Destelere dön

🎧 The Wedding Of Dream | Improve Your Speaking English | Story Level 1 | Graded Reader | Audio Podcast

Lily, bir düğünde tanıştığı Alex ile derin bir bağ kurar. Zorluklara rağmen ilişkilerini büyüterek evlenir ve hayallerini gerçekleştirirler. Bu hikaye, yeni kelimeler ve günlük ifadelerle İngilizce pratiği yapmanıza yardımcı olur.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce
Son güncelleme: 2026-06-16
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

adventure

macera
+ serüven

"They embarked on a grand adventure across Europe."

Avrupa'da büyük bir maceraya atıldılar.

👍 0 👎 0

festivities

kutlamalar
+ şenlikler, eğlenceler

"Guests enjoyed the pre-wedding festivities."

Misafirler düğün öncesi kutlamaların tadını çıkardı.

👍 0 👎 0

canopy

gölgelik
+ tente, sayvan

"They exchanged vows under a canopy of flowers."

Çiçeklerle süslü bir gölgelik altında yeminlerini ettiler.

👍 0 👎 0

intimate

samimi
+ özel, yakın

"They had a small, intimate wedding."

Küçük, samimi bir düğün yaptılar.

👍 0 👎 0

supportive

destekleyici

"They were supportive of each other's dreams."

Birbirlerinin hayallerini destekliyorlardı.

👍 0 👎 0

nurture

beslemek
+ geliştirmek, yetiştirmek

"They nurtured their children's creativity."

Çocuklarının yaratıcılığını beslediler.

👍 0 👎 0

flourish

gelişmek
+ serpilmek, başarılı olmak

"Lily's art career flourished."

Lily'nin sanat kariyeri gelişti.

👍 0 👎 0

milestone

dönüm noktası
+ önemli olay

"They celebrated many milestones together."

Birlikte birçok dönüm noktasını kutladılar.

👍 0 👎 0

cherish

değer vermek
+ önemsemek, sevmek

"They cherished their time together."

Birlikte geçirdikleri zamana değer verdiler.

👍 0 👎 0

reminisce

anıları tazelemek
+ geçmişi anmak

"They spent the afternoon reminiscing about old times."

Öğleden sonrayı eski günleri anarak geçirdiler.

👍 0 👎 0

inspiration

ilham
+ esin

"Lily found inspiration in the island's beauty."

Lily, adanın güzelliğinde ilham buldu.

👍 0 👎 0

overcome

üstesinden gelmek
+ yenmek

"They overcame the challenges of distance."

Mesafenin zorluklarının üstesinden geldiler.

👍 0 👎 0

bond

bağ
+ ilişki

"Their bond grew stronger with each passing moment."

Bağları her geçen an daha da güçlendi.

👍 0 👎 0

community

topluluk
+ cemaat

"They formed a tight-knit community."

Sıkı sıkıya bağlı bir topluluk oluşturdular.

👍 0 👎 0

tradition

gelenek
+ anane

"They started a tradition of annual summer barbecues."

Her yıl yaz barbeküsü geleneği başlattılar.

👍 0 👎 0

triumph

zafer
+ başarı, büyük başarı

"They celebrated triumphs together."

Birlikte başarıları kutladılar.

👍 0 👎 0

heartfelt

içten
+ samimi, yürekten

"He gave a heartfelt speech at the wedding."

Düğünde içten bir konuşma yaptı.

👍 0 👎 0

eternal

sonsuz
+ ebedi, ölümsüz

"Their love proved to be eternal."

Aşklarının sonsuz olduğu kanıtlandı.

👍 0 👎 0

blossoming

gelişen
+ serpilen, çiçek açan

"They had a blossoming romance."

Gelişen bir romansları vardı.

👍 0 👎 0

estate

malikane
+ çiftlik, arazi

"The estate had sprawling gardens and elegant architecture."

Malikanenin geniş bahçeleri ve zarif mimarisi vardı.

👍 0 👎 0

cousin

kuzen

"Lily attended her cousin Emma's wedding."

Lily, kuzeni Emma'nın düğününe katıldı.

👍 0 👎 0

groom

damat

"Alex was a childhood friend of the groom."

Alex, damadın çocukluk arkadaşıydı.

👍 0 👎 0

bride

gelin

"The bride looked radiant in her wedding dress."

Gelin, gelinliği içinde ışıl ışıldı.

👍 0 👎 0

reception

düğün yemeği
+ kutlaması, resepsiyon

"They danced together at the wedding reception."

Düğün kutlamasında birlikte dans ettiler.

👍 0 👎 0

ceremony

tören
+ merasim

"The wedding ceremony was magical."

Düğün töreni büyüleyiciydi.

👍 0 👎 0

vows

yeminler
+ evlilik sözleri

"They exchanged vows under a canopy of flowers."

Çiçeklerle süslü bir gölgelik altında yeminlerini ettiler.

👍 0 👎 0

confess

itiraf etmek
+ açıklamak

"Alex confessed his feelings to Lily."

Alex, Lily'ye duygularını itiraf etti.

👍 0 👎 0

wedding

düğün
+ nikah, evlilik töreni

"The wedding was held at a grand estate."

Düğün büyük bir malikanede yapıldı.

👍 0 👎 0

captivated

büyülenmiş
+ etkilenmiş

"Alex was captivated by Lily's grace."

Alex, Lily'nin zarafetinden büyülenmişti.

👍 0 👎 0

magnetic

manyetik
+ çekici, karizmatik

"His presence was magnetic."

Varlığı manyetikti.

👍 0 👎 0

flutter

çarpıntı
+ kanat çırpma

"She felt a flutter in her chest."

Göğsünde bir çarpıntı hissetti.

👍 0 👎 0

childhood friend

çocukluk arkadaşı

"Alex is Mark's childhood friend."

Alex, Mark'ın çocukluk arkadaşıdır.

👍 0 👎 0

long-distance relationship

uzun mesafe ilişkisi

"They faced the reality of a long-distance relationship."

Uzun mesafe ilişkisi gerçeğiyle yüzleştiler.

👍 0 👎 0

propose

evlenme teklif etmek

"Alex proposed to Lily in the garden."

Alex, Lily'ye bahçede evlenme teklif etti.

👍 0 👎 0

radiant

ışıl ışıl
+ parlak, ışıldayan

"Emma looked radiant in her pre-wedding glow."

Emma, düğün öncesi ışıltısıyla ışıl ışıldı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele