prize money
"Think of the prize money."
Ödül parasını düşün.
Bridget ve arkadaşları, "Can You Live Without" adlı TV yarışmasına katılmak için Marty Ross'u ikna eder. Yarışmada 24 saat boyunca en sevdikleri şeylerden vazgeçmeye çalışırlar; Bridget çikolata, ayna ve makyajdan, Hector sakız çiğnemekten, Nick ise kızlardan bahsetmekten uzak durmak zorundadır.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Think of the prize money."
Ödül parasını düşün.
"No makeup, what must I look like? Oh, and no mirrors."
Makyaj yok, neye benzeyeceğim? Ah, ve ayna yok.
"You must live without chocolate, mirrors and makeup."
Çikolata, ayna ve makyaj olmadan yaşamalısın.
"Top points could mean a holiday in the Caribbean."
En yüksek puan Karayipler'de tatil anlamına gelebilir.
"We'll win a super holiday."
Süper bir tatil kazanacağız.
"If we touch, we lose points."
Dokunursak puan kaybederiz.
"We might give them one or two temptations to make interesting television."
İlginç televizyon yapmak için onlara bir iki ayartma verebiliriz.
"I'd hate for the newspapers to see this."
Gazetelerin bunu görmesinden nefret ederim.
"I'm Eunice's researcher."
Ben Eunice'in araştırmacısıyım.
"It's not my decision, it's the producers'."
Bu benim kararım değil, yapımcıların.
"Can you live without chocolate?"
Çikolata olmadan yaşayabilir misin?
"You must live without talking about babes or talking about motorbikes."
Hatunlar veya motosikletler hakkında konuşmadan yaşamalısın.
"Nick loves babes and motorbikes."
Nick hatunları ve motosikletleri sever.
"Bridget and Annie share a flat in London."
Bridget ve Annie Londra'da bir daireyi paylaşıyorlar.
"He said you needed time away from me to really appreciate me, so he dumped you."
Beni gerçekten takdir etmek için benden uzak zamana ihtiyacın olduğunu söyledi, yani seni terk etti.
"You suck your thumb."
Sen parmak emiyorsun.
"I bet you couldn't stop chewing gum for 28 hours."
Bahse girerim 28 saat sakız çiğnemeyi bırakamazsın.
"It's time to persuade Marty that we want to go on Can You Live Without."
Marty'yi Can You Live Without'a katılmak istediğimize ikna etme zamanı.
"My friends and I want to be contestants on Can You Live Without."
Arkadaşlarım ve ben Can You Live Without'da yarışmacı olmak istiyoruz.
"It's just 24 hours of giving up our favorite things."
Sadece 24 saat en sevdiğimiz şeylerden vazgeçmek.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle