Destelere dön

🎧 93% of Communication Isn't Words | B1-B2 English Listening Podcast

Bu podcast, iletişimde kelimelerin yalnızca %7 anlam taşıdığını, asıl gücün samimiyet ve özgünlükten geldiğini anlatıyor. Dil bilgisi mükemmel olsa bile, içten olmayan sözlerin duyulmadığını vurguluyor. Gerçek iletişim için risk alıp savunmasız olmanız ve yüreğinizden konuşmanız gerektiğini öğretiyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#iletişim #konusma #özgünlük
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

fluency vs authenticity

akıcılık ve otantiklik
+ akıcılığa karşı samimiyet

"There is a difference between fluency and authenticity."

Akıcılık ve otantiklik arasında fark vardır.

👍 0 👎 0

the bridge between your inner world and the outer world

iç dünyanla dış dünya arasındaki köprü
+ içsel ve dışsal dünya arasındaki bağ

"The bridge between your inner world and the outer world is broken."

İç dünyanla dış dünya arasındaki köprü kırıldı.

👍 0 👎 0

your authentic voice

otantik sesin
+ gerçek sesin, iç sesin

"Your authentic voice, your unique perspective, your real self."

Otantik sesin, benzersiz bakış açın, gerçek benliğin.

👍 0 👎 0

connection over protection

korunmak yerine bağlantı kurmak
+ bağlantıyı korunmaya tercih etmek

"They are choosing connection over protection."

Korunmak yerine bağlantı kurmayı seçiyorlar.

👍 0 👎 0

speak your truth

gerçeğini söylemek
+ içten konuşmak, doğruyu söylemek

"Speak your truth even when your voice shakes."

Sesin titrese bile gerçeğini söyle.

👍 0 👎 0

I struggle with

zorlanıyorum
+ mücadele ediyorum, başa çıkmakta zorlanıyorum

"I struggle with this grammar concept."

Bu dilbilgisi konseptiyle zorlanıyorum.

👍 0 👎 0

I appreciate

takdir ediyorum
+ minnettarım, müteşekkirim

"I appreciate how you always listen to me."

Beni her zaman dinlemeni takdir ediyorum.

👍 0 👎 0

I wonder

merak ediyorum
+ acaba

"I wonder if there is a better way."

Acaba daha iyi bir yol var mı merak ediyorum.

👍 0 👎 0

I notice

fark ediyorum
+ görüyorum ki

"I notice that we keep avoiding this topic."

Fark ediyorum ki bu konudan sürekli kaçınıyoruz.

👍 0 👎 0

I feel

hissediyorum
+ ben ... hissediyorum

"I feel worried. I feel excited. I feel confused."

Endişeli hissediyorum. Heyecanlı hissediyorum. Kafam karışık hissediyorum.

👍 0 👎 0

authenticity

otantiklik
+ içtenlik, samimiyet, gerçeklik

"When you speak without authenticity, your words become noise."

Otantiklik olmadan konuştuğunuzda, sözleriniz gürültüye dönüşür.

👍 0 👎 0

the wall you built yourself

kendi ördüğün duvar
+ kendini koruma duvarı

"The reason you are not heard is because of a wall. A wall you built yourself."

Duyulmamanızın nedeni bir duvar. Kendi ördüğünüz bir duvar.

👍 0 👎 0

empty words

boş sözler
+ anlamsız sözler

"Silence is sometimes louder than a thousand empty words."

Sessizlik bazen bin boş sözden daha yüksektir.

👍 0 👎 0

bounce off invisible walls

görünmez duvarlardan sekmek
+ karşılık bulamamak

"Your words feel like they are bouncing off invisible walls."

Sözleriniz görünmez duvarlardan sekiyormuş gibi geliyor.

👍 0 👎 0

carry weight

ağırlığı olmak
+ önemli olmak, etkili olmak

"Your words have weight now. They mean something."

Sözlerinizin artık ağırlığı var. Bir anlam ifade ediyorlar.

👍 0 👎 0

vulnerability

kırılganlık
+ savunmasızlık, zayıflık

"Vulnerability is not weakness. Vulnerability is the only path to genuine connection."

Kırılganlık zayıflık değildir. Kırılganlık gerçek bağlantıya giden tek yoldur.

👍 0 👎 0

put yourself out there

kendini ortaya koymak
+ risk almak, cesur olmak, açık olmak

"We say someone is putting themselves out there. They are taking a risk."

Birinin kendini ortaya koyduğunu söyleriz. Risk alıyorlardır.

👍 0 👎 0

go through the motions

mekanik olarak yapmak
+ isteksizce yapmak, sadece şeklen yapmak

"They are doing the actions saying the words but the life is gone. The soul is gone."

Hareketleri yapıyor, sözleri söylüyorlar ama hayat gitmiş, ruh gitmiş.

👍 0 👎 0

speak from the heart

içten konuşmak
+ samimi konuşmak, kalpten konuşmak

"We say someone is speaking from the heart, not from the brain, not from the book, from the heart."

Birinin kalpten konuştuğunu söyleriz, beyinden değil, kitaptan değil, kalpten.

👍 0 👎 0

invisible speaker

görünmez konuşmacı
+ duyulmayan kişi

"This is the invisible speaker problem and it is destroying millions of people every single day."

Bu, görünmez konuşmacı sorunudur ve her gün milyonlarca insanı mahvetmektedir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.