audition
"He went to hundreds of auditions before getting a role."
Bir rol almadan önce yüzlerce seçmeye gitti.
Brad Pitt'in hayatı üzerinden, reddedilme, kalp kırıklığı ve başarısızlıklara rağmen pes etmemenin önemi anlatılıyor. Şöhretin getirdiği zorluklar ve içsel mücadelelerle başa çıkma yolları vurgulanıyor. Hikaye, doğal İngilizce öğrenimi için duygusal ve güçlü bir kelime dağarcığı sunuyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"He went to hundreds of auditions before getting a role."
Bir rol almadan önce yüzlerce seçmeye gitti.
"His films are part of his lasting legacy."
Filmleri kalıcı mirasının bir parçasıdır.
"He has been sober for several years now."
Birkaç yıldır ayık yaşıyor.
"The legal battle over the vineyard became a lawsuit."
Bağ üzerindeki hukuki mücadele bir davaya dönüştü.
"They bought a beautiful estate in France."
Fransa'da güzel bir malikâne satın aldılar.
"He found peace in sculpting metal in his garage."
Garajında metal heykeller yaparak huzur buldu.
"His perseverance paid off in the end."
Azmi sonunda meyvesini verdi.
"It took him years to heal from the pain."
Acıdan kurtulması yıllar aldı.
"He showed his vulnerable side in interviews."
Röportajlarda savunmasız yönünü gösterdi.
"Fight Club is considered an iconic film."
Fight Club ikonik bir film olarak kabul edilir.
"He faced many rejections before becoming a famous actor."
Ünlü bir aktör olmadan önce birçok kez reddedildi.
"His resilience helped him overcome many obstacles."
Dayanıklılığı birçok engeli aşmasına yardımcı oldu.
"Despite his success, he remained humble."
Başarısına rağmen mütevazı kaldı.
"He suffered from low-grade depression for many years."
Uzun yıllar hafif derecede depresyon yaşadı.
"He started therapy to deal with his past trauma."
Geçmiş travmalarıyla başa çıkmak için terapiye başladı.
"Winning the Oscar felt like a redemption for him."
Oscar'ı kazanmak onun için bir kurtuluş gibiydi.
"He struggled with alcohol addiction for years."
Yıllarca alkol bağımlılığıyla mücadele etti.
"Fame came quickly, but it also brought problems."
Şöhret hızlı geldi ama beraberinde sorunlar da getirdi.
"The divorce caused him a lot of heartbreak."
Boşanma ona büyük bir kalp kırıklığı yaşattı.
"His early years were a constant struggle for survival."
İlk yılları sürekli bir hayatta kalma mücadelesiydi.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle