Destelere dön

🎧 How to Live a Meaningful Life | Brian S. Lowery | TED

Brian Lowery, kişisel başarıların geçici mutluluk verse de hayata anlam katmadığını anlatıyor. Gerçek anlamın, başkalarının hikâyelerinde yardımcı rol oynamak ve onların hayatlarına katkıda bulunmakla geldiğini vurguluyor. Anlam arayışının her zaman mutluluk getirmediğini, ancak insanları birbirine bağlayan derin bir şükran ve cömertlik döngüsü yarattığını söylüyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik kariyer #anlam #kişisel gelişim #motivasyon #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

circle of generosity

cömertlik çemberi
+ cömertlik döngüsü

"It's a beautiful circle of generosity and gratitude."

Güzel bir cömertlik ve şükran çemberi.

👍 0 👎 0

to leave behind

geriye bırakmak
+ miras bırakmak

"What you leave behind is the role you played in others' stories."

Geriye bıraktığınız şey, başkalarının hikayelerinde oynadığınız roldür.

👍 0 👎 0

to resonate

yankılanmak
+ etkisini sürdürmek

"The impact you have on others resonates through time."

Başkaları üzerindeki etkiniz zaman boyunca yankılanır.

👍 0 👎 0

to be part of a story not your own

kendine ait olmayan bir hikayenin parçası olmak
+ başkasının hikayesinde yer almak

"Being part of a story not your own gives meaning."

Kendinize ait olmayan bir hikayenin parçası olmak anlam verir.

👍 0 👎 0

to pursue personal success

kişisel başarı peşinde koşmak
+ kişisel başarıya odaklanmak

"We substitute the deep need for meaning with the pursuit of personal success."

Anlam için duyduğumuz derin ihtiyacı kişisel başarı peşinde koşmakla değiştiriyoruz.

👍 0 👎 0

to matter

önemli olmak
+ anlam ifade etmek

"You want to feel that you matter."

Önemli olduğunuzu hissetmek istersiniz.

👍 0 👎 0

to be hired

işe alınmak
+ iş bulmak

"I was thrilled when I was hired."

İşe alındığımda çok sevinmiştim.

👍 0 👎 0

to be reviewed

gözden geçirilmek
+ değerlendirilmek

"You know you'll be reviewed in about seven years."

Yaklaşık yedi yıl içinde gözden geçirileceğinizi bilirsiniz.

👍 0 👎 0

to get fired

kovulmak
+ işten atılmak

"I was worried about getting fired."

Kovulmaktan endişeleniyordum.

👍 0 👎 0

to be part of a story not your own

kendine ait olmayan bir hikayenin parçası olmak
+ başkasının hikayesinde yer almak

"Being part of a story not your own gives meaning."

Kendinize ait olmayan bir hikayenin parçası olmak anlam verir.

👍 0 👎 0

meaningful life

anlamlı hayat
+ anlamlı yaşam

"How to live a meaningful life?"

Anlamlı bir hayat nasıl yaşanır?

👍 0 👎 0

gratitude

şükran
+ minnettarlık

"You should have deep gratitude for the people who let you be part of their story."

Hikayelerinde yer almanıza izin veren insanlara derin bir şükran duymalısınız.

👍 0 👎 0

supporting role

yardımcı rol
+ destekleyici rol

"Try being a supporting role in other people's lives."

Diğer insanların hayatlarında yardımcı rol oynamayı deneyin.

👍 0 👎 0

personal success

kişisel başarı
+ bireysel başarı

"Personal success is easy to measure."

Kişisel başarı ölçmesi kolaydır.

👍 0 👎 0

transcend

aşmak
+ ötesine geçmek

"You can transcend yourself and become more than you are."

Kendinizi aşabilir ve olduğunuzdan daha fazlası olabilirsiniz.

👍 0 👎 0

significance

önem
+ anlamlılık

"Significance is the sense that you matter beyond this moment."

Önem, bu anın ötesinde de önemli olduğunuz duygusudur.

👍 0 👎 0

purpose

amaç
+ hedef

"Purpose is a way of thinking about what your life could be."

Amaç, hayatınızın ne olabileceğine dair bir düşünme biçimidir.

👍 0 👎 0

coherence

tutarlılık
+ bütünlük

"The world needs to feel coherent."

Dünyanın tutarlı hissettirmesi gerekiyor.

👍 0 👎 0

tenure

kadro (akademik)
+ sürekli pozisyon

"After seven years, I got tenure."

Yedi yıl sonra kadroya alındım.

👍 0 👎 0

personal achievement

kişisel başarı
+ bireysel başarı

"Personal achievement feels incredible."

Kişisel başarı inanılmaz hissettiriyor.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.