Destelere dön

🎧 The Ones with Phoebe from Season 8 | Friends

Phoebe, hamile olan Rachel'ın bebeğinin babasını bulmaya çalışırken yanlış kişiye yönelir ve komik bir karmaşaya yol açar. Ayrıca tesadüflerle tanıştığı bir adama çıkma teklifi eder ve arkadaşlarıyla oyun oynarken eğlenceli anlar yaşar.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 28 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #film #friends
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 28 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

28 kart

learning curve

öğrenme eğrisi
+ öğrenme süreci

"There's a learning curve with this job."

Bu işte bir öğrenme eğrisi var.

👍 0 👎 0

red bagels

kırmızı simit
+ kırmızı poğaça

"We have red bagels today."

Bugün kırmızı simitlerimiz var.

👍 0 👎 0

gutwrenching pain

yürek parçalayan acı
+ iç parçalayan acı

"I want relief from this gutwrenching pain."

Bu yürek parçalayan acıdan kurtulmak istiyorum.

👍 0 👎 0

fiancé

nişanlı
+ sözlü

"He is a teacher and very sweet."

O bir öğretmen ve çok tatlı.

👍 0 👎 0

crush

hoşlanma
+ vurulma, âşık olma

"You're getting a crush on your sister's fiancé."

Kız kardeşinin nişanlısına hoşlanıyorsun.

👍 0 👎 0

Supergirl

Süper Kız
+ Supergirl

"Supergirl is very powerful."

Süper Kız çok güçlüdür.

👍 0 👎 0

Catwoman

Kedi Kadın
+ Catwoman

"Who would win, Catwoman or Supergirl?"

Kim kazanırdı, Kedi Kadın mı Süper Kız mı?

👍 0 👎 0

calamari

kalamar
+ mürekkep balığı

"I need a calamari and a Caesar salad."

Bir kalamar ve bir Sezar salataya ihtiyacım var.

👍 0 👎 0

pesto

pesto sos
+ pesto

"Would you say your pesto is the pesto?"

Pestonun en iyisi seninki mi dersin?

👍 0 👎 0

sue chef

yardımcı şef
+ alt şef, sous şef

"Tim is my new sue chef."

Tim benim yeni yardımcı şefim.

👍 0 👎 0

mature

olgun
+ ergin, yetişkin

"I've really grown up and become mature."

Gerçekten büyüdüm ve olgunlaştım.

👍 0 👎 0

red sweater

kırmızı kazak
+ kırmızı süveter

"This is my red sweater, not yours."

Bu benim kırmızı kazağım, seninki değil.

👍 0 👎 0

rip the band-aid off

bir an önce söylemek
+ acıyı çabuk bitirmek, hemen söylemek

"Go in there and rip the band-aid off."

İçeri gir ve bir an önce söyle.

👍 0 👎 0

furry playmate

tüylü oyun arkadaşı
+ tüylü dost

"I brought a furry playmate to cheer you up."

Seni neşelendirmek için tüylü bir oyun arkadaşı getirdim.

👍 0 👎 0

taffy

karamel şeker
+ karamel, şekerleme

"She got me taffy for my birthday."

Doğum günümde bana karamel şeker getirdi.

👍 0 👎 0

erotic novels

erotik romanlar
+ cinsel içerikli romanlar

"I write erotic novels for children."

Çocuklar için erotik romanlar yazıyorum.

👍 0 👎 0

come on strong

fazla ileri gitmek
+ baskı yapmak, zorlamak

"You're coming on a little strong."

Biraz fazla ileri gidiyorsun.

👍 0 👎 0

wild

çılgın
+ vahşi, delidolu

"You're wild, aren't you?"

Çılgınsın, değil mi?

👍 0 👎 0

check out

süzmek
+ incelemek, bakmak

"He totally checked you out just now."

Az önce seni tamamen süzdü.

👍 0 👎 0

scientific discovery

bilimsel keşif
+ bilimsel buluş

"The circle means a scientific discovery."

Daire, bilimsel bir keşif anlamına geliyor.

👍 0 👎 0

promotion

terfi
+ yükselme, ilerleme

"I see a ladder, which means a promotion."

Bir merdiven görüyorum, bu terfi demek.

👍 0 👎 0

trots

ishal
+ sürgün, diyare

"Tea gives me the trots sometimes."

Çay bazen ishal yapıyor.

👍 0 👎 0

suck

berbat olmak
+ kötü olmak, işe yaramamak

"This game sucks, I hate it."

Bu oyun berbat, ondan nefret ediyorum.

👍 0 👎 0

hog

tekeline almak
+ sahiplenmek, tek başına kullanmak

"Stop hogging the game, let others play."

Oyunu tekeline almayı bırak, başkaları da oynasın.

👍 0 👎 0

hot piece of ass

ateşli hatun
+ çekici kadın, seksi

"Man, what a hot piece of ass!"

Vay be, ne ateşli hatun!

👍 0 👎 0

scatterbrain

dalgın kimse
+ unutkan, savruk

"She is such a scatterbrain, she lost the keys."

O çok dalgın, anahtarları kaybetti.

👍 0 👎 0

humdinger

olağanüstü şey
+ müthiş şey, harika

"That story was a real humdinger."

Bu hikaye gerçekten olağanüstüydü.

👍 0 👎 0

butter up

gönlünü almak
+ yağ çekmek, pohpohlamak

"I want to butter her up before asking."

Sormadan önce onun gönlünü almak istiyorum.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.