Destelere dön

🎧 40+ C1 Level Vocabulary (Culture & Tradition) 🌍 || Learn Advanced English with Podcast

Bu podcast, kültür ve gelenek konularında C1 seviyesinde 40'tan fazla ileri düzey İngilizce kelimeyi, bağlam içinde ve analitik bir yaklaşımla ele alıyor. Çokkültürlülük, erime potası, kültürleşme gibi kavramların toplumsal yapı, kimlik ve değişim süreçlerindeki rollerini derinlemesine inceliyor.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#gelenek #kelime #kültür
Son güncelleme: 2026-07-04
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

culture shock

kültür şoku

"Culture shock involves confusion, worry, and disorientation when landing in a vastly different way of life."

Kültür şoku, çok farklı bir yaşam tarzına adım attığında kafa karışıklığı, endişe ve yönelim bozukluğu içerir.

👍 0 👎 0

cultural pluralism

kültürel çoğulculuk

"Multiculturalism embodies what some call cultural pluralism or a deliberate inclusive ethos."

Çok kültürlülük, bazılarının kültürel çoğulculuk veya kasıtlı bir kapsayıcılık anlayışı dediği şeyi temsil eder.

👍 0 👎 0

assimilation

asimilasyon
+ özümseme

"Assimilation implies replacing your old culture with the new one."

Asimilasyon, eski kültürünüzü yenisiyle değiştirmek anlamına gelir.

👍 0 👎 0

sacred cow

dokunulmaz inanç
+ âdet, tabu

"A sacred cow is a belief or custom that people hold so dear they won't tolerate any criticism."

Dokunulmaz inanç, insanların o kadar değer verdiği bir inanç veya gelenektir ki herhangi bir eleştiriye tahammül etmezler.

👍 0 👎 0

cultural conflict

kültürel çatışma
+ kültür çatışması

"Cultural conflict occurs when different cultural values, beliefs, or expectations collide."

Kültürel çatışma, farklı kültürel değerler, inançlar veya beklentiler çatıştığında ortaya çıkar.

👍 0 👎 0

denominationalism

mezhepçilik
+ fırkacılık

"Denominationalism is the tendency within religions to divide into different sects."

Mezhepçilik, dinler içinde farklı mezheplere bölünme eğilimidir.

👍 0 👎 0

discrimination

ayrımcılık

"Discrimination means treating a group less fairly than others simply because of who they are."

Ayrımcılık, bir gruba sırf kim oldukları için diğerlerinden daha az adil davranmaktır.

👍 0 👎 0

supremacism

üstünlükçülük
+ baskınlık ideolojisi

"Supremacism is the systematic belief that one group should dominate others because they are supposedly better."

Üstünlükçülük, bir grubun diğerlerine hükmetmesi gerektiğine dair sistematik inançtır.

👍 0 👎 0

chauvinism

şovenizm
+ aşırı milliyetçilik, körü körüne bağlılık

"Chauvinism is an unreasonable, aggressive belief that your own country is inherently superior."

Şovenizm, kendi ülkenizin doğası gereği üstün olduğuna dair mantıksız, saldırgan bir inançtır.

👍 0 👎 0

patriotism

vatanseverlik
+ yurtseverlik

"Patriotism is the love and devotion you have for your country, including the ability to be constructively critical."

Vatanseverlik, ülkenize duyduğunuz sevgi ve bağlılıktır ve yapıcı eleştiri yapabilmeyi de içerir.

👍 0 👎 0

multiculturalism

çok kültürlülük
+ çokkültürlülük

"Multiculturalism is the active practice of giving importance to all cultures within a society."

Çok kültürlülük, bir toplumdaki tüm kültürlere önem verme aktif uygulamasıdır.

👍 0 👎 0

cultural integration

kültürel entegrasyon
+ kültürel bütünleşme

"Cultural integration occurs when individuals adopt practices from the host culture without losing their own identity."

Kültürel entegrasyon, bireylerin kendi kimliklerini kaybetmeden ev sahibi kültürün uygulamalarını benimsemesiyle oluşur.

👍 0 👎 0

acculturation

kültürleşme
+ uyum sağlama, kültürel uyum

"Acculturation is the process of adapting to become more like the people from a different culture."

Kültürleşme, farklı bir kültürden insanlara daha çok benzemek için uyum sağlama sürecidir.

👍 0 👎 0

cultural diffusion

kültürel yayılma
+ kültür yayılımı

"The Silk Road was a classic example of cultural diffusion, spreading religions and technologies."

İpek Yolu, dinleri ve teknolojileri yayan kültürel yayılmanın klasik bir örneğiydi.

👍 0 👎 0

inculturation

kültürlenme
+ toplumsallaşma, sosyalleşme

"Inculturation is the modification of an individual's behavior to fit in with their social life."

Kültürlenme, bireyin davranışının sosyal hayatına uyacak şekilde değiştirilmesidir.

👍 0 👎 0

biculturalism

çift kültürlülük
+ ikili kültür

"Someone who is bicultural can navigate smoothly between different social norms."

Çift kültürlü biri, farklı sosyal normlar arasında rahatça geçiş yapabilir.

👍 0 👎 0

peoplehood

halk olma bilinci
+ etnik birlik, halk kimliği

"Peoplehood highlights the communal bond and sense of ethnic unity."

Halk olma bilinci, toplumsal bağı ve etnik birlik duygusunu vurgular.

👍 0 👎 0

civilization

medeniyet
+ uygarlık

"Ancient Egyptian civilization is known for its incredible social organization."

Antik Mısır uygarlığı, inanılmaz sosyal organizasyonuyla bilinir.

👍 0 👎 0

homogeneous

homojen
+ türdeş, tek tip

"A homogeneous society consists of people who are basically all the same type."

Homojen bir toplum, temelde aynı tipten insanlardan oluşur.

👍 0 👎 0

melting pot

eritme potası
+ kültürel kaynaşma

"A melting pot implies that different people and ideas blend and create something new."

Eritme potası, farklı insanların ve fikirlerin kaynaşıp yeni bir şey yarattığı anlamına gelir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele