Destelere dön

🎧 Create. Don’t Just Survive | B1 English Listening Practice

Her şey enerjidir ve sen de enerjini yönlendirme gücüne sahipsin. Hayatına sadece tepki vermek yerine, onu bilinçli olarak yaratmayı seçebilirsin. Küçük bir kararla, korkudan kaçmak yerine istediğin yönde ilerlemeye başla.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #kelime #motivasyon
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

direct your energy towards

enerjini ... yöneltmek
+ enerjini ... odaklamak

"Are you directing your energy towards something you want to bring into the world?"

Enerjini dünyaya getirmek istediğin bir şeye yöneltiyor musun?

👍 0 👎 0

build what does not yet exist

henüz var olmayanı inşa etmek
+ olmayanı yaratmak

"Creators build what does not yet exist. One small action at a time."

Yaratıcılar henüz var olmayanı inşa eder. Her seferinde küçük bir eylemle.

👍 0 👎 0

reacting to whatever comes

gelen her şeye tepki vermek

"You can react to whatever comes, or you can create something."

Gelen her şeye tepki verebilirsin ya da bir şey yaratabilirsin.

👍 0 👎 0

where your energy goes, your life follows

enerjin nereye giderse hayatın da oraya gider

"Where your energy goes, your life follows."

Enerjin nereye giderse hayatın da oraya gider.

👍 0 👎 0

energy is not infinite

enerji sonsuz değildir
+ enerji sınırsız değildir

"Energy is not infinite. It is not unlimited."

Enerji sonsuz değildir. Sınırsız değildir.

👍 0 👎 0

start now, imperfectly

şimdi başla
+ kusurlu bir şekilde, eksik olarak başla

"I will start now. Imperfectly. Incompletely. With what I have."

Şimdi başlayacağım. Kusurlu bir şekilde. Eksik olarak. Sahip olduklarımla.

👍 0 👎 0

the child is still inside you

o çocuk hâlâ içinde
+ içindeki çocuk

"The child is still inside you. The one who did not know those limits yet."

O çocuk hâlâ içinde. Henüz o sınırları bilmeyen çocuk.

👍 0 👎 0

genuine effort and care

gerçek çaba ve özen
+ samimi çaba ve ilgi

"Some days you plant genuine effort and care."

Bazı günler gerçek çaba ve özen ekersin.

👍 0 👎 0

small, quiet hope

küçük
+ sessiz umut

"Some days you plant small, quiet hope."

Bazı günler küçük, sessiz bir umut ekersin.

👍 0 👎 0

reacting vs. creating mindset

tepki veren vs. yaratan zihniyeti

"A person who is creating their life is moving in a direction. A person who is only reacting stays in the same place."

Hayatını yaratan kişi bir yönde ilerler. Sadece tepki veren kişi aynı yerde kalır.

👍 0 👎 0

react

tepki vermek
+ karşılık vermek

"The first person wakes up and immediately starts reacting to everything."

Birinci kişi uyanır ve hemen her şeye tepki vermeye başlar.

👍 0 👎 0

shift

değişim
+ dönüşüm, kayma

"This shift is small in the moment. But over months and years, it changes everything."

Bu değişim o an için küçüktür. Ama aylar ve yıllar içinde her şeyi değiştirir.

👍 0 👎 0

permission

izin
+ müsaade

"You do not need permission. You never did."

İzne ihtiyacın yok. Hiç olmadı.

👍 0 👎 0

unlearn

öğrenileni unutmak
+ söküp atmak, tersine öğrenmek

"What was learned can be unlearned."

Öğrenilen şey unutulabilir (sökülüp atılabilir).

👍 0 👎 0

limits are stories

sınırlar hikayelerdir
+ sınırlar anlatılardır

"Most of the limits in your life are not walls. They are stories."

Hayatındaki sınırların çoğu duvar değildir. Onlar hikayelerdir.

👍 0 👎 0

reacting vs. creating

tepki vermek vs. yaratmak

"The difference between these two people is the understanding that where your energy goes, your life follows."

Bu iki kişi arasındaki fark, enerjinin nereye giderse hayatının da oraya gittiğini anlamaktır.

👍 0 👎 0

seeds

tohumlar

"Your energy, your attention, your daily choices... these are the seeds."

Enerjin, dikkatin, günlük seçimlerin... bunlar tohumlardır.

👍 0 👎 0

bring into existence

var etmek
+ ortaya çıkarmak, hayata geçirmek

"Creating means bringing something into existence that was not there before."

Yaratmak, daha önce var olmayan bir şeyi var etmek demektir.

👍 0 👎 0

direct your energy

enerjini yönlendirmek
+ enerjini odaklamak

"You have the ability to direct your energy."

Enerjini yönlendirme yeteneğine sahipsin.

👍 0 👎 0

create

yaratmak
+ oluşturmak

"You are not here to survive your life. You are here to create it."

Hayatından sağ çıkmak için değil, onu yaratmak için buradasın.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele