Destelere dön

İngilizce Kelime Kartları - Orta Seviye (O-P)

O ve P harfleriyle başlayan İngilizce kelimelerin Türkçe anlamları, örnek cümleler ve kullanımları.

B1 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 50 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce kelime #sınav #toefl #yds
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 50 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 5–9 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

50 kart

Preliminary

Ön
+ hazırlık niteliğinde

"The preliminary results look promising."

Ön sonuçlar umut verici görünüyor.

👍 0 👎 0

Physical

Fiziksel
+ bedensel

"Regular exercise improves physical health."

Düzenli egzersiz fiziksel sağlığı iyileştirir.

👍 0 👎 0

Plus

Artı
+ ek olarak

"The cost is $50 plus tax."

Maliyet vergi hariç 50 dolar.

👍 0 👎 0

Policy

Politika
+ ilke, kural

"The company has a strict no-smoking policy."

Şirketin katı bir sigara içmeme politikası var.

👍 0 👎 0

Portion

Porsiyon
+ kısım, pay

"She ate only a small portion of the meal."

Yemeğin sadece küçük bir kısmını yedi.

👍 0 👎 0

Pose

Teşkil etmek (sorun
+ tehlike), poz vermek, teşkil etmek

"The new law poses a threat to privacy."

Yeni yasa gizlilik için bir tehdit oluşturuyor.

👍 0 👎 0

Positive

Olumlu
+ pozitif

"She has a positive attitude towards life."

Hayata karşı olumlu bir tutumu var.

👍 0 👎 0

Potential

Potansiyel
+ olası

"He has the potential to become a great leader."

Harika bir lider olma potansiyeline sahip.

👍 0 👎 0

Practitioner

Pratisyen
+ uygulayıcı

"She is a medical practitioner."

O bir tıp pratisyenidir.

👍 0 👎 0

Precede

-den önce gelmek
+ önde olmak, önce gelmek

"The appetizer precedes the main course."

Meze ana yemekten önce gelir.

👍 0 👎 0

Precise

Kesin
+ tam, titiz

"We need precise measurements for the experiment."

Deney için kesin ölçümlere ihtiyacımız var.

👍 0 👎 0

Predict

Tahmin etmek
+ öngörmek

"It is difficult to predict the weather."

Havayı tahmin etmek zordur.

👍 0 👎 0

Predominant

Baskın
+ ağır basan

"English is the predominant language in business."

İngilizce iş dünyasında baskın dildir.

👍 0 👎 0

Philosophy

Felsefe

"She studied philosophy at university."

Üniversitede felsefe okudu.

👍 0 👎 0

Presume

Varsaymak
+ tahmin etmek

"I presume you have already eaten."

Zaten yemek yediğinizi varsayıyorum.

👍 0 👎 0

Previous

Önceki
+ geçmiş

"Please refer to the previous chapter."

Lütfen önceki bölüme bakın.

👍 0 👎 0

Primary

Birincil
+ temel, ana

"Our primary goal is customer satisfaction."

Birincil hedefimiz müşteri memnuniyetidir.

👍 0 👎 0

Prime

En önemli
+ baş, en verimli dönem

"She is in her prime as an athlete."

Bir atlet olarak en verimli döneminde.

👍 0 👎 0

Principal

Asıl
+ temel, okul müdürü

"The principal reason is lack of funds."

Asıl neden fon eksikliği.

👍 0 👎 0

Principle

İlke
+ prensip, ilke

"He sticks to his principles."

İlkelerine bağlı kalır.

👍 0 👎 0

Prior

Önceki
+ öncelikli

"Prior experience is required for this job."

Bu iş için önceki deneyim gereklidir.

👍 0 👎 0

Priority

Öncelik

"Safety is our top priority."

Güvenlik en öncelikli konumuz.

👍 0 👎 0

Proceed

İlerlemek
+ devam etmek, ilerlemek

"Please proceed to the next step."

Lütfen bir sonraki adıma geçin.

👍 0 👎 0

Process

Süreç
+ işlem, işlemek

"The application process takes two weeks."

Başvuru süreci iki hafta sürer.

👍 0 👎 0

Professional

Profesyonel
+ mesleki

"She is a professional photographer."

O profesyonel bir fotoğrafçı.

👍 0 👎 0

Paradigm

Paradigma
+ değerler dizisi, örnek

"This discovery shifted the scientific paradigm."

Bu keşif bilimsel paradigmayı değiştirdi.

👍 0 👎 0

Occur

Meydana gelmek
+ olmak

"The accident occurred late at night."

Kaza gece geç saatlerde meydana geldi.

👍 0 👎 0

Odd

Tuhaf
+ garip, tek (sayı), tek

"It's odd that he didn't call."

Aramaması tuhaf.

👍 0 👎 0

Offset

Dengelemek
+ telafi etmek

"The gains offset the losses."

Kazançlar kayıpları dengeledi.

👍 0 👎 0

Ongoing

Süregelen
+ devam eden

"The investigation is ongoing."

Soruşturma devam ediyor.

👍 0 👎 0

Option

Seçenek
+ opsiyon

"We have several options to choose from."

Seçebileceğimiz birkaç seçenek var.

👍 0 👎 0

Orient

Yönlendirmek
+ uyum sağlamak

"The program helps new students orient themselves."

Program yeni öğrencilerin uyum sağlamasına yardımcı olur.

👍 0 👎 0

Outcome

Sonuç
+ netice

"The outcome of the election was surprising."

Seçimin sonucu şaşırtıcıydı.

👍 0 👎 0

Output

Çıktı
+ üretim miktarı

"The factory increased its output this year."

Fabrika bu yıl üretim miktarını artırdı.

👍 0 👎 0

Overall

Genel
+ bütünüyle

"Overall, the project was a success."

Genel olarak proje başarılıydı.

👍 0 👎 0

Overlap

Üst üste binmek
+ çakışmak

"The two meetings overlap in time."

İki toplantı zaman olarak çakışıyor.

👍 0 👎 0

Overseas

Aşırı deniz
+ yurt dışı, denizaşırı

"She plans to study overseas next year."

Gelecek yıl yurt dışında okumayı planlıyor.

👍 0 👎 0

Panel

Panel
+ kurul, jüri

"The panel discussed the new policy."

Panel yeni politikayı tartıştı.

👍 0 👎 0

Occupy

İşgal etmek
+ yer kaplamak, işgal etmek

"The protesters decided to occupy the square."

Protestocular meydanı işgal etmeye karar verdi.

👍 0 👎 0

Paragraph

Paragraf

"Please write a paragraph about your hobby."

Lütfen hobiniz hakkında bir paragraf yazın.

👍 0 👎 0

Parallel

Paralel
+ benzer

"The two roads run parallel to each other."

İki yol birbirine paralel uzanır.

👍 0 👎 0

Parameter

Parametre
+ değişken

"We need to define the parameters of the experiment."

Deneyin parametrelerini tanımlamamız gerekiyor.

👍 0 👎 0

Participate

Katılmak
+ yer almak

"Everyone is encouraged to participate in the discussion."

Herkes tartışmaya katılmaya teşvik ediliyor.

👍 0 👎 0

Partner

Ortak
+ partner

"She is my business partner."

O benim iş ortağım.

👍 0 👎 0

Passive

Pasif
+ edilgen

"He took a passive role in the project."

Projede pasif bir rol üstlendi.

👍 0 👎 0

Percent

Yüzde

"Only ten percent of the students passed."

Öğrencilerin sadece yüzde onu geçti.

👍 0 👎 0

Period

Dönem
+ çağ, periyot

"The Renaissance was a period of great art."

Rönesans büyük sanatın olduğu bir dönemdi.

👍 0 👎 0

Perspective

Perspektif
+ bakış açısı

"Try to see it from my perspective."

Bunu benim bakış açımdan görmeye çalış.

👍 0 👎 0

Phase

Evre
+ aşama, safha

"The project is in its final phase."

Proje son aşamasında.

👍 0 👎 0

Phenomenon

Fenomen
+ olgu

"The northern lights are a natural phenomenon."

Kuzey ışıkları doğal bir fenomendir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.