklerini mizahi bir dille ele alıyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"They are lovers."
Onlar sevgili.
"I can see your scalp."
Kafa derini görebiliyorum.
"I hate the cornrows."
Mısır tarlası örgüsünden nefret ediyorum.
"The nominees are..."
Adaylar şunlardır...
"What's happening to your accent?"
Aksanına ne oluyor?
"She's out of my league."
O benim seviyemin üstünde.
"We wanted to throw you a baby shower."
Sana bebek partisi vermek istedik.
"You tugged on my catheter."
Kateterimi çektin.
"Do you have a tennis racket?"
Tenis raketin var mı?
"The guy's a suck-up."
Adam dalkavuk.
"That was my work laugh."
Bu benim iş kahkahamdı.
"I'm your groupie."
Ben senin hayranınım.
"You were mouthing the words along with me."
Benimle birlikte dudaklarını oynatıyordun.
"We are part-time caterers."
Biz yarı zamanlı yemek şirketiyiz.
"She's pregnant with my baby."
Bebeğime hamile.
"You have got to try this chicken."
Bu tavuğu denemelisin.
"The blonde is my ex-wife."
Sarışın olan eski eşim.
"She's going to grab the microphone."
Mikrofonu kapacak.
"She's going to want to make a toast."
Kadeh kaldırmak isteyecek.
"What was I supposed to do? Lie?"
Ne yapacaktım? Yalan mı söyleyecektim?
"She cornered me and asked about the wedding."
Beni köşeye sıkıştırıp düğünü sordu.
"Did she freak out?"
Çıldırdı mı?
"Lucky bastard!"
Şanslı piç!
"I'd like to meet this chicken expert."
Bu tavuk uzmanıyla tanışmak isterim.
"She said the chicken is too dry."
Tavuğun çok kuru olduğunu söyledi.
"She sent the chicken back again."
Tavuğu yine geri gönderdi.
"That was unbelievable!"
Bu inanılmazdı!
"I want to wear these pants on our date tonight."
Bu pantolonu bu geceki randevumuzda giymek istiyorum.
"The stain will set if you don't wash it."
Yıkamazsan leke kalıcı olur.
"That stain is going to set."
O leke kalıcı olacak.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle