Destelere dön

🎧 How a Poor Boy Created Hyundai || Learn English Through Story Level 2 🔥 || Listening Practice ✅️

Chung Ju-yung, yoksul bir çiftçi çocuğu olarak başladığı hayatında, hiç durmadan çalışarak Hyundai'yi kurdu. Hiçbir eğitimi ve parası olmamasına rağmen, yıkıntılar arasında fırsat görüp Kore'nin ilk köprüsünü, gemisini ve arabasını inşa etti. Bu hikaye, azmin ve hayal gücünün sınır tanımadığını gösteriyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 12 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 12 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

12 kart

barefoot

yalınayak
+ çıplak ayak

"He walked barefoot on the muddy field."

Çamurlu tarlada yalınayak yürüdü.

👍 0 👎 0

to chase a dream

bir hayalin peşinden koşmak
+ bir hayali kovalamak

"He ran 120 km to chase his dream."

Hayalinin peşinden koşmak için 120 km koştu.

👍 0 👎 0

to give up

vazgeçmek
+ pes etmek

"He decided to never stop trying and never give up."

Denemekten asla vazgeçmemeye ve pes etmemeye karar verdi.

👍 0 👎 0

to stand alone

tek başına durmak
+ yalnız kalmak, dik durmak

"He learned to stand alone when the world shut the door."

Dünya kapıyı kapattığında tek başına durmayı öğrendi.

👍 0 👎 0

fluency

akıcılık
+ akıcı konuşma

"Real stories with emotion are the secret to fluency."

Duygu dolu gerçek hikayeler akıcılığın sırrıdır.

👍 0 👎 0

to be born into

içine doğmak
+ doğmak

"He was born into a family of farmers."

Çiftçi bir ailenin içine doğdu.

👍 0 👎 0

strict

katı
+ sert, disiplinli

"His father was strict and believed in hard work."

Babası katıydı ve sıkı çalışmaya inanırdı.

👍 0 👎 0

to drag

sürüklemek
+ çekmek

"His father dragged him back to the farm."

Babası onu çiftliğe geri sürükledi.

👍 0 👎 0

to save up

biriktirmek
+ para biriktirmek

"He saved enough money to start a small business."

Küçük bir iş kurmak için yeterli para biriktirdi.

👍 0 👎 0

to steal

çalmak
+ aşırmak

"His partner stole all the money and disappeared."

Ortağı tüm parayı çalıp ortadan kayboldu.

👍 0 👎 0

to wipe tears

gözyaşlarını silmek
+ göz yaşlarını silmek

"He wiped his tears and started over."

Gözyaşlarını silip yeniden başladı.

👍 0 👎 0

to bid for

ihaleye girmek
+ teklif vermek

"He started bidding for bigger construction projects."

Daha büyük inşaat projeleri için ihaleye girmeye başladı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.