Destelere dön

🎧 A beautiful Day English Story | English Listening And Speaking Skills | Short Story Everyday

Elara, sıra dışı dinleme yeteneğine sahip bir kız, köyünün yakınındaki ormanda keşfettiği sihirli bir çeşmenin yardımıyla doğanın dilini anlamayı öğrenir. Bu deneyim onu, insanlarla doğa arasında köprü kurmaya ve köyünü daha uyumlu bir yaşama yönlendirmeye teşvik eder.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 12 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme #doğa #hikaye
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 12 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

12 kart

nestled

yerleşmiş
+ gömülü, konumlanmış, saklanmış

"The village was nestled between rolling hills."

Köy, dalgalı tepeler arasına yerleşmişti.

👍 0 👎 0

attuned

uyumlu
+ duyarlı, ayarlanmış, alışkın

"Her ears were attuned to the world around her."

Kulakları etrafındaki dünyaya duyarlıydı.

👍 0 👎 0

rustling

hışırtı
+ hışırdama, fısıltı

"She listened to the rustling of leaves."

Yaprakların hışırtısını dinledi.

👍 0 👎 0

murmur

mırıltı
+ uğultu, fısıltı, hafif ses

"The distant murmur of the brook was soothing."

Derenin uzaktaki mırıltısı rahatlatıcıydı.

👍 0 👎 0

gift

yetenek
+ hediye, armağan, özel yetenek

"Her keen hearing was a gift passed down through generations."

Keskin işitmesi nesiller boyu aktarılan bir yetenekti.

👍 0 👎 0

peaked

uyandırılmış
+ artmış, kabartılmış

"Her curiosity was peaked by the strange sound."

Garip ses merakını uyandırdı.

👍 0 👎 0

inexplicable

açıklanamaz
+ anlaşılmaz, esrarengiz

"An inexplicable urge drove her into the forest."

Açıklanamaz bir dürtü onu ormana sürükledi.

👍 0 👎 0

clearing

açıklık
+ düzlük, orman açıklığı, alan

"She emerged into a small clearing in the forest."

Ormanda küçük bir açıklığa çıktı.

👍 0 👎 0

entranced

büyülenmiş
+ hayran, kendinden geçmiş

"She knelt entranced by the fountain's melody."

Çeşmenin melodisiyle büyülenmiş bir halde diz çöktü.

👍 0 👎 0

tapestry

doku
+ halı, duvar halısı, mozayik

"The images formed a grand tapestry of stories."

Görüntüler büyük bir hikaye dokusu oluşturuyordu.

👍 0 👎 0

bridge

köprü kurmak
+ bağlantı sağlamak, aracı olmak

"She could bridge the gap between nature and humanity."

Doğa ile insanlık arasında köprü kurabilirdi.

👍 0 👎 0

thrived

gelişti
+ serpildi, büyüdü, başarılı oldu

"The village thrived as people learned to live in harmony."

İnsanlar uyum içinde yaşamayı öğrendikçe köy gelişti.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.