Destelere dön

B2 — Liderlik ve Yönetim Terimleri

Bu deste, iş dünyasında liderlik ve yönetimle ilgili temel terimleri ve kavramları öğretir; ekip yönetimi ve stratejik karar alma becerilerinizi geliştirir.

B2 💼 İş İngilizcesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#business #leadership #management
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

initiative

insiyatif
+ girişim, öncülük

"She took the initiative to organize a weekly team meeting."

Haftalık ekip toplantısı düzenleme inisiyatifini aldı.

👍 0 👎 0

upskill

yetiştirmek
+ beceri kazandırmak, geliştirmek

"The company offers free courses to upskill its workforce in digital tools."

Şirket, çalışanlarını dijital araçlarda yetiştirmek için ücretsiz kurslar sunuyor.

👍 0 👎 0

turnaround

toparlanma
+ iyileşme, tersine dönüş

"The new CEO led a remarkable turnaround of the struggling company."

Yeni CEO, zor durumdaki şirketin dikkat çekici bir toparlanmasına liderlik etti.

👍 0 👎 0

synergy

sinerji
+ iş birliği gücü, ortak etki

"The merger created synergy that benefited both companies."

Birleşme, her iki şirkete de fayda sağlayan bir sinerji yarattı.

👍 0 👎 0

retain

elde tutmak
+ korumak, muhafaza etmek

"Offering career development opportunities helps retain talented employees."

Kariyer gelişim fırsatları sunmak, yetenekli çalışanları elde tutmaya yardımcı olur.

👍 0 👎 0

pitfall

tuzak
+ gizli tehlike, zorluk

"Avoiding common pitfalls can save time and resources in a project."

Yaygın tuzaklardan kaçınmak, bir projede zaman ve kaynak tasarrufu sağlayabilir.

👍 0 👎 0

optimum

optimum
+ en uygun, ideal

"We need to find the optimum balance between cost and quality."

Maliyet ve kalite arasında optimum dengeyi bulmalıyız.

👍 0 👎 0

mentor

mentorluk yapmak
+ yol göstermek, koçluk yapmak

"Senior managers often mentor junior employees to develop their skills."

Kıdemli yöneticiler, becerilerini geliştirmek için genellikle kıdemsiz çalışanlara mentorluk yapar.

👍 0 👎 0

roadmap

yol haritası
+ plan, strateji haritası

"The product roadmap outlines all features planned for the next year."

Ürün yol haritası, önümüzdeki yıl için planlanan tüm özellikleri ana hatlarıyla belirtir.

👍 0 👎 0

setback

aksilik
+ engel, terslik

"Despite this setback, the team remained committed to the deadline."

Bu aksiliğe rağmen, ekip son teslim tarihine bağlı kaldı.

👍 0 👎 0

empower

yetkilendirmek
+ güçlendirmek, inisiyatif vermek

"Good managers empower their team members to make independent decisions."

İyi yöneticiler, ekip üyelerini bağımsız kararlar almaları için yetkilendirir.

👍 0 👎 0

align

uyumlu hale getirmek
+ hizalamak, adapte etmek

"We need to align our departmental goals with the company's vision."

Departman hedeflerimizi şirketin vizyonuyla uyumlu hale getirmeliyiz.

👍 0 👎 0

feedback

geri bildirim
+ değerlendirme, geribildirim

"Constructive feedback helps employees improve their performance."

Yapıcı geri bildirim, çalışanların performanslarını iyileştirmelerine yardımcı olur.

👍 0 👎 0

milestone

dönüm noktası
+ kilometre taşı, aşama

"Completing the prototype is a major milestone for our team."

Prototipi tamamlamak, ekibimiz için önemli bir dönüm noktasıdır.

👍 0 👎 0

motivate

motive etmek
+ teşvik etmek, isteklendirmek

"Recognition and rewards are effective ways to motivate employees."

Takdir ve ödüller, çalışanları motive etmenin etkili yollarındandır.

👍 0 👎 0

oversee

denetlemek
+ gözetmek, nezaret etmek

"The project manager will oversee the entire development process."

Proje yöneticisi tüm geliştirme sürecini denetleyecektir.

👍 0 👎 0

strategic

stratejik
+ planlı, uzun vadeli

"Strategic planning is essential for long-term business growth."

Uzun vadeli iş büyümesi için stratejik planlama şarttır.

👍 0 👎 0

stakeholder

paydaş
+ ilgili taraf, çıkar sahibi

"We need to consider the interests of all stakeholders before making a decision."

Karar vermeden önce tüm paydaşların çıkarlarını göz önünde bulundurmalıyız.

👍 0 👎 0

accountability

hesap verebilirlik
+ sorumluluk, mesuliyet

"There is a clear accountability structure for each phase of the project."

Projenin her aşaması için net bir hesap verebilirlik yapısı vardır.

👍 0 👎 0

delegate

devretmek
+ yetki vermek, görevlendirmek

"You need to delegate tasks more effectively to avoid burnout."

Tükenmişliği önlemek için görevleri daha etkili bir şekilde devretmelisiniz.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.