Destelere dön

🎧 The Story of My Family || Learn English Through Story 🔥 || Graded Reader || Improve Your English ✅

Monica, 26 yaşında, ailesinin fedakarlıkları ve sevgisi sayesinde hayatın zorluklarını aşmayı öğrenmiş bir genç kadın. Annesi Sarah’ın şefkati, babası Michael’ın desteği, kardeşleri Daniel ve Emily’nin koruyuculuğuyla büyüyen Monica, aileden uzakta yaşamanın ardından en büyük mutluluğun sevdiklerinde olduğunu fark ediyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme pratiği #günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-06-16
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

foundation

temel
+ dayanak

"They built the foundation for my success."

Başarımın temelini onlar attı.

👍 0 👎 0

soothing

yatıştırıcı
+ rahatlatıcı

"Her voice was so soothing when she hummed."

Mırıldandığında sesi çok yatıştırıcıydı.

👍 0 👎 0

cheat

hile yapmak
+ kopya çekmek

"Daniel would cheat at Monopoly so we watched him."

Daniel Monopoly'de hile yapardı, bu yüzden onu izlerdik.

👍 0 👎 0

sacrifice

fedakarlık
+ özveri

"My parents made many sacrifices for us."

Ailem bizim için birçok fedakarlık yaptı.

👍 0 👎 0

skip lunch

öğle yemeğini atlamak
+ öğle yemeği yememek

"He skipped lunch to save money for my coat."

Ceketime para biriktirmek için öğle yemeğini atladı.

👍 0 👎 0

give up

vazgeçmek
+ bırakmak

"She gave up her dream of being a singer."

Şarkıcı olma hayalinden vazgeçti.

👍 0 👎 0

part-time job

yarı zamanlı iş
+ part-time iş

"Emily took a part-time job to support the family."

Emily aileye destek olmak için yarı zamanlı bir işe girdi.

👍 0 👎 0

mow lawns

çim biçmek
+ çimleri kesmek

"He mowed lawns to earn extra money."

Ekstra para kazanmak için çim biçti.

👍 0 👎 0

overhear

duymak (gizlice)
+ kulak misafiri olmak

"I overheard my parents talking about money."

Ailemin para hakkında konuştuğunu duydum.

👍 0 👎 0

magical

büyülü
+ sihirli

"Those simple moments were truly magical."

O basit anlar gerçekten büyülüydü.

👍 0 👎 0

bond

bağ
+ ilişki

"We shared a special bond during kitchen time."

Mutfak zamanında özel bir bağ paylaşırdık.

👍 0 👎 0

prankster

şakacı
+ muzip

"Daniel was the prankster of the family."

Daniel ailenin şakacısıydı.

👍 0 👎 0

spit out

tükürmek
+ püskürtmek

"I spat out the tea because it had salt in it."

Çayın içinde tuz olduğu için tükürdüm.

👍 0 👎 0

fall off

düşmek
+ yuvarlanmak

"He laughed so hard he fell off his chair."

O kadar çok güldü ki sandalyeden düştü.

👍 0 👎 0

empty

boş
+ ıssız

"The house feels empty without my family."

Ailem olmayınca ev boş geliyor.

👍 0 👎 0

true meaning

gerçek anlam
+ asıl anlam

"I learned the true meaning of happiness."

Mutluluğun gerçek anlamını öğrendim.

👍 0 👎 0

roots

kökler
+ temel

"Family is your roots that keep you strong."

Aile, seni güçlü tutan köklerindir.

👍 0 👎 0

treasure

hazine
+ değerli şey

"Family is the greatest treasure in life."

Aile hayattaki en büyük hazinedir.

👍 0 👎 0

march up to

doğru yürümek
+ yaklaşmak, üzerine yürümek

"He marched up to the bullies and confronted them."

Zorbaların üzerine yürüdü ve onlarla yüzleşti.

👍 0 👎 0

cheerleader

destekçi
+ moral kaynağı, tezahüratçı

"She is my biggest cheerleader in everything I do."

O, yaptığım her şeyde en büyük destekçimdir.

👍 0 👎 0

devastated

çok üzgün
+ yıkılmış, perişan

"I was devastated when I failed the math test."

Matematik sınavında başarısız olunca çok üzüldüm.

👍 0 👎 0

stepping stone

basamak
+ adım, merdiven basamağı

"Failure is just a stepping stone to success."

Başarısızlık, başarıya giden bir basamaktır.

👍 0 👎 0

topped the class

sınıf birincisi oldu
+ sınıfı birincilikle bitirdi

"After studying hard, she topped the class."

Çok çalıştıktan sonra sınıf birincisi oldu.

👍 0 👎 0

role model

rol model
+ örnek kişi

"My dad is my role model and hero."

Babam benim rol modelim ve kahramanımdır.

👍 0 👎 0

rehearse

prova yapmak
+ tekrar etmek

"We rehearsed the play many times before the show."

Gösteriden önce oyunun birçok kez provasını yaptık.

👍 0 👎 0

troublemaker

yaramaz
+ belalı, sorun çıkaran

"My brother is a bit of a troublemaker but I love him."

Kardeşim biraz yaramazdır ama onu seviyorum.

👍 0 👎 0

protector

koruyucu
+ kalkan

"He is my protector and always stands up for me."

O benim koruyucum ve her zaman beni savunur.

👍 0 👎 0

homemaker

ev hanımı
+ ev kadını

"My mom is a homemaker who takes care of our family."

Annem ailemize bakan bir ev hanımıdır.

👍 0 👎 0

tease

dalga geçmek
+ kızdırmak, takılmak

"My brother loves to tease me but it's all in fun."

Kardeşim benimle dalga geçmeyi sever ama hepsi şakadır.

👍 0 👎 0

second mother

ikinci anne
+ anne gibi

"My older sister is like a second mother to me."

Ablam benim için ikinci anne gibidir.

👍 0 👎 0

terrified

çok korkmuş
+ dehşete düşmüş

"I was terrified of thunderstorms as a child."

Çocukken gök gürültülü fırtınalardan çok korkardım.

👍 0 👎 0

overwhelming

bunaltıcı
+ ezici

"Life can feel overwhelming sometimes."

Hayat bazen bunaltıcı gelebilir.

👍 0 👎 0

take for granted

hafife almak
+ değerini bilmemek

"I took my family's love for granted when I was young."

Gençken ailemin sevgisini hafife aldım.

👍 0 👎 0

precious

değerli
+ kıymetli

"Every moment with family is precious."

Aileyle geçirilen her an değerlidir.

👍 0 👎 0

sneak

gizlice almak
+ kaçamak yapmak

"Daniel would sneak a bite of food before breakfast."

Daniel kahvaltıdan önce gizlice bir lokma alırdı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.