Destelere dön

🎧 Can You Trust Your Memory? | B1 English Podcast

Hafızanın bir kayıt değil, her hatırlayışta yeniden inşa edilen bir yapı olduğunu; kelime listesi deneyiyle sahte anıları ve beynin anlam kurma eğilimini örnekleyerek anlatıyor. İngilizce öğrenirken kelimeleri hikâye ve bağlamla ilişkilendirmenin, hem anlamayı hem hatırlamayı güçlendirdiğini vurguluyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme #günlük konuşma #hafıza ve öğrenme #kelime
Son güncelleme: 2026-11-05
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

✨

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

false memory

yanlış anı
+ sahte anı

"Researchers call it a false memory when you remember something that did not happen exactly that way."

Araştırmacılar, tam olarak o şekilde gerçekleşmemiş bir şeyi hatırladığınızda buna yanlış anı diyorlar.

👍 0 👎 0

to build again

yeniden inşa etmek
+ tekrar oluşturmak

"A memory is something your mind builds again each time you return to it."

Bir anı, her geri döndüğünüzde zihninizin yeniden inşa ettiği bir şeydir.

👍 0 👎 0

to connect the pieces

parçaları birleştirmek
+ parçaları bağlamak

"Your mind kept some details, lost others, and connected the pieces into a story that made sense."

Zihniniz bazı ayrıntıları tuttu, bazılarını kaybetti ve parçaları anlamlı bir hikayede birleştirdi.

👍 0 👎 0

to make connections

bağlantılar kurmak
+ ilişkiler kurmak

"Your mind was doing something it does all day long, finding meaning and making connections."

Zihniniz gün boyu yaptığı bir şeyi yapıyordu: anlam bulmak ve bağlantılar kurmak.

👍 0 👎 0

to give something a life outside the dictionary

bir şeye sözlük dışında bir hayat vermek
+ kelimeye sözlük dışında canlılık katmak

"Both little stories give that one word a life outside the dictionary."

Her iki küçük hikaye de o tek kelimeye sözlük dışında bir hayat veriyor.

👍 0 👎 0

to bring something back to mind

bir şeyi hatırlamak
+ akla getirmek, anımsamak

"Tomorrow, try to bring that scene back to mind."

Yarın o sahneyi hatırlamaya çalış.

👍 0 👎 0

to leave room for doubt

kuşkuya yer bırakmak
+ şüpheye açık kapı bırakmak

"When two people remember the same evening differently, it helps to leave a little room for doubt."

İki kişi aynı akşamı farklı hatırladığında, biraz kuşkuya yer bırakmak işe yarar.

👍 0 👎 0

to be certain

emin olmak
+ kesin olmak

"Being certain isn't always the same as being correct."

Emin olmak her zaman haklı olmakla aynı şey değildir.

👍 0 👎 0

to follow the meaning

anlamı takip etmek
+ anlamı izlemek

"Good listening is learning when to follow the meaning and when to check the details."

İyi dinleme, ne zaman anlamı takip edeceğinizi ve ne zaman ayrıntıları kontrol edeceğinizi öğrenmektir.

👍 0 👎 0

to check the details

ayrıntıları kontrol etmek
+ detayları gözden geçirmek

"Later, check the words you really heard."

Daha sonra gerçekten duyduğunuz kelimeleri kontrol edin.

👍 0 👎 0

to belong naturally

doğal olarak ait olmak
+ doğal biçimde uyum sağlamak

"The missing word belonged so naturally with the others that the mind treated it almost like part of the original list."

Eksik kelime diğerlerine o kadar doğal bir şekilde aitti ki zihin onu neredeyse orijinal listenin bir parçası gibi gördü.

👍 0 👎 0

to be connected to

ile bağlantılı olmak
+ ile ilişkili olmak

"Almost every word in the list was connected to it."

Listedeki neredeyse her kelime onunla bağlantılıydı.

👍 0 👎 0

to make sense

anlamlı olmak
+ mantıklı gelmek, akla yatmak

"Your mind connected the pieces into a story that made sense."

Zihniniz parçaları anlamlı bir hikayede birleştirdi.

👍 0 👎 0

to be worth learning

öğrenmeye değer olmak
+ öğrenilmeye değer

"A short story can sometimes teach you more than a long list of words."

Kısa bir hikaye bazen size uzun bir kelime listesinden daha fazlasını öğretebilir.

👍 0 👎 0

to give something a try

bir şeyi denemek
+ bir şeyi tecrübe etmek

"Let's try one more thing, this time without trying to fool your memory."

Bir şey daha deneyelim, bu sefer belleğinizi kandırmaya çalışmadan.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
GebzeMoto.com

GebzeMoto.com

Birlikte süren , birlikte eğlenen , birlikte maceralara atılan bir ekibin parçası olmak istersen bekleriz.

İncele