barefoot
"He walked barefoot on the muddy field."
Çamurlu tarlada yalınayak yürüdü.
Chung Ju-yung, yoksul bir çiftçi çocuğu olarak başladığı hayatında, hiç durmadan çalışarak Hyundai'yi kurdu. Hiçbir eğitimi ve parası olmamasına rağmen, yıkıntılar arasında fırsat görüp Kore'nin ilk köprüsünü, gemisini ve arabasını inşa etti. Bu hikaye, azmin ve hayal gücünün sınır tanımadığını gösteriyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"He walked barefoot on the muddy field."
Çamurlu tarlada yalınayak yürüdü.
"He ran 120 km to chase his dream."
Hayalinin peşinden koşmak için 120 km koştu.
"He decided to never stop trying and never give up."
Denemekten asla vazgeçmemeye ve pes etmemeye karar verdi.
"He learned to stand alone when the world shut the door."
Dünya kapıyı kapattığında tek başına durmayı öğrendi.
"Real stories with emotion are the secret to fluency."
Duygu dolu gerçek hikayeler akıcılığın sırrıdır.
"He was born into a family of farmers."
Çiftçi bir ailenin içine doğdu.
"His father was strict and believed in hard work."
Babası katıydı ve sıkı çalışmaya inanırdı.
"His father dragged him back to the farm."
Babası onu çiftliğe geri sürükledi.
"He saved enough money to start a small business."
Küçük bir iş kurmak için yeterli para biriktirdi.
"His partner stole all the money and disappeared."
Ortağı tüm parayı çalıp ortadan kayboldu.
"He wiped his tears and started over."
Gözyaşlarını silip yeniden başladı.
"He started bidding for bigger construction projects."
Daha büyük inşaat projeleri için ihaleye girmeye başladı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle