run out of paper
"The printer ran out of paper during my report."
Raporum sırasında yazıcının kağıdı bitti.
Bu videoda, İngilizce öğrenenler için "run out of" ifadesinin kullanımı örnek cümlelerle pratik ediliyor. Bitmek, tükenmek anlamına gelen bu kalıp, kahve, zaman, pil, sabır gibi günlük durumlarda nasıl kullanılır, tekrarlarla pekiştiriliyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"The printer ran out of paper during my report."
Raporum sırasında yazıcının kağıdı bitti.
"My laptop is running out of storage space."
Dizüstü bilgisayarımın depolama alanı tükeniyor.
"I ran out of clean clothes this morning."
Bu sabah temiz kıyafetim bitti.
"We are running out of options here."
Burada seçeneklerimiz tükeniyor.
"He ran out of money before the end of the month."
Ay sonu gelmeden parası bitti.
"I am running out of space on my phone."
Telefonumda alan tükeniyor.
"We ran out of water on our hiking trip."
Doğa yürüyüşünde suyumuz bitti.
"They almost ran out of tickets for the show."
Gösteri için biletleri neredeyse tükenmişti.
"Our company is running out of supplies this week."
Şirketimizin bu hafta malzemeleri tükeniyor.
"We ran out of coffee yesterday."
Dün kahvemiz bitti.
"I ran out of sugar while baking cookies."
Kurabiye yaparken şekerim bitti.
"She ran out of patience and left early."
Sabrı tükendi ve erken ayrıldı.
"I was running out of ideas for my presentation."
Sunumum için fikirlerim tükeniyordu.
"After 3 hours of work, I ran out of energy."
3 saatlik çalışmadan sonra enerjim tükendi.
"We are running out of gas on this road."
Bu yolda benzimiz bitiyor.
"My phone is running out of battery right now."
Telefonumun pili şu an bitiyor.
"We are running out of time for this project."
Bu proje için zamanımız tükeniyor.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle