Destelere dön

🎧 How to Set the Right Goals and Stay Motivated | Ayelet Fishbach | TED

Motivasyonu bir kas değil, öğrenilebilir bir bilgi olarak ele alan konuşma, hedeflere ulaşmak için koşulları veya onlara bakış açısını değiştirmeyi öneriyor. Hedeflerin keyifli olması, orta kısımların kısaltılması ve başarısızlık anlarında egonun bir kenara bırakılması gibi akıllı stratejilerle motivasyonun sürdürülebileceği vurgulanıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 18 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#hedef belirleme #kişisel gelişim #motivasyon #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 18 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

18 kart

balance

denge
+ dengelemek

"It's smarter to think of these goals as balancing each other."

Bu hedeflerin birbirini dengelediğini düşünmek daha akıllıcadır.

👍 0 👎 0

anticipate

öngörmek
+ tahmin etmek

"When we anticipate temptations, we are less influenced by them."

Cezbedicileri öngördüğümüzde onlardan daha az etkileniriz.

👍 0 👎 0

no pain, no gain

acı yoksa kazanç da yok
+ emek olmadan yemek olmaz

"The saying 'no pain, no gain' is not just about exercise; it's a general smart motivation strategy."

“Acı yoksa kazanç da yok” sözü sadece spor yapmakla ilgili değildir; genel ve akıllıca bir motivasyon stratejisidir.

👍 0 👎 0

support

destek
+ desteklemek

"The Curie family taught us the importance of being supported and supporting others to achieve our goals."

Curie ailesi bize hedeflerimize ulaşmak için desteklenmenin ve diğerlerini desteklemenin önemini öğretti.

👍 0 👎 0

procrastinate

erteleme yapmak
+ ertelemek

"In the middle, they procrastinated."

Ortadayken işi erteliyorlardı.

👍 0 👎 0

commitment

bağlılık
+ adanmışlık

"The enjoyment you get from a goal determines your commitment to it."

Hedeften aldığınız keyif ona olan bağlılığınızı belirler.

👍 0 👎 0

discouraged

cesareti kırılmış
+ mutsuz, hevesi kaçmış

"When setbacks happen, it's natural to feel discouraged."

Aksilikler yaşandığında cesaretinizin kırılması doğaldır.

👍 0 👎 0

prerequisite course

önkoşul ders
+ ön şart ders

"Students don't enjoy studying for prerequisite courses because they are instruments."

Öğrenciler önkoşul derslere çalışmaktan hoşlanmaz çünkü bunlar araçtır.

👍 0 👎 0

instrumental

araçsal
+ araç olan

"We don't like investing in instruments, like parking or shipping fees."

Araçlara yatırım yapmaktan hoşlanmayız, park yeri veya kargo ücretleri gibi.

👍 0 👎 0

motivation

motivasyon
+ güdülenme

"Motivation is not about being strong; it's about being smart."

Motivasyon güçlü olmakla değil, akıllı olmakla ilgilidir.

👍 0 👎 0

lighthouse

deniz feneri
+ yol gösterici

"Your friends, family, and loved ones are critical for your motivation. They are your lighthouse."

Arkadaşlarınız, aileniz ve sevdiğiniz diğer insanlar motivasyonunuz için kritik öneme sahiptir. Onlar sizin deniz feneriniz.

👍 0 👎 0

temptation

cezbedici şey
+ ayartıcı, cazibe

"When we anticipate temptations, we are less influenced by them."

Cezbedicileri öngördüğümüzde onlardan daha az etkileniriz.

👍 0 👎 0

embrace discomfort

rahatsızlığı kucaklamak
+ rahatsızlığı tercih etmek

"Instead of trying to escape discomfort, temporarily embrace it."

Rahatsızlıktan kaçmaya çalışmak yerine geçici de olsa rahatsızlığı tercih edin.

👍 0 👎 0

remove your ego

egonuzu ortadan kaldırmak
+ egoyu bir kenara bırakmak

"A smart solution is to remove your ego. It's not about your ego."

Akıllıca bir çözüm, egonuzu ortadan kaldırmaktır. Mesele egonuzla ilgili değildir.

👍 0 👎 0

setback

aksilik
+ engel, terslik

"When setbacks happen, it's natural to feel discouraged."

Aksilikler yaşandığında cesaretinizin kırılması doğaldır.

👍 0 👎 0

midpoint problem

orta sorunu
+ orta nokta sorunu

"Our motivation is high at the beginning and end, but drops in the middle. We call this the midpoint problem."

Motivasyonumuz başlangıçta ve sonda yüksektir, ancak ortada düşer. Buna orta sorunu diyoruz.

👍 0 👎 0

intrinsic motivation

içsel motivasyon
+ içten gelen motivasyon

"We are intrinsically motivated when we are excited about doing the work."

İşi yapmak için heyecanlıysak içsel olarak motive oluruz.

👍 0 👎 0

goal

hedef
+ amaç

"She set a goal to complete a project at work."

İşte bir projeyi tamamlamak için bir hedef belirledi.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.