heart was beating like a drum
"My heart was beating like a drum."
Kalbim davul gibi atıyordu.
Bu destede, yanlışlıkla sahneye çıkan birinin hikayesinden alınan temel İngilizce kelimeler ve ifadeler bulunmaktadır.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"My heart was beating like a drum."
Kalbim davul gibi atıyordu.
"Everyone around us started whispering."
Etrafımızdaki herkes fısıldamaya başladı.
"I wore my new blue jacket, shiny and bright."
Yeni mavi ceketimi giydim, parlak ve ışıltılı.
"I didn't want to be brave, but I was."
Cesur olmak istemedim ama oldum.
"Yesterday was a small accident, but also a gift."
Dün küçük bir kazaydı ama aynı zamanda bir hediyeydi.
"We sang the chorus again, side by side."
Nakaratı tekrar yan yana söyledik.
"It was the sweetest mistake ever."
Bu şimdiye kadarki en tatlı hataydı.
"That song wasn't perfect, but it was honest."
O şarkı mükemmel değildi ama içtendi.
"People stood up and cheered."
İnsanlar ayağa kalktı ve tezahürat yaptı.
"Everyone was holding their breath."
Herkes nefesini tutuyordu.
"It was an unforgettable night."
Unutulmaz bir geceydi.
"The fear disappeared and everything faded away."
Korku kayboldu ve her şey yok oldu.
"I took a deep breath."
Derin bir nefes aldım.
"Total panic."
Tam bir panik.
"You froze."
Donup kaldın.
"He just nodded and rushed off."
Sadece başını salladı ve aceleyle gitti.
"Something unexpected was about to happen."
Beklenmedik bir şey olmak üzereydi.
"I was a little nervous."
Biraz gergindim.
"The air was full of energy."
Hava enerji doluydu.
"The sky was clear."
Gökyüzü açıktı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle