Destelere dön

🎧 The Super Dad's English Story | English Speaking Practice Short Video | English Practice Everyday

Arcadia şehrinde yaşayan Ethan, gündüzleri mühendis, geceleri ise süper güçlere sahip bir baba olarak şehri korur. Kötü adam Dr. Spectre'ın hava durumunu kontrol eden cihazını durdururken ailesine olan sevgisi ona güç verir. Hikaye, bir babanın hem kahraman hem de sevgi dolu bir ebeveyn olma mücadelesini anlatır.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 12 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#hikaye #kelime #okuma
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 12 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

12 kart

bustling

hareketli
+ canlı, kalabalık, koşuşturmalı

"The bustling city never slept."

Hareketli şehir hiç uyumazdı.

👍 0 👎 0

secret

sır
+ gizli

"He held a secret that no one knew."

Kimsenin bilmediği bir sırrı vardı.

👍 0 👎 0

discover

keşfetmek
+ bulmak, ortaya çıkarmak

"He discovered his abilities in his 20s."

Yirmili yaşlarında yeteneklerini keşfetti.

👍 0 👎 0

hide

saklamak
+ gizlemek

"He chose to hide his powers."

Güçlerini saklamayı seçti.

👍 0 👎 0

villain

kötü adam
+ kötü karakter, düşman

"Dr. Spectre was a notorious villain."

Dr. Spectre kötü şöhretli bir kötü adamdı.

👍 0 👎 0

plot

plan
+ komplo, düzen, entrika

"His latest plot involved a weather device."

En son planı bir hava durumu cihazını içeriyordu.

👍 0 👎 0

fateful

kader anı
+ uğursuz, kader belirleyen

"One fateful night, he heard the news."

Bir kader gecesi, haberi duydu.

👍 0 👎 0

emerge

ortaya çıkmak
+ belirmek, çıkmak

"He emerged as Super Dad."

Süper Baba olarak ortaya çıktı.

👍 0 👎 0

fierce

şiddetli
+ korkunç, sert, azgın

"They engaged in a fierce battle."

Şiddetli bir savaşa tutuştular.

👍 0 👎 0

overwhelm

bunaltmak
+ alt etmek, ezmek, boğmak

"He was overwhelmed by the villain's strategy."

Kötü adamın stratejisi onu bunaltmıştı.

👍 0 👎 0

determination

kararlılık
+ azim

"His determination gave him strength."

Kararlılığı ona güç verdi.

👍 0 👎 0

balance

dengelemek
+ denge

"Balancing his dual life was challenging."

İkili hayatını dengelemek zordu.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.